KOMİSYON KONUŞMASI

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt) - Sayın Bakan, değerli üyeler; kültür ve turizm politikaları bir ülkenin yalnızca tarihî mirasının nasıl korunduğunu değil aynı zamanda hangi kentlerine, hangi toplumsal değerlere ve hangi kültürel zenginliklere ne kadar önem verdiğini de gösterir. Ancak Türkiye'de bu eşitlikten söz etmek pek mümkün değil maalesef. Bugün hâlâ Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, faal bir müzesi bulunmayan Siirt, Bingöl, Ardahan, Hakkâri ve Şırnak gibi kentlerimiz var. Bu bir tesadüf olamaz. Binlerce yıllık tarihe, zengin arkeolojik mirasa ve güçlü kültürel değerlere sahip bu kentler kendi tarihlerini sergileyebilecekleri bir müzeye sahip değillerse bu sizin ayıbınızdır.

Siirt bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip, asırlardır üç dilin konuşulduğu Siirt'teki Başur, Güsir, Çattepe ve Türbe Höyük'te yapılan kazılar insanlık tarihine ışık tutan önemli bulgular ortaya çıkarmıştır ancak bu kazılarda bulunan binlerce eser bugün Siirt'te değil başka kentlerin müzelerinde tutuluyor. Neden? Çünkü Siirt'in hâlâ faal bir arkeoloji müzesi yok. Yıllardır bu kentin müze ihtiyacını konuşuyoruz. Eski Hükûmet Konağı müze yapılmak üzere Bakanlığınıza tahsis edildi. Bina, 2017 yılında "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescillendi, 2023 yılında müze yatırım programına alındı. Bakanlığınız, buranın Siirt Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vereceğini ve kazılarda çıkarılan eserlerin burada sergileneceğini açıkladı.

Aradan yıllar geçti, "müze" dediğiniz bina hâlâ faal değil eserler hâlâ başka kentlerde. Müzenin müdürü, uzman personeli ve açılış takvimi hâlâ yok yani ortada kocaman bir "yok" var. Bu, bir kentin tarihine ve kültürel hakkına gösterilmeyen değerin ve saygının da göstergesidir. Üstelik sorun yalnız müzeyle sınırlı değil. Botan Vadisi, Tillo, tarihî camiler, medreseler, manastırlar ve geleneksel el sanatları Siirt'in önemli turizm değerleridir. Yine, böyle bölgeye cas harcıyla sıvanmış yaklaşık altı yüz yıllık köklü bir geçmişe sahip gelenek cas evleri bugün yok olmuştur. Bu konuda çalışma yapılması bizler açısından çok önemlidir. Tarihî Keser Köprüsü kendi tarihine yakışır şekilde korunup restore edilmelidir. Bu konuda da çalışmalar ne yazık ki ya çok ağır ya da yavaş ilerliyor. Ayrıca, Siirt'teki Arsebük Çeşmesi geçmişi asırlar öncesine dayanan önemli bir tarihî yapı olarak biliniyor. 1960 yılına kadar Siirt'in önemli bir bölümünün su ihtiyacını karşılayan çeşme bugün ise ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda. Kentin tarihine tanıklık eden bu tarihî çeşmenin restore edilerek yeniden turizme kazandırılmasını istiyoruz Siirtliler olarak. Eruh'taki Paris Kanyonu doğa yürüyüşleri, su sporları açısından muazzam bir imkân verirken burası da ne yazık ki sizin ihmalkârlığınızın duvarına çarpıyor Sayın Bakan. Yine, Büryan kebabı, perde pilavı, zivzik narı, Siirt fıstığı ve Pervari balı gibi değerler de gastronomi turizmi açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Bunların hiçbiri kendiliğinden turizme dönüşmüyor. Ulaştırma, konaklama, restorasyon, tanıtım ve altyapı yatırımı gerekiyor. Peki, bu koca yokluğun içinde Bakanlığınızın bütçesi ne diyor, ona bakalım: 2026 yılında Bakanlığınıza yaklaşık 70 milyar lira bütçe ayrıldı, 2027 yılı için ise bu rakam 95 milyar 153 milyon liraya çıkarılıyor yani hiç de küçümsenmeyecek bir kaynak Sayın Bakan. 2026 kamu yatırım programında Siirt için duyurulan yatırımlar enerji şirketlerinin projeleri ve ceza infaz kurumu oldu. Bu listenin neresinde Siirt'in arkeolojik mirası, bu listenin neresinde Siirt'in müze, kazı, restorasyon ve kültür turizm yatırımları? Cezaevlerini bir şehre "yatırım ve müjde" diye duyuran başka bir iktidar yoktur. Bu ayrıcalık AKP iktidarınındır, tebrik ediyorum sizi Sayın Başkan. Siirt'in tarihi öncelikli olarak Siirt'e olmalıdır. Bu kentin müzesini açın, kültürel mirasını koruyun ve turizm yatırımlarını artık kâğıt üzerinden çıkarıp lütfen hayata geçirin.

Yine, Kurtalan ilçesindeki binlerce yıllık geçmişi ile Erzen Antik Kenti'ne gerekli izinleri, değeri ve özeni göstererek bunu gösterebilirsiniz. Ayrıca, uzun uzun zamanım olmadığı için siz şu başlıklara da değinmeden geçemeyeceğim: Siirt'te hâlâ modern imkânlara sahip halk kütüphaneleri yok. Resmî ve aktif etkinliklerin yürütüldüğü bir kültür merkezi kompleksi yok. Bağımsız ve sadece bu amaca hizmet eden yerleşik bir devlet tiyatrosu binası da maalesef yok. Yine sayenizde Siirt'te yok, yok Sayın Bakan.