| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar ve basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kültür, bir milletin hafızasıdır, turizm ise bu hafızayı dünyaya anlatmanın yollarından biridir ama bugün hem kültürel mirasınızı korumakta hem de halkın turizme ulaşabilmesinde ciddi sorunlarımız var. Sayın Bakan, Bakanlığınızın 2027 bütçesinin 95 milyar TL olması öngörülüyor. 2025 yılındaki harcamaları başlangıç ödeneğini 13,9 milyar Türk lirası aşmış. Başlangıç ödeneğine oransal olarak en fazla artıran 2'nci Bakanlık olmuşsunuz. Yılın başında öngöremediğiniz hangi harcamalar ortaya çıktı öğrenmek isteriz.
Sayın Bakan, elbette mesele sadece rakamlardan ibaret değil. Kapadokya'da yaşanan facia hepimizi çok üzdü. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu acı olayın ardından şu soruları sormak zorundayız: Kapadokya gibi dünyanın gözü üzerinde olan bir bölgede ziyaretçilerin can güvenliği nasıl sağlanıyor? Peribacalarının jeolojik riskleri düzenli olarak inceleniyor mu, ne gibi önlemler alınıyor? Elbette her felaketi önceden bilemeyiz ama riskleri önceden tespit etmek, gerekli önlemleri almak ve insan hayatını korumak idarenin sorumluluğundadır. O yüzden bu olay titizlikle araştırılmalı ve sorumlular ortaya çıkarılmalıdır.
Sayın Bakan, Vakıflar Genel Müdürlüğü belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazlara el koymasıyla tartışmaların merkezinde, biliyorsunuz. İtirazlarımıza rağmen Vakıflar Kanunu'nda yapılan değişiklikle bazı taşınmazların mazbut vakıflara devrinin önü açıldı. İstanbul'da Yerebatan Sarnıcı'ndan sonra Saraçhane'deki İBB binası da bu tartışmanın gündemine girdi. Şimdi soruyorum: Belediyelerimizin yıllardır kullandığı, bakımını yaptığı, halka hizmet verdiği yapıların mülkiyeti neye göre el değiştiriyor?
Sayın Bakan, bir diğer önemli konu Ayasofya. Ayasofya yalnızca bizim değil insanlığın ortak kültür mirasıdır. Restorasyon çalışmaları elbette yapılmalı, deprem güvenliği sağlanmalıdır ancak Ayasofya'nın korunması için yapılan her çalışma tarihî ve mimari dokuyu korumak zorundadır. Bilimsel denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik bu işin olmazsa olmazıdır.
Sayın Bakan, şimdi gelelim medyadaki baskı mekanizmasına. RTÜK yayıncılık alanında önemli bir sorumluluk taşıyor ancak bu sorumluluk eleştirel yayınları baskı altına almak için kullanılmamalı. Cezaların önemli bir bölümünün muhalif haber ve yorum programlarına kesildiğini biliyoruz. Peki Sayın Bakan, iktidarı eleştirmek ne zamandan beri yayıncılık suçu hâline geldi? RTÜK siyasi eleştiriyi cezalandıran bir mekanizma mı olacak artık? Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir, bu nedenle RTÜK'ün kararları siyasi tarafsızlık ve hukuk ilkeleriyle yeniden değerlendirilmelidir.
Sayın Bakan, turizmdeki pahalılığı da konuşmamız gerekiyor. Türkiye dünyanın en önemli turizm ülkelerinden biri ama vatandaşımız kendi ülkesinde ne yazık ki tatil yapamıyor. Otel ve yeme içme fiyatları yüksek, ulaşım pahalı, plajların çoğu ücretli, kıyılar işgal altında. Şimdi size soruyorum: Vatandaşımız neden kendi ülkesinde tatil yapmakta zorlanıyor? Turizm yalnızca yüksek gelir grubunun ulaşabildiği bir sektör hâline getirilmemeli.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; Bakanlığınızın önünde çok önemli sorumluluklar var, kültür varlıklarımızı korumalısınız, turizmi herkes için erişilebilir hâle getirmelisiniz, kamu kaynaklarını şeffaf biçimde kullanmalısınız, basın ve ifade özgürlüğünü güvence altına almak zorundasınız. Bu nedenle, Bakanlığın bütçesini yalnızca rakamlar üzerinden değil bu sorumlulukların ne ölçüde yerine getirildiği üzerinden değerlendirmeliyiz.
Teşekkür ediyorum, hayırlı olsun.