| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Bakan, değerli bürokratlar, kıymetli milletvekili arkadaşlarım ve basın mensupları... Sayın Bakan, yaklaşık dört yıldır burada her komisyonda ve yine farklı mecralarda Antalya'da Kızılarık ve Yeşildere Mahallesinde Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili yaşanan bir sorunu aktarıyorum ve ısrarla da bunun takipçisi olmaya çalışıyorum. Kızılarık ve Yeşildere Mahallesi Tahtacı Türkmenlerin konargöçer yaşam tarzını bırakarak yaklaşık yüz elli yıldır yaşadıkları bir bölge. Burada neredeyse 3'üncü nesil olarak yaşamaktalar. Ancak Muratpaşa Vakfıyla ilgili yaklaşık altmış yıl süren bir dava Vakıflar Genel Müdürlüğü lehine sonuçlandı ve bunun sonucunda da orada yaşayan vatandaşlarımız kendi mülkü gibi yaşadıkları bu taşınmazlarda bir anlamda işgalci durumuna geldiler ve şimdi de Vakıflar Genel Müdürlüğü üç yıldır ecrimisil ki yüksek ecrimisilleri talep eder vaziyette. Sayın Bakan, burada bir çözüm bulunması gerektiğini defalarca ilettik "4706 sayılı Yasa uygulanmalı ve Muratpaşa Belediyesi üzerinden buraya bir çözüm bulunmalı." şeklinde talebimizi hem bu salonlarda hem de mahalle halkı gerek Vakıflar İdaresinde gerek Antalya Valiliğinde aramaya çalıştılar ancak "Tamam, çözülecek." denildi ama bugüne kadar bir çözüm olmadı. Orada ciddi sayıda vatandaşımız mağdur durumda. Bu mağduriyetin yasal koşulların işletilerek giderilmesini beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Sayın Bakan, turizm teşviklerinde ve SGK prim desteğinde eşitsizlik yaşandığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. Önceki dönemlerde de veya farklı yasa düzenlemelerinde de söyledik. Basit konaklama belgeli tesisler Bakanlığının denetimi altında faaliyet göstermelerine rağmen turizm işletmesi belgeli tesislere sağlanan bazı teşvik ve haklardan aynı şekilde yararlanamadığını bir kez daha buradan ifade ediyorum. Özellikle de Antalya'da çok sayıda basit konaklamalı ve Bakanlığın denetiminde yani diğer oteller gibi eş değer aslında aynı durumda olup destek alamayan bu tesislere desteklerinizin aynı, eşit şekilde verilmesi gerektiğini bir kez daha tekrar ediyorum. Bakın, bir işletme çalışan başına 3.500 TL SGK prim desteği alırken işte küçük ölçekli bir otelin bundan yararlanamamış olması gerçekten bir mağduriyet yaratmakta, bu düzenlemeyi esnafımızdan esirgemeyelim.
Sayın Bakan, geçen sene 2026 bütçe görüşmeleri yapılırken tam da aynı bu koltukta otururken şöyle bir cümle kullandınız: "Merak etmeyin, 2026 yılında açacağım ben orayı, siz rahat olun. Ben Antalyalı olarak işin peşindeyim, 2026 yılında açacağım." Bu, tutanaklara da geçen Antalya Müzesi'yle ilgili olan sözleriniz. Ben o zaman da söyledim, bu müzenin yıkımının yanlış olduğunu, şimdi bir kez daha tekrar ediyorum, bu projesi ödüllü olan müzenin yıkımı gerçekten yanlıştı; yıkım aşaması da yanlıştı, yıkılması da yanlıştı, yıkılma süreci içerisinde kamuoyunun bilgilendirilmeyişi yanlıştı, yapılacak projeyle ilgili yine kamuoyuna bilgi verilmemesi yanlıştı, gece yarısı operasyonuyla gelinip yıkılması yanlıştı. Tüm bu yanlışları burada aktardığımızda siz bu cümleyi sarf ettiniz. Biz her şeye rağmen yıkılmış binanın yerine yenisi yapılır, sizin de sözünüzü tutacağınıza olan inancımızla 2026 yılında bu binanın biteceğini zannettik. Geldi 2026 yılı kasımın ortası daha ortada temel var mı yok mu; gören de yok.
Şimdi, Sayın Bakan, size birkaç sayı vermek istiyorum. 2023 yılında 414 bin, 2024 yılında 665 bin, 2025 yılında 1,5 milyon, 2026 yılında da yaklaşık 2 milyon. Bu sayılar Türklerin Yunan adalarına yapmış oldukları turistik gezi sayısı yani turist olarak Yunan adalarına gidenlerin sayısı. Sayın Bakan, sayılara dikkat ediyor musunuz? Bakın, 2023 yılında 414 bin iken, şurada geçmiş üç sene, 2 milyonu aşmış. Siz tanıtımdan bahsediyorsunuz, ülkenin tanıtımından bahsediyorsunuz, siz turiste tanıtım yapmayı bırakın yerli Türk vatandaşına tanıtım yapamıyorsunuz. Yunan tanıtımını öyle yapıyor ki bırakın yurt dışından turist gelmeyi, yurt içindeki bizim vatandaşımızı Yunan adalarına kaçırıyorsunuz. Sayın Bakan, bakın, üç sene içerisinde 5'e katlamış sayı ve adamlar öyle bir güzel tanıtım yapıyor ki değişik şekillerde: Yok efendim oradaki gastronomiden, fiyattan, ucuzluğundan, daha sakin bir turizm anlayışı olduğundan Türk vatandaşları da burayı tercih ediyor. Yani siz yurt dışından turist getirmeyi bırakın mevcut Türk vatandaşının turist olarak ülke içinde gezmesini kaybediyorsunuz. İşte, sayı olmuş 2 milyonlarda, bu sayı böyle giderse daha da artacak durumda. Biz, bundan endişeleniyoruz bir Antalya Milletvekili olarak, ekonomisinin büyük çoğunluğunu turizme dayalı bir şehrin milletvekili olarak, turizmin her yönüyle başarılı olması gerektiğini savunduğumuz ve istediğimiz için bu verilerden kaygılanıyoruz. Bununla beraber Sayın Bakan, turizmde işte pazar konusunu söyledik, turizmde gelen turist profilinin değiştiğinin herhâlde siz de farkındasınızdır, mevcut Avrupa pazarlarında eksilmeler olduğunu birçok yerde görüyoruz ve duyuyoruz, bu konuda da tanıtımda zafiyetiniz olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte esnafımız şunu da söylüyor: Turizm sektörü deyince sadece bir işte acente, oteller zinciri değil, turizme destek olan bütün alanlardaki esnaf kesiminin, işte örneğin hediyelik eşyasından hamam sektörüne kadar, efendim marketlere kadar, benzin istasyonlarına kadar, kısacası sektörde kimler varsa bir bütün planlama yapılması gerektiğini ve bu planlama çerçevesinde turizmin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.
Şimdi, Sayın Bakanım, benden önceki arkadaşlar da söyledi ama ben bu konuyu özellikle söyleyeceğim. Şimdi, 31/10/2026 günü Antalya'da bir basın açıklaması yaptınız ve bu basın açıklamasına sadece AKP'li milletvekillerini çağırdınız, acaba siz kendi şahsi olarak kurduğunuz bir işletmenin mi açılışını yaptınız ya da tanıtımını mı? Siz resmî bir düzenlemeyle alakalı toplantı yapıyorsunuz ve muhalefet milletvekillerini bu açılışa, etkinliğe davet bile etmiyorsunuz; kınıyorum sizi bu anlamda. Eğer davet etseniz belki biz de katılacağız, şahsi bir etkinliğiniz olsaydı tamam, eyvallah, resmî bir etkinliğe davet bile etmiyorsunuz, haberimiz bile olmuyor ama resmî bir etkinliğe davet ediliyorsunuz ne siz, ne bir bakan yardımcınız ne de Sinema Genel Müdürünüz de katılmıyor. Daha geçen hafta Antalya Altın Portakal Film Festivali yapıldı 63'üncüsü, yıllardır orada siyaset üstü bir etkinliktir ve geçen sene de aynı şeyi söyledim, yine katılmadınız; ayıptır ya! Orada hangi belediye başkanı hangi partiden gelirse gelsin, o etkinliğe bütün siyaset katılır, iktidardaki bakan ve diğer yöneticiler katılır yani nedir bu intikam duygunuz, ben anlamış değilim. Hadi siz gelemediniz, Sinema Genel Müdürünü gönderin, niye gelmiyor? Yok efendim "6-7 tane filmle katıldık." diye bir bilgi geldi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Antalya) - Siz kendiniz yoksunuz, kendi kurum olarak yaptığınız etkinliğe hem çağırmayın bizi hem de size gelen davete icabet etmeyin; gerçekten buradaki ayrımcılığı ben size yakıştıramıyorum, haberiniz olsun.