| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul) - Evet, teşekkür ederim.
Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli Bakan Yardımcıları, milletvekilleri, bürokratlar, basın mensupları; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakanım, sunumunuz için teşekkür ediyorum.
Son yıllarda kültür ve sanata yapılan yatırım, destek ve teşviklerin çıktılarının alındığını görmekten memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum öncelikle. MHP olarak millî birlik ve toplumsal dayanışmayla köklü tarihimizi, zengin kültürümüzü, inanç, doğa ve cümle değerlerimizi çağdaş gelişmelerle buluşturarak "Her şeyden önce Türkiye" ve "Herkes eşittir Türkiye" anlayışıyla geleceğe taşımak arzusundayız. Geldiğimiz noktada Türkiye, kültürel faaliyetleri öne çıkan, turizm açısından küresel pazarda dünyanın en çok tercih edilen ülkeleri arasında yer almakta ve uluslararası turizmde lider bir aktör konumunda bulunmaktadır. Kültürel mirasımızı geleceğe taşırken turizm gelirlerindeki payımızı artırmak için istihdama güç katacak ve ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında öncü bir rol oynayacak şekilde bunların tanıtılması ve daha çok kişiye ulaştırılması gerekmektedir. Bize göre Türkiye, kültür ekonomisinde küresel çekim merkezi olma potansiyeline sahiptir. Bu doğrultuda katma değeri yüksek kültür turizmine yapılacak yatırımlar desteklenmeli ve daha fazla özel sektör katkısı sağlanmalıdır. Bu kapsamda, İstanbul Milletvekili olarak Rami Kışlası'nın restore edilerek 2023 yılında Rami Kütüphanesi olarak topluma kazandırılmasını ve Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarında uluslararası restorasyon ilkeleriyle yürütülen kültür sanat projelerini kültür ve turizme katkısı nedeniyle kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isterim.
Bir başka konu da Bakanlığınızca yürütülen Anadolu'nun saklı kalmış değerlerini kapsayan 251 arkeolojik merkezdeki kazı, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıdır. Tarihî ve kültürel mirası gün yüzüne çıkaran bu çalışmalar kuşkusuz oldukça değerlidir. Bununla birlikte, coğrafyamızın İslam dönemi mirasını oluşturan Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait benzer mirasın, taşınmaz vakıf kültür varlıklarının ortaya çıkarılmasıyla ihya ve onarım faaliyetlerine de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etmek isterim. Diğer yandan, estetiği ve kültürel değerleri öne çıkaran sanat ve sanatçıların desteklenmesi ve geliştirilmesi Atatürk'ün sanatsız kalan milletin hayat damarlarından biri kopmuştur anlayışıyla önemli bir sorumluluktur ancak sanatçıların söz ve eylemleriyle toplumu millî değerlerle barışık bir anlayışla ortak değerler etrafında kenetlenmeye yönlendirmeleri de bir başka sorumluluktur. Estetikten uzak, yerli yersiz küfrün, millî, manevi, tarihî ve kültürel değerlere, devlete ve millete hakaret içeren eylem ve yapıtların sanat adına sunulmasına fırsat verilmemelidir. Ayrıca, şiddeti özendiren, ahlaki değerleri tahrip eden, çocukları bağımlılığa, kumara, çeteleşmeye, cinsiyetsizliğe, sapkın akımlara teşvik eden dizi, film, oyun gibi yapımların tahrip edici etkisini azaltmak için RTÜK tarafından denetlenip sonradan ceza vermek yerine ilgili tüm kurumlarla eşgüdüm içinde önleyiciliğe odaklı bir sistem inşa edilmelidir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak, herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenmeyi amaçlıyoruz. Bu çerçevede, Alevi, İslam inancına ve cemevlerine dönük adımları, yapılan düzenlemeleri, Bakanlığınıza bağlı olarak inanç ve kültür hayatımızı, bilim, sanat ve eğitimle buluşturmayı amaçlayan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının çalışmalarını millî birliğimiz için değerli ve yararlı buluyoruz.
Değerli milletvekilleri, turizm sektörü Türkiye'nin kalkınmasında önemli bir role sahiptir ancak sosyoekonomik ve jeopolitik gelişmelerden çok çabuk etkilenmesi nedeniyle dinamik ve yerinde müdahaleler aynı zamanda esnek modeller de gerektirmektedir. Savaş ve çatışmaların ürettiği sıkıntılara rağmen 2026 yılında turizm gelirlerinin sunumunuzda belirttiğiniz dokuz aylık veriler dikkate alındığında revize edilen hedefler doğrultusunda gerçekleşecek olması Türkiye ekonomisine değerli bir katkı sunacaktır. Şu an için turist sayısı bakımından dünya 4'üncüsü olan ülkemiz gelir bazında dünya 7'ncisi konumundadır. Açıklanan turizm verilerinden ziyaretçi başına ortalama harcamayı artırmak yönündeki hamlelerin karşılığının alınmaya başlandığı görülmekle birlikte önümüzdeki dönemde bu hedef doğrultusunda yeni stratejiler ortaya konulmalıdır. Daha fazla tanıtımla birlikte turizmde yüksek harcama eğilimi olan hedef gruplar belirlenerek tanıtım faaliyetlerinin bu odak yönünde kurgulanması yerinde olacaktır. Türk Hava Yollarının uçtuğu ülkelere yönelik ortak tanıtım faaliyetleri de turizmimiz için önemli fırsatlar yaratabilecektir. Bu doğrultuda Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerine yönelik özel tanıtım ve iletişim stratejilerinin geliştirilmesi de faydalı olacaktır. Tüm alternatif potansiyel alanların kullanılarak turizmin on iki aya yayılması ve coğrafyamızın her köşesine ulaşması sağlanmalıdır. Terörsüz Türkiye sayesinde bir zamanlar terörle anılan bölgelerin turizmle buluşturulması bölgesel kalkınma hedeflerine ulaştırılmasına da katkı sağlayacaktır. Turizmin yıl geneline ve farklı bölgelere yayılmasında sağlık turizminin önemli katkısı olabilecektir. Rekabetçi fiyatları ve hizmet kalitesiyle rakiplerinden önde olan sağlık sektörümüz altyapısı, insan gücü ve teknolojik kapasitesiyle uluslararası alanda bir cazibe merkezi hâline gelebilecektir. Eş zamanlı olarak yaşlı turizmini mümkün kılacak şartlar oluşturulmalı, ulaşımdan konaklamaya ve gezi etkinliklerine kadar uygun altyapılar hazırlanmalıdır. Aynı zamanda, yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın sağlık, sosyal ve kültürel yaşamlarını zenginleştirecek, içerisinde geriatri merkezlerinin de olduğu erişilebilir ve kapsayıcı turizm imkânları da geliştirilmelidir.
Diğer yandan, sürdürülebilir turizm kapsamında çevreye duyarlı koruma, kullanma dengesini gözeterek yapılacak turizm yatırımları desteklenmeli, sektörün sürdürülebilirliğine katkıda bulunacak konaklama tesisleri teşvik edilmelidir. Bunun yanı sıra, nitelikli insan gücü, eğitim, güvenli gıda, iç güvenlik, rekabet edebilir politikaları da içeren güçlü bir kurumsal kapasitenin oluşturulması turizmin sürdürülebilirliği için şarttır.
Yapay zekâ uygulamaları kullanılarak nihai tüketicilere yönelik uygun alternatifler sunan etkin bir turizm yönetiminin rekabette avantaj sağlayacağını değerlendiriyoruz. Geleneksel turizm anlayışının ötesine geçerek değişen turist beklentilerine cevap verebilecek yeni tercihlerinin ve destinasyonların geliştirilmesi önemli fırsatlar sunabilecektir. Kültürel ve tarihî mirasımızın, medeniyet birikimimizin, doğal ve coğrafi zenginliklerimizin, beşerî sermayemizin ve kurumsal kapasitemizin yaratıcı fikirler ve yenilikçi yaklaşımlarla değerlendirilmesi ve zenginleştirilmesi turizm sektörümüze yeni imkân ve kabiliyetler kazandıracaktır. Bu kapsamda, sektöre yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede daha çok tanıtım faaliyetleri üzerine yoğunlaşan Türkiye Turizm Tanıtım Geliştirme Ajansından ayrı olarak Bakanlık bünyesinde sektöre yönelik araştırma, analist, strateji geliştirme ve yenilikçi uygulamalara odaklanacak müstakil bir AR-GE biriminin oluşturulmasının yararlı olabileceğini değerlendiriyoruz. Tarihimizi, kültürümüzü, sanatımızı, Türkçemizi dünyaya tanıtmak, yaşatmak ve nesilden nesile aktarmak sanatımızla, siyasetimizde ve idaremizle hepimiz için ödev ve ortak bir sorumluluktur diyor, bu anlayışla bütçenizin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Saygılar sunuyorum.