| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
AHMET KILIÇ (Bursa) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Bakanım, değerli Komisyon üyelerimiz, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesini görüşmek üzere bir aradayız, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, kültür ve turizm bizim için yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değildir, tarihimize, millî kimliğimize ve medeniyet birikimimize sahip çıkmanın en önemli yollarından biridir. Üzerinde yaşadığımız topraklar bize çok zengin bir tarih ve kültürel miras bıraktı. Bu mirası korumak, gün yüzüne çıkarmak ve gelecek nesillere ulaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. AK PARTİ olarak 2002'den bu yana kültür ve turizm politikalarımızı bu sorumluluk bilinciyle yürütüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, tarihî eserlerimizin korunmasından müzeciliğe, arkeolojik kazılardan kültür varlıklarımızın yurt dışından geri getirilmesine kadar birçok alanda önemli işler yapıldı. Bakanlığımız ülkemize ait eserlerin ait oldukları yere, Türkiye'ye geri getirilmesi için yoğun çaba göstermektedir. Konunun hukuki, diplomatik ve siyasi yönlerini dikkatle takip etmektedir. Bu noktada, 2002'den 2026 yılına kadar yurt dışına kaçırılmış 13.574 kültür varlığımızı ülkemize geri getirmiş bulunuyoruz. "Anadolu'ya ait olan Anadolu'ya geri getirilecektir." mantığıyla yolumuza devam ediyoruz. Müzelerimizdeki eserlerin kayıt altına alınması ve korunması için de ciddi bir çalışma sürdürülüyor. Ekim 2026 itibarıyla 629 bin 122 eserin kimliklendirme işlemi tamamlandı. Bu uygulama eserlerimizin güvenliği ve kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele açısından büyük önem taşıyor. Kültürel mirasımızı uluslararası alanda tanıtmak ve başka noktalarda da daha ileriye taşımak için üzerinde durduğumuz en önemli konuların başında ülkemizin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde 32, Geçici Liste'de ise 80 kültür ve tabiat varlığı yer alıyor. Türkiye'nin 2023 ve 2027 dönemi için Dünya Miras Komitesine üçüncü kez seçilmesi de bu alandaki uluslararası çalışmalarımız açısından önemli bir gelişmedir.
Değerli milletvekilleri, kültürel mirasımızı koruma konusunda son yıllarda öne çıkan ve en önemli çalışmalardan biri de arkeolojik kazıların on iki aya yayılması ve Geleceğe Miras Projesi'dir. Eskiden belirli dönemlerle sınırlı yürütülen çalışmaların daha uzun soluklu hâle getirilmesi, bilimsel araştırmaların güçlenmesi, arkeolojik alanların daha kapsamlı biçimde incelenmesi, istihdamın desteklenmesi ve turizm potansiyelinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Göbeklitepe'den Karahantepe'ye, Efes'ten İznik'e, Ahlat'tan Gordion'a kadar uzanan bu coğrafya insanlık tarihinin en önemli sayfalarını barındırmaktadır. Biz bu mirası korurken aynı zamanda bilimsel araştırmayı, kültür turizmini ve yerel kalkınmayı birlikte düşünüyoruz çünkü tarihî alanların korunmasına kadar doğru planlama ve nitelikli ziyaretçi altyapısıyla da yaşatılması önemlidir. İşte, bu bütünlüğü gözeten bir anlayışla Bakanlığımız çalışmalarını sürdürmektedir.
Kültürün diğer önemli boyutu sanattır. Sanatın gelişmesi yalnızca büyük şehirlerdeki belirli kesimlerin imkânlarına bırakılamaz. Sanat, kimsenin tekelinde değildir, sanat toplumun bütününe yayılması gereken bir unsurdur. Tiyatro, müzik, opera, bale ve diğer sanat dallarını ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Kamyon Tiyatro Projesi tiyatro imkânına erişemeyen çocuklarımızın sanatla buluşmasına katkı sağlamaktadır. Sanatçılarımızın üretim imkânlarını güçlendiriyoruz, özel tiyatroları destekliyoruz, genç yetenekleri keşfediyor ve kültürel faaliyetlerin daha geniş bir toplumsal tabana yayılmasını sağlıyoruz. Çocuklarımızın sanatla erken yaşta tanışması, gençlerimizin kendi kültürel birikimini tanıması ve farklı sanat dallarına erişebilmesi geleceğin Türkiyesine yapılmış en önemli yatırımdır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin kültürel birikimini dünyaya tanıtmak aynı zamanda ülkemizin uluslararası etkisini güçlendirmek demektir. Kültürel diplomasi ülkelerin birbirini anlamasına imkân sağlayan en önemli araçtır. Yunus Emre Enstitüsünün 2026 itibarıyla 71 ülkede 95 Türk Kültür Merkeziyle faaliyet göstermesi bu alandaki kurumsal kapasitemizin ulaştığı boyutu ortaya koymaktadır. Türkiye, kendi kültürünü dünyaya anlatırken başka kültürlerle ilişki kurabilen, ortak tarihî mirasını tanıtabilen ve uluslararası iş birlikleri geliştirebilen bir ülkedir. Kültürel tanıtımın kalıcı olabilmesi için içerik üretimini, sanatçıyı, yapımcıyı ve telif haklarını da desteklemeye devam ediyoruz. Kültür endüstrileri hem istihdam hem de ekonomik değer üretme bakımından önemli fırsatlar barındırmaktadır. Bu sebeple, kültür politikalarını yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü faaliyetler olarak değil, sanatçılarımızı, özel sektörü, akademilerimizi, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını kapsayan geniş bir ekosistem olarak değerlendiriyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; turizm Türkiye'nin ekonomik gücüne, istihdamına, döviz gelirlerine ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayan stratejik sektörlerimizden bir tanesidir. 2026 yılının ilk dokuz ayında turizm gelirimiz 51 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ziyaretçi başına ortalama harcama 1.020 dolara, gecelik gelir ise 107 dolara ulaşmıştır. Bu göstergeler turizmin ülkemiz için taşıdığı ekonomik önemi açıkça ortaya koymaktadır fakat burada asıl üzerinde durmamız gereken konu yalnızca kaç ziyaretçi ağırladığımız değildir, Türkiye'nin turizmden elde ettiği değeri artırmak, ziyaretçilerin ülkemizde daha uzun süre kalmasını sağlamak, kişi başına harcamayı yükseltmek ve turizm gelirini ülkemizin farklı bölgelerine yaymaktır. Bunun için turizmi birkaç şehre, birkaç aya ve birkaç ürün grubuna bağlı bırakmadık. Deniz turizminin yanında kültür, gastronomi, sağlık, inanç, doğa, kış ve kongre turizmini de geliştirdik çünkü Türkiye'nin potansiyeli yalnızca yaz aylarıyla sınırlanmayacak kadar büyüktür. Mavi bayraklı 580 plajla 2026 yılında dünya 3'üncülüğünün korunması kıyı turizmindeki kapasitemizi ortaya koymaktadır. Bunun yanında, ücretsiz halk plajlarıyla vatandaşlarımızın kıyılara erişiminin desteklenmesi de sosyal fayda bakımından önemlidir.
Değerli milletvekilleri, Bursa Milletvekili olarak şehrimizin kültürel ve turistik potansiyeline de özel bir parantez açmak istiyorum. Bursa, Osmanlı'nın ilk başkentlerinden biri olmasının ötesinde tarihî mirası, hanları, çarşıları, külliyeleri, camileri, geleneksel üretimi, mutfağı ve doğal zenginlikleriyle Türkiye'nin en önemli kültür ve turizm şehirlerinden bir tanesidir. 2026 yılında Bursa'nın fethinin 700'üncü yıl dönümünü hep beraber idrak etmenin gururunu yaşadık. Bu önemli yıl dönümü yalnızca tarihî bir olayın hatırlanması değil, Bursa'nın medeniyet birikiminin, Osmanlı'nın kuruluş ruhunun ve ecdadımızın bizlere bıraktığı büyük mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından son derece kıymetlidir. Fethin 700'üncü yılı münasebetiyle gerçekleştirilen kutlama ve etkinliklerin hazırlanmasında şehrimizin tarihî kimliğinin ön plana çıkarılmasında ve bu anlamlı yılın geniş kitlelere ulaştırılmasında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın katkılarını ve desteklerini özellikle ifade etmek istiyorum. Bursa'nın bu tarihî dönüm noktasına yakışır bir şekilde anılmasına sundukları katkılardan dolayı Sayın Bakanımıza ve Bakanlığımızın tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Uludağ'dan İznik'e, tarihî merkezden geleneksel çarşılarımıza kadar Bursa'nın sahip olduğu değerler şehrimizin turizminde daha güçlü bir konuma ulaşması için önemli imkânlar sunmaktadır. Bursa'nın potansiyelini doğru yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle çok daha ileriye taşıyacağız inşallah. Bu çerçevede Bakanlığımızın Bursa'ya yönelik çalışmalarını yakından takip edeceğiz. Şehrimizin kültür ve turizm alanında hak ettiği yere ulaşması için üzerimize düşen sorumluluğu da yerine getirmeye devam edeceğiz.
Değerli milletvekilleri, elbette her bütçe görüşmesi yapılan çalışmaları takdir etmenin yanında eksiklikleri tespit etme ve geleceğe ilişkin beklentileri ortaya koyma noktasında da bizlere bir sorumluluk getiriyor. AK PARTİ olarak yirmi beş yıldır milletimizin emanetini bu sorumlulukla taşıyoruz. Türkiye'nin altyapısını güçlendirirken kültürel birikimini de korumaya, ekonomisini büyütürken uluslararası itibarını da artırmaya çalışıyoruz. Bugün geldiğimiz noktayı yeterli görmüyor, önümüzdeki döneme daha da büyük hedeflerle bakıyoruz.
Sözlerimi tamamlarken şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim medeniyetimiz, medeniyet tasavvurumuz geçmişiyle övünüp geleceği ihmal eden bir anlayış değildir. Geçmişinden güç alan, bugünün ihtiyaçlarına cevap veren ve yarının dünyasında da söz sahibi olmayı hedefleyen bir anlayıştır. Bu duygu ve düşüncelerle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2027 bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.