| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
SEDA KÂYA ÖSEN (İzmir) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli Bakan, değerli bürokratlar; öncelikle hepinizi Yeni Parti adına saygıyla selamlıyorum. 2027 bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Sözlerime başlarken, şu anda Kartalkaya'da hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaptığı bir basın açıklaması var hâlihazırda. Tekrar orada hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum ve böyle faciaların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemleri almamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Sayın Bakan, bildiğiniz gibi 2023 yılındaki seçimlerin hemen ardından Meclise bir On İkinci Kalkınma Planı sunulmuştu ve kabul edilmişti ve orada 2028 yılı turizm gelir hedefi 100 milyar dolar olarak belirlenmişti. Son açıklanan 2027-2029 OVP'sinde hedef 73,5 milyar dolar olarak negatif bir revize edilmiştir yani aradaki fark 26,5 milyar dolardan bahsediyoruz. Cari açığımızın aşağı yukarı 35 milyar dolar olduğu bir ortamda bunun ne kadar büyük bir fark olduğunu sizin takdirlerinize sunuyorum.
Revizenin altında yatan tabii ki birçok sebep var. Bunları savaşlar, jeopolitik riskler olarak tanımlayabiliriz ama hepimizin bildiği gibi Türkiye turizmini kalkındığı 80'li yıllardan beri ne yazık ki coğrafyamızdaki negatif konulardan turizm etkilenmiştir ve karşılaştırmalı olarak krizlere karşı dirençli bir sektör olduğunu biliyoruz. Biz açıkçası bu büyük farkın sebebinin birazcık da turizmde uzun zamandır baş gösteren yapısal sorunlar olduğunu ve sizin bu sorunlara gerekli önlemleri almadığınız için artık bu sorunların yavaş yavaş kalıtımsal bir hale geldiğini görüyoruz.
Turizmciler 2026 yıllı sermayelerinden yiyerek geçirdiler Sayın Bakan. Tesis yenilmesinin ortaya çıkardığı maliyetlere ek olarak kârlarında çok ciddi düşüşler var. Üstüne üstlük bu kârları düşerken bir daha hâlâ cirodan devlete vergi veriyorlar. Enflasyonun yıllık ortalama yüzde 30, kurların ise yüzde 18 arttığı bu ortamda tabii ki bu durum kaçınılmaz. Yalnız burada biz tek sorunun kur artışı veya tek çözümün de kur artışı olduğunu savunmuyoruz. Türkiye'nin turizmde lig değiştirmesi ve turist profilini de çeşitlendirip değiştirmesi gerektiğini savunuyoruz yani Türkiye turizminin artık yeni bir hikâye yazması gerektiğini düşünüyoruz çünkü bugün Türkiye hâlâ algı olarak ucuz bir ülke ama gerçekte artık özellikle rakiplere göre gayet de pahalı bir destinasyon hâline gelmiş durumda. Bütçede turizmin geliştirilmesi programına ayrılan payın düşük olduğunu düşünüyoruz. TGA gelirlerinin bu noktada yetersiz kalıp ek ödeneklere ihtiyaç duyduğunu da biliyoruz.
Bildiğiniz gibi dünyada turizm artık değişiyor, yapay zekâ artık âdeta bir acenta gibi çalışıyor. Sizin 2027 politikadaki beş stratejinize baktığınız zaman bunların daha çok talep artırıcı, mega projeler, ultra lüks turizmi destekleyen projeler olduğunu da görüyoruz. Biz burada artık deneyim turizminin kitle turizmiyle yan yana konumlanması gerektiğini düşünüyoruz fakat gördüğümüz kadarıyla Bakanlık yalnızca kitle turizmini desteklemeye devam ediyor.
Türk turizminin yapısal dönüşümü için atılacak adımların artık konuşulması gerekiyor. Örnek vermem gerekirse Urfa'nın Göbekli ve Karahan tepelerine tabii ki bir dünya turizmi entegre etmeye çalışıyoruz ama buraya gelen turistin aynı zamanda gastronomi rotalarıyla tanıştırılması, Türkiye'nin her tarafına entegre ulaşımla bağlanabilmesi gerekir. Her bölgenin ayrı master planının olması gerekir yani sadece talebi değil, arzı da dengelememiz ve stratejik olarak konumlandırmamız gerektiğini düşünüyoruz çünkü Türkiye turizmi dünyadaki her talebe cevap verebilecek çeşitlendirilmiş turizm olanağına aslında sahiptir.
Bir önemli konu da bu tip küçük ve orta büyüklükteki işletmeler dünya turizminde en az büyük tesisler kadar önemli. Bu tesislerin mevcut finansal ortamda desteklenmesi, teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bir diğer sorun da ne yazık ki sizin verdiğiniz TÜİK rakamları piyasada çok fazla tartışılıyor. Bu konunun mutlaka açıklığa bağlanması gerektiğini düşünüyoruz.
Sayıştay raporundan bahsettiniz, ona da değinmek istiyoruz. Üç yıl önce burada evlerin turizm amaçlı kiralanması konusunda bir kanun getirdiniz. Biz, o zaman da burada oturuyorduk, o zaman da bu evlerin Turizm Bakanlığı tarafından denetlenemeyeceğini, bunun imkânsız olduğunu size söylemiştik. Nitekim, 2025 Yılı Sayıştay Raporu'na göre Türkiye'deki yaklaşık 23 bin kiralık ev denetlenmiyor. Denetim noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığının pozisyonunun yeniden belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kabinedeki en düşük üçüncü bütçeye sahip Bakanlık olarak bunların denetlenmesi konusunda yeni bir çerçeveye mutlaka ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.
Kültür bütçesine de biraz değinmek istiyorum: Bakanlık bütçesinin büyük bölümünü kaplayan Millî Kültür Programı'nın ödeneği yüzde 47,1 artarken tescilli kültür varlıklarının restorasyon sayısı 202'den 90'a düşürülmüştür. Yani Kültür Programı'nın ödeneği artırılıyor ancak performans programında düşüşler yaşanıyor. Örneğin, tescilli taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonu, kamu eliyle açılan kütüphane sayısı düşüyor, sanat ve kültür ekonomisi altında sinema sektöründeki geriye gidiş devam ediyor.
Sayın Bakan, bildiğiniz gibi, ülkemizde atıl durumda kalmış birçok eser ve değer var. Bunların başında da cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan endüstriyel mirasımız olan şeker fabrikaları, TEKEL, tekstil fabrikaları, kömür ocakları, tren istasyonları geliyor ve bunların en büyük özelliği de Anadolu'nun dört bir yanına yayılmış olmaları. Bizim Yeni Parti olarak kültür politikamızın bir numaralı maddesi kültür ve sanat erişiminin bir anayasal hak olarak Anayasa'ya işlenmesidir. Bu minvalde, biz bütün bu endüstriyel mirasımızın Anadolu'da bir kültürel vaha olarak ayağa kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Biz bunun çok güzel örneklerini İstanbul Büyükşehir Belediyemizde İstanbul kapsamında zaten yapıyoruz. Siz de bir örneğini İzmir'de TEKEL Fabrikasında yaptınız. Bunun bütün Anadolu'ya yayılması gerektiğini düşünüyoruz.
Yine, 2025 Yılı Faaliyet Raporu'na göre Müze Ulusal Envanter Sistemi'ne aktarılan kültür varlığı sayısı hedefi 1 milyon 149 bin iken gerçekleşmeniz 163 bin 233'te kalmıştır. Bu konuyu netleştirmenizi rica ederiz.
Bir diğer konumuz Alan Başkanlıkları... Hiç değinmediniz ama geçtiğimiz hafta Göreme'de elim bir facia oldu ve hayatını kaybedenlere tekrar buradan Allah'tan rahmet diliyorum. Yani, Kapadokya bütün dünyanın turizm göz bebeği, bizim en büyük göz bebeklerimizden biri olması gerekirken böyle kazalar, böyle ihmaller nasıl olabiliyor, ben açıkçası anlamakta çok büyük zorluk çekiyorum. Bu bölgede kaç kez teknik etüt çalışması yapılmıştır Sayın Bakan? Bu Alan Başkanlığında bu bu tarz ihmaller nasıl başımıza gelmektedir, bunu açıklayabiliyor musunuz? Uludağ Alan Başkanlığında mesela, bildiğim kadarıyla, Bursa Büyükşehir Belediyesinin bu bölgedeki işletmelerle bir yangın itfaiye teşkilatı var. Bu önlemlerin diğer Alan Başkanlıklarına ve turistik bölgelere birer birer uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Uygulanmayınca maalesef neler olabildiğini 2025 yılının Ocak ayında hepimiz de gördük.
Birkaç soruyu da size yöneltmek isterim: Devlet Tiyatrolarında görev yapan yaklaşık 300-350 sözleşmeli sanatçının 4/B statüsüne yönelik bir çalışma var mıdır? Yine, sanatçıların sosyal güvenlik meselesiyle alakalı Bakanlık bir çalışma yapacak mıdır? Konuyla ilgili yanlış hatırlamıyorsam, 90'lı yıllarda geriye dönük bir borçlanma ve hazineden sağlanan prim katkısıyla kanun tasarısı geçirilmişti.
Yayıncılık sektörü en kötü günlerinden birini geçiriyor; bandrol gelirleri düşüyor, kitap maliyetleri artıyor. Özellikle on-line kitap satan portaller yüzünden bazı ülkelerde kitabevlerini korumaya yönelik bazı önlemler alındığını görüyoruz. Bizim bu konuda, yaratıcı endüstriler kapsamında bir çalışmamız var mıdır?
Kütüphanelerle ilgili de bazı sorunlar var. Kütüphaneler Genel Müdürü personeli Millî Kütüphanede çalıştırılıyor. Alan sıkıntısı olduğunu biliyoruz, buna ek olarak depo yapılmak istendi ancak depo da on altı yıldır bitirilemiyor. Millî Kütüphanede durum tam olarak nedir? Yeni açılan kütüphanelerin bina olarak modern ve güzel olduğunu biliyoruz ancak kütüphanelerde işletme yönünden sorunlar olduğunu görüyoruz. Bazı kütüphanelerde sadece bir temizlik personeli çalıştığına dair tespitler var. Aynı zamanda, bazı kütüphanelerde kitap sayısıyla ilgili de sorunlar olduğu bize geliyor. Bununla ilgili ne değerlendirme yapmak istersiniz?
Son olarak, turizmcilerle konuştuğumuz zaman, sektör profesyonelleriyle konuştuğumuz zaman 2027 yılıyla ilgili beklentinin çok düşük olduğunu görüyoruz. Sizin bölgeniz Antalya Kemer'de gezerken, 2'nci, 3'üncü sırada olan otellerin bazılarının kendini adapte edemediği için ve kârsız olduğu için kendini 1'inci sıradaki otellerin lojmanı hâline getirdiğini üzülerek duyduk. Siz, 2027 yılı için nasıl önlemler düşünüyorsunuz? Artan yakıt maliyetleri yüzünden özellikle tur operatörlerine uçak desteği vermeyi düşünüyor musunuz?
Evet, 2027 yılı bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum ve teşekkür ediyorum, sağ olun.