| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 05 .11.2026 |
ORHAN YEGİN (Ankara) - Başkanım teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, bütün misafirleri ve salonda bulunan herkesi ben de saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Maliye Bakanlığı bütçesinde daha önce Bakanlığın bütçelerinde, yakın zamanda, şurada üç beş yıl öncesine kadar bütçelerde konuşmalar, genelde muhalefetteki arkadaşların konuşmaları enflasyon üzerine, manipüle ederek yapılıyor olsa da vergi harcamaları üzerine, yüksek gelir gruplarının harcamalarına yönelik vergilerin artırılması üzerine, sermaye kesimine yeni vergilerin konulması üzerine, kamuda tasarrufların ve tedbirlerin etkisinin tablolarda hissedilmesi, görülmesi, yansıyor olması üzerine, verginin tabana yayılması üzerine, doğrudan vergilerin oranının düşürülmesi üzerine, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi üzerine, ücretler üzerine, aylıklar üzerine, emekli aylıkları üzerine olurdu. Bugün Sayın Bakanın hem özetlediği sunumda hem de bize dağıtmış olduğu şu kitapçıkta bütün bu başlıklarda hepsinde çok ciddi mesafeler alındığına dair bilgilerde, tablolarda, istatistiklerde olmakla beraber, birçoğunda burada bu sürecin doğru işlemesi için altyapısının kanunla yapılması gerektiği için beraber yaptığımız kanunlarla da aslında hepimiz de bunları görüyoruz. Buradaki eksiklikler konuşulabilirdi, daha iyi olmasıyla ilgili meseleler konuşulur diye de bekliyorduk fakat bugün gördüğümüz tablo şu: Arkadaşlar sadece fon üzerine konuşmayı tercih ettiler. Milletin diğer meselelerini, daha önceki bütçelerde konuştukları meseleleri, ücretleri, emekli aylıklarını ve benzeri birçok şeyi konuşmaktan vazgeçerek...
ADALET KAYA (Diyarbakır) - Her birini de ayrı ayrı konuştuk.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Bütün arkadaşları kastetmiyorum ama kahir ekseriyet olarak söylüyorum. Fon üzerinden, fonu köpürterek, fonda çok büyük bir şeyler varmış gibi göstererek...
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Büyük bir yara olduğu için olabilir mi acaba! Bundan daha ağır daha büyük bir soygun Cumhuriyet tarihinde oldu mu?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Onun üzerinden çokça gittiklerini gördük. Diğer tüm konuları bir tarafa bırakarak gittiklerini gördük çünkü burada oluşturmak istedikleri algı şu: Az önce İsmail ağabeyin de bahsettiği gibi bir arkadaşımız, bizim Partimizde görev yapan bir arkadaşımız bu fon meselesi ilk ortaya çıktığında onun da ismi sürecin içerisinde geçtiği için istifasını vermiş ve daha sonra da gerekli işlemler yapılmıştı ama oradan hareketi köpürterek, bütün AK PARTİ'liler bu sürecin içerisindeymiş, bilinçli bir şekilde yapılıyormuş gibi bunu göstermek ve bizi böyle yirmi dört yıldır oluşturduğumuz dürüst siyasetimizin...
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Hiç öyle bir itham yok. Liste açıklansa biz niye sizi ithal edelim.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Millet için yaptığımız siyasetin imajını bozmak üzere bütün konuşmalarını burada geçirdiler. Şimdi, dertleri arkadaşların, konuşmalara baktığımız zaman da yine kahir ekseriyetle arkadaşlarımızın birçoğunun derdinin meselenin hakikati nedir, esası nedir...
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Esası, milletin cebindeki para çalınıyor!
ORHAN YEGİN (Ankara) - Bu meseledeki mağduriyetler nedir, bunların biraz daha belirginleşip, buradaki mağduriyetlerin giderilmesine ilişkin. Evet, bugüne kadar bir süreç yönettiniz. Evet, olur olmaz hemen bir Komisyon kurdunuz, Komisyon toplantılarını yapmaya başladı, daha sonra yargı sürecin içerisine dâhil oldu, yargı süreci yönetiyor, bir şekilde takip ediyor. Hemen bir kanun hazırlığı yaptınız, getirdiniz, tasfiyelerle ilgili bir kanun buradan çıktı. Evet, şimdi yeni bir kanun hazırlanıyor, sektörün daha derli toplu bir hâle gelmesi ve bundan sonra oluşacak risklerin minimize edilmesi veya ortadan kaldırılmasına ilişkin hazırlığınız da var. Evet, ödemeler yapılmaya başlandı hatta sunumunuzda olduğu gibi, işte şu kadar 100 bin kişi tam olarak da yatırdığı parayı geri aldı. Evet, bunlar yapıldı ama Sayın Bakan veya sayın iktidar temsilcileri, Cumhur İttifakı temsilcileri, AK PARTİ temsilcileri, şunlarda olmalı, bunlar da olmalı gibi konuşmalar da beklerdik ama görüyoruz ki arkadaşlarımızın kahir ekseriyetinin derdi o değil. Derdi "O niye hâlâ burada oturuyor, bu niye geldi, şu niye gelmedi?" diye kişiler üzerinden kurumlarımızı da hedef alan konuşmalarla aslında kurumları ve kişileri yıpratarak burada oluşturdukları algıyı canlı tutmaya çalıştıklarını görüyoruz.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Siz şeffaflıkla açıklamazsanız tabii ki...
ORHAN YEGİN (Ankara) - Buradan AK PARTİ'ye, buradan bize, hepimize, belki bizim de içinde olan arkadaşlarımızın düştüğü yanlışlarla beraber, belki sizlerin de arkadaşlarınızın içinde olduğu yanlışa düşmüşlerle beraber ama bize, sadece bize bir çamur yapıştırmaya çalışıyorsunuz.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Hiç kimseyi yıpratmaya çalışmadık; liste açıklanmadığı için, şeffaf olunmadığı için söyledik.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Ben derdinizin mağduriyetler olduğu, bu mağduriyetleri gidermek olduğu, buna ilişkin hiçbir dert taşımadığını düşünüyorum o arkadaşların. Dertleri buradan AK PARTİ'ye bir çamur yapıştırmak hatta bazı arkadaşların dertleri...
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Bakan, herhalde cevap verir.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Kabul edin, bunu kabul edin artık; beceremediniz!
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hatta bazı arkadaşların dertleri çok yakın zamanda yaptığımız bir seçimde kendi arkadaşlarından aday gösterdikleri belediyelerde kamuoyuna yansıyan, bir kısmının hâlâ iddia boyutunda yargı sürecinde devam ettiği, bir kısmının da bizzat kendi arkadaşları tarafından "Evet, bu çirkinliklere ben düştüm." diye itiraf edildiği o çirkinliklerin, o aymazlıkların üzerini bu fon köpürtmesiyle kapatmaya çalıştıklarını bazı arkadaşların hissediyoruz.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Ya, 150 milyar dolar ya!
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Siz buna "köpürtme" mi diyorsunuz?
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, Allah aşkına 800 milyar! Asrın soygununa "köpürtme" diyorsunuz, yapmayın ya!
TALAT DİNÇER (Mersin) - Ya, tarihin soygunu, kabul et bazı şeyleri!
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Ya, soygun soygun!
ORHAN YEGİN (Ankara) - Yorum yapıyorum, benim yorumum bu. Bakışlarınızdan, yorumlarınızdan, onları dile getiriş biçiminizden benim hissettiğim, bu taraftan görüntünüz bu arkadaşlar. Dolayısıyla ne yaparsanız yapın, ne söylerseniz söyleyin bu fon meselesinin üstü asla örtülmeyecek, örtülemeyecek.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Göreceğiz.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Örtmek için uğraşıyorsunuz.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Ya, örtmeyin o zaman.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Sürekli gündem değiştiriyorlar ya.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem işte buradaki bütün arkadaşlar hem yargı; kim bu meselenin üstünü örtmek isterse örtemeyecek, siz de sürekli bize çamur atarak bu meselenin üstünü örteceğinizi zannediyorsanız siz de örtemeyeceksiniz.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - O zaman listeyi açıklayın. Niye açıklamıyorsunuz?
TALAT DİNÇER (Mersin) - Şeffaf davran.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Ve bize çamur atarak kendi belediyelerinizde olan çirkinliklerin üstünü örteceğinizi zannediyorsanız, arkadaşlar, onu da yapamayacaksınız.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Ya, bırak şimdi belediyeyi, melediyeyi! Konu belediye değil, konu fon, fon.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Yanlış yapan kimse, ben isem, bizim arkadaşlarımızdan birileri ise...
TALAT DİNÇER (Mersin) - E, var, kesin.
ORHAN YEGİN (Ankara) - ...siz ve sizin arkadaşlarınızdan biriyse hepimiz yargıda da toplumun vicdanında da sandıkta da yaptıklarının karşılığını görecek.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Keşke yargıya güvenebilsek.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Arkadaşlar, o yüzden rahat olalım, üslubumuza dikkat edelim. Buraya gelen insanlar var.
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Vallahi rahatız.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Yok "Saygı duymuyorum, etmiyorum." yani bu cümleler muhatabını küçülten cümleler olmaz, bu cümleler o ağzın sahibi, o sözün sahibi olan kişileri bence küçülten cümleler olur.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Listeyi koyun ortaya. Listeyi koyun, biz de susalım.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Listeyi koyun, herkes bilsin neyin ne olduğunu.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Arkadaşlar, dolayısıyla, bizim derdimiz millettir, biz geçimin zor olduğu bir dönem olduğunu biliyoruz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Kime saygı duyacağımızı da mı siz belirleyeceksiniz?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Milletimizin AK PARTİ iktidarlarıyla alışmış olduğu o yükselen refah standartlarında son birkaç yılda küresel ve jeopolitik gelişmelerden dolayı bir parça azalma olduğunu biliyor, onu yükseltmek için mücadele ediyoruz.
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - O geçti, geçti.
TALAT DİNÇER (Mersin) - O geçmişteydi.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Gördük, refahı gördük(!)
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Dünyanın hiçbir yerinde emekli aylığıyla ev kiralarının eşit olduğu bir ülke yok.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Biz enflasyonu düşürerek herkesin aldığı ücretin de aldığı zammın da hayatında olumlu etkilerini...
TALAT DİNÇER (Mersin) - Yirmi beş yılda düşüremedin, şimdi mi düşüreceksin ya!
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ortada kural kalmadı, ortada kurum kalmadı. Çökertmişsiniz; kurumları, kuralları ortadan kaldırmışsınız.
ORHAN YEGİN (Ankara) - ...hissettiği politikamızı ve diğer bütün unsurlarıyla beraber politikalarımızı sürdüreceğiz ve o birkaç yıldır azalan refahın çok daha iyisini milletimize yeniden sunmak için mücadelemizi veriyoruz.
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Niye yani? Yirmi beş yılda ne yaptınız?
EVRİM RIZVANOĞLU EMİR (İstanbul) - Ne zaman? Takvimi ne zaman?
TALAT DİNÇER (Mersin) - Ne zaman? Hani ne zaman?
ORHAN YEGİN (Ankara) - Biz gayretimizi göstereceğiz, Cenabıallah da nasip edecek inşallah, göreceksiniz.
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Başka biri mi yönetiyor?
TALAT DİNÇER (Mersin) - Yüzde 30 enflasyon, yüzde 30; vatandaş yüzde 100 yaşıyor.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Göreceksiniz inşallah, göreceksiniz.
Teşekkür ederim.