KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Öncelikle teklifin 1'inci maddesinden başlayarak Anayasa'ya aykırılık iddialarımıza açıklık getirmek isterim.

Teklifin 1'nci maddesinde... 17 Eylül 2026 tarihli kararla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiğinde tasfiyesi tamamlanmayan fonlarla sınırlıdır kanun teklifi. Az önce konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, diğer fonlar yani blokajda olan fonlara ilişkin yasada herhangi bir düzenleme içermemektedir. Bu, Anayasa’nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine, yine 10'uncu maddede düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesine aykırıdır.

Teklifin 3'üncü maddesiyle, kapsamdaki fonların tasfiyesinin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon sahipliğinin belirlenmesi gibi hususlarda düzenleme yapılmaktadır. Söz konusu madde metninde yer alan ve SPK'ye geniş ölçüde sınırı belli olmayan takdir ve düzenleme yapma konusunda verilen yetkiler yine Anayasa’nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine, 10'uncu maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine ve 7'nci maddede düzenlenen yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğuna ilişkin anayasal düzenlemeye aykırıdır.

Yine, teklifin 4'üncü maddesinde, kanunun uygulanmasında kullanılacak net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme gibi parametrelerin saptanmasıyla ilgili olarak MKK, SPK gibi kurumlara ve kuruluşlara tanınan, sınırı belli olmayan ve tartışmalı yetkiler konusundaki düzenlemeler de yine Anayasa’nın 2'nci maddesine, Anayasa’nın 10'uncu maddesine ve Anayasa’nın 7'nci maddesine aykırıdır.

Teklifin 5'inci maddesinde fon varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk konusunda birtakım sınırı belirsiz hükümlere yer verilmektedir. Düzenlemelerde sorumluluk rejimi açısından tam bir belirsizlik ve SPK'ye verilen sınırı tartışmalı yetkiler bulunmaktadır. Yine, bu düzenlemeler Anayasa’nın 2'nci maddesine, Anayasa’nın 10'uncu maddesine ve Anayasa’nın 7'nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

Teklifin 6'ncı maddesiyle el koyma ve hesaba doğrudan iade, TMSF'nin kayyımlığı ve hızlı satış yetkisi, müsadere edilen değerlerin hazine yerine fona aktarılması, geri kazanım hesabı ve korunması, ödeme, Yatırımcı Tazmin Merkezi aktarım ve biriktirme hesabı konularında sınırı belirsiz ve tartışmalı yetkilerin düzenlenmesi söz konusudur. Yine, bu madde de Anayasa’nın 2, Anayasa’nın 10 ve Anayasa’nın 7'nci maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.

Teklifin 7'nci maddesinin (3)'üncü fıkrasıyla kanunda özel hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve diğer mevzuatın da bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Özellikle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan sınırı, kapsamı, içeriği belli olmayan yetki de Anayasa’nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine ve yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğunu belirten 7'nci maddeye aykırılık taşımaktadır. Teklifin söz konusu maddeleri hakkında Meclis İçtüzüğü'nün 38'inci maddesi uyarınca işlem yapılmasını talep ediyoruz.