KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLDEREN VARLİ (Van) - Teşekkürler.

Sayın Başkan hoş geldiniz.

Tabii, biz halk olarak, esnaf olarak maalesef yaşananları hiç hoş bulmuyoruz. Yani yine, esnafın yükü arttı, tüketicinin ve üreticinin yükü de arttı. Yani şöyle bir bakıyoruz geçen yıldan bugüne ne değişti? Evet, rakamsal olarak değişenler var. Peki, sokakta ne değişti? Halkın cebine baktığımızda ne görüyoruz? Artan borçlar, ağırlaşan esnaf yükü, küçülen sofralar ve her geçen gün kapanan kepenkler, sabah dükkânını açıp akşama kadar siftah yapmayan bakkallar, vergisini ödemek için kredi çeken berberler, elektrik kira ve BAĞ-KUR primini ödemediği için kepenk kapatan küçük esnaflar, bu gerçeğe bir de bölge eşitsizliğini ele alarak baktığımızda tablo daha da vahimleşiyor. Günde kaç esnaf kepenk kapatıyor, bilginiz var Sayın Bakan. Dükkânın kapanması yalnızca bir tabelanın inmesi değil, geçimini sağlayan aileler, eğitim gören öğrenciler ve alın teriyle çalışan emekçilerin ekmek kapısının kapatılmasıdır, sokağın gerçeği yansıyan rakamlar değil, yaşanan adaletsizliklerdir.

Sayın Bakan krediler övülüyor, onları bizler de duyuyoruz ancak "kredi" dediğimiz şey, borcu başka bir borçla kapatmaktan başka bir şey değil. Esnaf dükkânını hayatta tutabilmek için kredi çekiyor, ertesi ay o kredinin faizini ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor, bir de borç yükü nedeniyle artık krediye erişemeyen esnaflar da var. Van başta olmak üzere, ülke genelinde takibe düşen kredi borçları ve kişi sayısı da her geçen gün artıyor, esnaflar borç üzerine borç ediyor. Van'da artan sadece esnafın kredi borçları değil, kepenk kapatan esnaf sayısı, bölgesel eşitsizlik, sınır ticareti sorunları da var. Yıllardır açık olmasına rağmen Van halkına, esnafına beklenen ekonomik katkıyı sağlamayan Kapıköy Sınır Kapısı, açılması yılan hikâyesine dönüşen, aslında siyasete takılan Gelincik ve Çilli Sınır Kapısı. Siyaset o gün eğer ki bir kazanımla olacağını söylüyor ve o kazanım gerçekleşmediğinde Gelincik ve Çilli Sınır Kapısı'na "Açıl." ya da eğer istediğimiz durum ortaya çıkmadıysa "Kapalı dur, kapalı dur." sözünü söylüyor. Van, İran'la sınır komşusu, coğrafi konum itibarıyla önemli bir ticaret ve turizm potansiyeline sahip ancak bu potansiyel Van halkının refahına maalesef dönüşmüyor çünkü sınır ticaretinin nimetlerinden Vanlı esnaf değil, ayrıcalıklı kesimler faydalanıyor, sınır ötesinde yaşanan her gerilim Van ekonomisine darbe vuruyor. İran’daki gerilimle birlikte sınır geçişleri azalırken zaten ayakta kalmakta zorlanan esnafın yükü gittikçe daha da ağırlaşıyor. Van'ın sınırı var ama sınır ticaretinden kazancı yok.

Sayın Bakan, Van'da esnaf borçlu, gençler işsiz, üretici emeğinin karşılığını alamıyor, halk geçinemiyor. Gençler iş bulamadığı için kendi kentini terk ediyor. Üretici binbir emekle ektiğini ya satamıyor ya da maliyetini kurtaramıyor. Ürün markete geldiğinde ise halk taneyle almak zorunda kalıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor.

Sayın Bakan, Bakanlığınızın ihracat artışı açıklamaları arasında Van maalesef yine yok. Buradaki baktığımız sıralamanın içerisinde tabii ki olanlar bizi mutlu ediyor ama bir "Vanbul" ya da "Vaneli" olsaydı ihracat konusunda bu daha iyi olacaktı. Van'ın yoksulluğu kader değil Sayın Bakan, bölgesel eşitsizliğin sonucudur ve eşitsizlik yıllardır giderilmiyor. Bölge illeri ekonomik kalkınmanın dışında bırakılıyor.

Sayın Bakan, çözüm bellidir. Ben sırayla aktarayım -tabii beş dakikalık sığacak önerilerin dışında yazılı olarak da verebiliriz- Van'da sınır ticaretinin önü açılmalıdır. Kapıköy'ün kapasitesi ve işlevi artırılmalıdır. Gelincik ve Çiğli sınır kapılarının açılması gerekiyor. Esnafın kredi borçları yapılandırılmalı, vergi ve SSK borçları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)