| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2026 |
ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Bakan, sayın bürokratlar; hoş geldiniz.
Birçok noktada tekrar gibi olacak ama ben de bu sınır ticaretinden bahsetmem gerekiyor. Sayın Bakanım, Urfa bir tarım şehridir, ülkenin ilklerindendir, 2,5 milyonun üzerinde nüfusu vardır, Suriye'yle en uzun sınıra sahiptir, Birecik'ten başlarsınız oradan Suruç'a gelirsiniz, Suruç'un karşısında Kobani, Mürşitpınar sınır kapısı vardır, oradan geçersiniz Akçakale'ye, Akçakale'nin karşısında Gire Spi vardır orada da bir sınır kapımız vardır, oradan devam ederseniz Mardin'e doğru orada da Ceylânpınar vardır, Ceylanpınar'ın karşısında da Serekaniye vardır yani Urfa'da 3 tane sınır kapısı vardır. Akçakale'nin nüfusu 140 bin, Ceylanpınar'ın nüfusu 100 bin civarında, Suruç'un nüfusu da 100 bin civarında. Şimdi, söylentiler var, Kobani'yle ilgili de söylentiler var hatta Mardin'e ilerlerseniz orada Kamışlı Nusaybin arasında da bir sınır kapısı var. İnsanlar bekliyor, bu ülkenin dış ticaret açığı varken bu kapılar niye kapalı kalır? Yani bu kapıların bir an önce açılması gerekiyor, insanlar bekliyor. Bir de bir ortam var, artık bu ülkenin çözüme, barışa, demokrasiye ihtiyacı var, karşı tarafta yaşayanlarla bu tarafta yaşayanlar da akraba, aynı aile, aynı aşiret, aynı dil, aynı kültür konuşuluyor hem Araplar var hem Kürtler var karşılıklı Akçakale, Gire Spi, Kobani, Suruç. Siz de Ticaret Bakanısınız, bu durumun hızlandırılması gerekiyor, bunun üzerinde durmak gerekiyor yani Orta Doğu'ya açılmak gerekiyor. Bu noktada önerilerimiz var.
Şimdi, diğer anlamda ben geçen sene de söylemiştim. Sayın Bakanım, fıstık fiyatı geçen seneki fiyatla aynı fiyat yani o ithal edilen fıstık maalesef Antep, Urfa, Adıyaman, Siirt, Batman, kısmen Adıyaman, Mardin üreticisini öldürdü. Mazot geçen sene 50 küsurdu şu an 100 civarında, girdi maliyetleri çok fazla. Bunları hepimiz biliyoruz. Bir de bu Aydın'da var, kuru incir var, kuru üzüm var, fındık var, ceviz var, badem var devlet bu noktada fiyatta bir denge sağlamazsa Toprak Mahsulleri Ofisi üzerinden, buraya bir katkı sağlamazsa çiftçi perişan olur. Yoktur demiyorum ama mevcut üretime katkı sunacak düzeyde değildir. Üretici de şikâyetçi, tüketici de şikâyetçi bu fıstıkta da böyle, tüm ürünlerde de böyle. Arkadaşlarımız belirtti yani üretici 1 birime veriyor, tüketiciye gidene kadar 10 birim, 15 birim yani bunların denetiminin yapılması lazım. Aynı mahalle üzerinde bir markette bambaşka bir fiyat, diğer markette bambaşka bir fiyat arada uçurum var. Bunu devletin kurumları, Ticaret Bakanlığının kurumları denetlemelidir.
Diğer bir konu da KOBİ'lere ve esnafa sahip çıkacağınızı söylüyorsunuz, kredi vereceğinizi söylüyorsunuz hatta sorunu borcu olmayanlara kısmen bir katkı durumu da var. Şimdi, biz sorunu olanlara ne yapacağız? Yani kısmen borcu olan, sıkıntıları olan esnaflara ve KOBİ'lere de katkı vermek lazım, kredi vermek lazım.
Diğer bir konu da işin aslında en can alıcı noktası, ya, insanlar paradan para kazanıyor Sayın Bakan. Ben fondan bahsetmiyorum, zaten fon bir facia. Hükûmet yetkilileri kendi içlerinde konuşuyorlardı, içlerinde çok dürüst, temiz insanlar var, inançlı insanlar var. Şimdi, hepsini töhmet altında bırakmanın da hiçbir anlamı yok ama içinde kirli insanlar da var kardeşim; paradan para kazanma, 1'i 10 yapma, 1'i 20 yapma, 1'i 100 yapma. Bununla ilgili de en azından hukuk önünde hesap vermeleri gerekiyor. Fonu bırakalım bir tarafa yani kim üretsin, kim ticaret yapsın? Tüccar alır parasını, piyasadan çeker, bankaya koyar, ayda yüzde 4 civarı yılda yüzde 40 civarı gelir elde eder ve bu piyasadan parayı çeker. Bu düzenlemelerin komplike bir şekilde yapılması gerekiyor. Esnafa ve KOBİ'lere sahip çıkmak gerekiyor. Söyleyeceklerim bu kadar.