KOMİSYON KONUŞMASI

ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; sınır, üreticinin pazara, emekçinin geçime, halkların birbirine ulaşabildiği yaşam damarıdır. Damar tıkanırsa hayat da tıkanır. Hakkâri'nin 3 kapısında; Esendere'de kilometrelerce tır kuyruğu, Üzümlü'de çöken yol, Derecik'te kesilen işlemler var. İktidarın "ticaret koridoru" söylemi ile sınırdaki yurttaşın yaşadığı gerçeklik arasındaki uçurum budur. Esendere'deki mesele Meclis tutanaklarına da yansıyan kapasite ve modernizasyon eksikliğidir. Haziran 2026'da yaklaşık 3 kilometrelik tır kuyruğunda günlerce bekleyen şoförler yiyecek ve temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadılar. Eylül ayında İran tarafındaki sistem arızaları yeniden 3 kilometreyi aşan kuyruklara yol açtı. Park ve dinlenme alanı yetersiz, sürücüler araçlarında bekliyor. 2 Martta Türkiye-İran kapılarında günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı durduruldu, ticari yük geçişleri kontrollü sürdü. Arıza İran tarafında başlasa da koordinasyon ve insani bekleme koşulları Türkiye'nin sorumluluğundadır. Üzümlü'de kısa süre önce tamamlanan uluslararası yolun birçok noktasında çökme meydana geldi, güzergâh yer yer ulaşıma kapandı, ağır araç güzergâhındaki bu çökme kamu yatırımının planlama ve denetim sorunudur. Üzümlü ticari yük taşımacılığına da açılmış değil. Yollar çöktüğünde kalkınma vaadi kâğıt üzerinde kalır. Derecik, Umurlu'da ise yolcu geçişi başlamış olsa da ticari yük taşımacılığı gelişmiş değil. Yol önergelerimiz gecikmeli yanıtlandı. Ticaret ve karşılıklı geçişlere ilişkin yeni önergelerimiz hâlâ yanıtsız. 24 Ekim 2026'da sistem arızası nedeniyle yurttaşlar saatlerce bekledi. Bu sorunlar çözülmedikçe Derecik'in potansiyeli sınırın öte yanında kalacak. 3 kapı, farklı sorunlar, aynı sonuç: Hakkâri'nin ticaret damarları kesiliyor. Bu yalnızca Hakkâri'nin meselesi değil. Nusaybin-Kamışlı, Mürşitpınar-Kobani ve Şenyurt-Derbesiye kapılarının yıllardır kapalı olması, bölgeyi birbirine bağlayan ekonomik ve toplumsal ilişkileri kesintiye uğratıyor. Bu kapılar neden açılmıyor Sayın Bakan? 2025'te Irak Federe Kürdistan, İran ve Suriye'yle ticaret 26 milyar dolar, toplam dış ticaretteki payı yüzde 4,1. İran'la ticaret 5,5 milyar dolarda, 30 milyarlık hedefiniz hayal olarak kaldı. Habur'da transit beklemeleri dokuz günü aşıyor. 2026 Yıllık Ekonomik Raporu, Orta Doğu savaşının enerji arzını ve tedarik zincirlerini sarstığını kaydediyor, bu kırılganlık sınır kentlerine doğrudan yansıyor. Bölge kentlerinde ticaret hacmi, refaha dönüşmüyor. TÜİK'e göre 2025'te Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri'yi kapsayan eş değer fert geliri 172 bin 552 TL, Türkiye ortalaması 332 bin 882 TL. Bu eşitsizliğin en somut göstergelerinden biri de kepenk kapatan esnaftır. Hakkâri'de 2026'nın ilk dokuz ayında 180 esnaf işyerini kapattı. 2025 yılında da 218 esnaf kepenk indirmişti. Yüksek kira ve nakliye maliyetleri, işsizlik ve sınır ticaretinin önündeki engeller Hakkâri'deki ekonomiyi çökertiyor. Ticaretin önü açılmadığında yalnızca sınırda mal hareketi durmuyor, esnafın geçimi, gençlerin iş umudu ve kentin yaşam damarları da kuruyor. 2027'de Ticaret Bakanlığına 104,3 milyar TL ayrılıyor, bunun yalnızca 1,79 milyar TL'si sermaye gideri. Bakanlığın merkezî bütçe harcamalarındaki payı yaklaşık yüzde 0,38. Bütçe gerekçesinde Hakkâri'nin 3 kapısına ya da bölge kentlerine ayrılmış yatırım ödeneği ve takvimi gösterilmiyor. Bakanlık kapı bazında bekleme süresini, yerel istihdamı ve esnafın ticaretten aldığı payı açıklamalıdır.

Önerimiz şudur: Esendere'ye yeterli personel, dijital kapasite, park ve dinlenme alanları; Üzümlü'ye güvenli yol ve ticari araç geçişi; Derecik'e bağlantı yolu, gümrük altyapısı ve düzenli yük taşımacılığı için ayrı bütçe ve esnafa hibe desteği verilmelidir. Sınırlar, halkları ayıran güvenlik duvarları değildir, ortak yaşam ve üretim köprüleri olmalıdır. Barış ekonomisi, ticaretin birkaç şirketine, kârına değil sınırın iki yakasındaki halkların ortak refahına dönüşmelidir.