KOMİSYON KONUŞMASI

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Değerli Başkanım, kıymetli milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürleri, Bakan Yardımcımız...

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Evet, Bakan Yardımcımız da geldi.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, şeref verdiniz.

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Hoş geldiniz Sayın Bakanım.

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKAN YARDIMCISI OSMAN BOYRAZ - Sağ olun.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Kıymetli hazırun, malumunuz, çok eski ve köklü bir Devlet Demiryolları Şirketimizin, Anonim Şirketinin öncesi ve sonrası var.

Ben kendi ilimle ilgili bir kısa bir kronoloji çizmek istiyorum. 1925 yılında Van Gölü'nün üzerinde Seyrüsefer İdaresi kurulmuş, 1925 yılında. 1935 yılında da Van Gölü'nde taşımacılık Van ve Tatvan arasında gerçekleştirilmiş. 1951 yılında Van Gölü Denizcilik Bankası kurulmuş yani Türkiye'de denizcilik bankası yokken Van Gölü'nde kurulmuş 1951 yılında. 1964 yılında Haydarpaşa'dan Tatvan'a demir yolu ağı bağlanmış. 1971'de de Van ile İran yolu arasındaki demir yolu faaliyete geçmiş. 1988 yılında feribot işletmeleri TCDD'ye devrolmuş. 2018'de de bir çalışma yapılmış, 2 tane devasa feribot yapılmış; biri Sultan Alparslan, diğeri İdris-i Bitlisi. Hâliyle 50 vagon ve 4 bin ton yük kapasiteli bu 2 tane feribotumuz hizmete girmiş. 2026 yılında ise Van Gölü Ekspresi İran-Türkiye demir yolu taşımacılığında stratejik altyapısı olmayı sürdürmüştür. Şimdi, bunları niye anlattım? Taşıma sektöründe 2003 yılında 200 bin ton yük taşınırken, bugün bizim Van Gölü Ekspresi'ndeki yük taşıma kapasitemiz 1,5 milyon tona çıkmış. Hâliyle, özellikle Doğu Asya'nın coğrafyası içerisinde en kritik bölgelerden biri olan Van, Türkiye Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketimizin personel desteğiyle, işte yapmış olduğu yeniliklerle bu yük taşımacılığında iyi bir noktaya gelmiş.

Şimdi, tabii ki Van ve Tahran arasında da haftada iki gün karşılıklı olmak üzere yük ve yolcu treni faaliyettedir. Bizim son on aylık ocak-ekim arasında yolcu kapasitemiz de 29 bine çıkmış Van ile Tahran arasında. Hâliyle bu, mart-nisan-temmuz-ağustos aylarında da bu büyük bir pik yapmıştır. Geçenlerde Sayın Genel Müdürümüz -Ufuk Genel Müdürüm- ve ekibimiz Van'da bir toplantı gerçekleştirdiler, ben de orada karşılaştım. İran'la yapılan kritik bir süreci çok çok değerli buluyorum, çok çok anlamlı buluyorum. Ben bunları niye anlattım? Genel Müdürüm, Kıymetli Bakanım; Van hakikaten Asya'ya açılan kapıdır, bu demir yolu da bizim için hayati bir meseledir, çok çok önemlidir özellikle yük taşımacılığında. Onun için, bizim sizden hassaten ricamız şu: Bir, ülkemizin batısından merkezine sağlanan hızlı tren konforu altyapısının da bizim bu Van Gölü Ekspresi'nin içerisine dâhil edilmesini ve özellikle Devlet Demiryolları Genel Müdürümüz de buradadır, kendisinden de hassaten ricamız Van şehrimizin de bu hızlı tren etüt ve proje çalışmalarının içerisine dâhil edilmesini talep ediyoruz.

İkincisi, Genel Müdürümüz -Ufuk Genel Müdürümüz- şimdi, bu, depolama, ambar, yükleme, boşaltma, konteyner alanları bizim için çok çok önemli. Doğu Anadolu'da özellikle Asya'ya açılan bir kapı olması münasebetiyle aşırı bir yük trafiğine önümüzdeki süreçte çok çok daha dâhil olacağız. İran'la olan ilişkiler, özellikle bu, son savaş durumundan koptuğumuz an, çıktığımız an müthiş bir yoğun bir sirkülasyon başlayacak. Van şehrimize lojistik köy projesi talep ediyoruz. Yani bu şehrimize gelen yüklerin, giden yüklerin bir şekilde harmanlandığı bekletildiği bir lojistik üs, bir depolama merkezi sistemi istiyoruz. Niye? Çünkü biz Asya'ya açılan kapıyız ve orada da yük taşımacılığının en büyük yükünü çeken bir şehiriz. Önümüzdeki süreçte Türkiye'de yeni reformlar açmış, bu kadar büyük kapsamlı bir şirketimizin böyle bir projeyi hayata geçirmesi bizim için elzemdir.

Üçüncü, son talebim de şudur: Şimdi İran'la olan manevi bir bağ var; Şems-i Tebrizî ile Mevlâna. Mevlâna Konya'da doğmuş, Şems-i Tebrizî Buhara'da doğmuş, ikisi İran'ın Hoy şehrinde buluşmuş. Hâliyle ikisinin, Şems-i Tebrizî ve Mevlâna'nın bir manevi bağı var. İkisinin arasındaki bu bağı biz "Işığın Treni Ekspresi" adı altında, Tebriz ile Konya arasında bir yolcu ekspres treni istiyoruz. Yani hem turizmi canlandırma adına hem de iki ülke arasındaki kültürü veyahut da işte manevi havayı daha da pekiştirme adına, adını da "Işığın Treni" diye bir çalışma başlattık. Bunu Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı tarafından altyapısını yaptık. Sayın Genel Müdürümüze de bu hususta özellikle bu turistik tren seferleri burada sunumda da gördüm, çok önemsediğiniz bir iş; hakikaten biz de önemsiyoruz. Doğu-batı arasında güzel bir ses getirdi, özellikle Kars, Erzincan, Diyarbakır, bunlar hepsi, hatta Orta Anadolu'ya da bu tren seferleri bırakılıyor. Böyle bir ekspres treninin Konya-Van-Tebriz arasında gerçekleştirilmesi hususunda da bize hem desteğinizi istiyoruz hem yol göstermenizi istiyoruz yani bize de bir ışık açınız Biz de buradan yol alalım ki o bölgede bir sinerji oluşturmuş olalım.

Devlet Demiryollarının gerek genel müdürlüğü gerekse de tüm kurumları, tüm ekibi, hepsini biz yürekten tebrik ediyoruz. Türkiye'de hakikaten özellikle raylı sistem üzerinde bir devrim niteliğinde reformist hareketler yaptınız, başlattınız. Kurumlarımızın bütün ekibini, başta Bakanımız olmak kaydıyla -tabii ki Cumhurbaşkanımız bu işin lideri- tüm ekibi tebrik ediyorum. Bu Komisyonda bize destek olan, özellikle Komisyonumuzda emek veren Sayıştay heyetimizi kutluyoruz. Cumhurbaşkanlığı strateji birimini tebrik ediyoruz, Hazine ve Maliye Bakanlığımızı tebrik ediyoruz.

Bu vesileyle, zamanınızı aldım. Çok teşekkür ediyorum Kıymetli başkanım.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Muhalefete de teşekkür edin, denetliyoruz.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Bu arada ağzımı açtım, sana diyecektim Çorum'a ne verdiniz diye, Çorum'a neler verdik diye.

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Hızlı tren geliyor.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Muhalefete de yapıcı, olumlu, ön açıcı bilgileri için de teşekkür ediyoruz.

Saygılar sunuyorum.