KOMİSYON KONUŞMASI

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller, Sayın Bakan, değerli bürokratlar; hoş geldiniz.

Sunumunuz için teşekkür ederiz.

Birkaç noktaya değinmek istiyorum kısa kısa. Şimdi bir tanesi, TÜİK verilerine girişim özelliklerine göre dış ticaret istatistikleri açısından baktığımızda Sayın Bakan, son beş yılda, 2020-2025 arasına baktığımızda şöyle bir tablo ortaya çıkıyor -siz de büyük ihtimalle vardır bu veriler- ihracatçı girişim sayısı yüzde 90 artmış vaziyette 2020-2025 arasında, ithalatçı girişim sayısı yüzde 340 artmış vaziyette yani çok ciddi bir fark var yani tek tek rakamlara baktığımızda da bunları görüyoruz yani mesela, 2025 yılına geldiğimizde ihracatçı sayısı 166.459'a ulaşmış girişimciler açısından, ithalatçı girişimci sayısı 323.769'a fırlamış yani çok ciddi bir artış var ve üstelik bu verileri daha detaylı incelediğimizde şunu da görüyoruz: Ana faaliyet konusu ticaret olan girişimlerde dış ticaret yapanların sayısındaki artış sanayiye göre daha hızlı olmuş. Bu, aynı zamanda Sanayi Bakanlığının sorunu elbette ki. Sanayi ve ticaret dışındaki tüm diğer sektörlerde de değişim çok daha çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor yani ihracatçı sayısı diğer sektörlerde yüzde 86 artarken ithalatçı sayısındaki artış yüzde 1.252 civarında olmuş yani çok ciddi bir farklılaşma var. Detaylar dediğim gibi siz de vardır. Bunun önemli bir tehlike olduğunun ne kadar farkındasınız bilmiyorum, buna yönelik önlemler aldınız mı bilmiyorum ama yani son beş yılda ithalatçı girişimci olmanın cazibesi çok yükselmiş. Bu, sizin döneminize denk geldiği için söylüyorum. Dolayısıyla neden acaba daha çok ithalat yapmaya yöneliyor girişimciler? Bu konuda bir araştırmanız var mı, bir önleminiz var mı? Bunu öğrenmek isteriz elbette ki.

Şimdi, üzerinde durmak istediğim ikinci konu -siz de sunumunuzda da epey kapsamlı ele almışsınız- Avrupa Birliği pazarıyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum: Şimdi, Avrupa Birliği pazarına baktığımızda burada da bir alarm var, iki nedenle alarm var, ikisine de değineceğim: Birincisi, hani alarm neden var, onu söylemeye çalışayım: Yani mesela Avrupa Birliğinin motorlu kara taşıtları ithalatı yüzde 10 artmış, elektriksiz makine ithalatı yüzde 19 civarında artmış, Türkiye'den alımlarındaki artış ise yüzde 4 ve yüzde 2'de kalmış bu iki söylediğimde yani Avrupa Birliğinde artış var ithalatta fakat Türkiye'den ithalatında çok ciddi bir düşüş var. Avrupa Birliği Türkiye'nin en büyük ihracat pazarlarından bir tanesi yani baktığımızda yine Türkiye'nin bu yılın ilk yedi ayındaki payı yüzde 11 civarında artmış Avrupa Birliği açısından, aynı Avrupa Birliği Çin'den yüzde 15,5, ABD'den yüzde 10 artmış ithalatı yani burada da Türkiye'den ithalatı sadece yüzde 2,9 yükselmiş, bir bütün olarak baktığımızda bunu görüyoruz. Dolayısıyla, burada bir sorun olduğu görünüyor yani Avrupa Birliğindeki pazar payımızda bir gerileme var ve bu zaten TİM Başkanının da bu konudaki eleştirilerini sizler de biliyorsunuz yani Türkiye'nin küresel ihracattan aldığı payda bir gerileme olduğuna dair eleştirisi var, bunu da dile getirdi TİM Başkanı.

(Uğultular)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Arkadaşlar, çok ses var. Lütfen konuşmacının sözü kesilmesin.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Şimdi, buradan nereye gelmek istiyorum? Sizin sunumunuzda da merak ediyordum var mı olacak mı diye. Var, hakikaten üzerinde çalışmakta olduğunuzu gördüm, Sanayi Bakanlığıyla konuştuk, onlar pek bu konuyla ilgilenmiyorlar ama sonunda yani mutlaka onların da ilgilenmesi gerekecek, o da bu "Made in Europe" meselesi fakat yani burada siz diyorsunuz ki: "Teknik heyetlerimiz görüşmelere başlamış olup resmî müzakerelere ise en kısa sürede başlamayı hedeflemekteyiz." Ya, biraz geç kalınmış gibi yani umarız yanılıyorumdur.

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Gümrük Birliği...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Efendim...

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Gümrük Birliğinin yenilenmesiyle ilgili mi?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Yok, bu "Made in Europe"la ilgili.

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Bir yıldır yoğun görüşüyoruz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Öyle mi? Tamam, geçen sene geldiğinizde böyle bir konuyu çünkü çok konuşmamıştık. Evet yani bu ciddi bir sorun aslında, siz de farkındasınız ve yani bu sorunun Türkiye ekonomisini ciddi ölçüde etkileyeceğini öngörmek gerekiyor. Dolayısıyla yani müzakereyle ne kadar bu konuda bazı şeyler elde edilebilir? Bunu elbette ki bilmiyoruz, göreceğiz ama yani mutlaka adım atılması gerektiğini söylemek istiyorum çünkü Avrupa Birliği belli ki kendi sanayileşmesini koruyabilmek için hem Amerika hem Çin açısından baktığımızda birtakım alışılmadık tedbirler alarak korumacılığı geliştirmeye çalışıyor yani ticaret duvarlarını yükselterek değil içerdeki birtakım teşviklerle maliyette düşürme yaratmaya çalışıyor. Bunun da tabii ki Türkiye'ye çok ciddi bir yansıması olacağı çok açık ortada. İlk yansımasını BYD'de gördük biliyorsunuz, bu önlemlerle BYD Manisa'da yatırım yapmaktan vazgeçti, kalktı Macaristan'a gitti yatırım yapmak için çünkü AB'nin aldığı önlem burada otomobil üretimini BYD açısından anlamsız kılmıştı nihayetinde. Dolayısıyla öngörülemeyen bir süreç değildi bu. Umarız bu konuda gereken adımlar atılabilir, gereken sonuçlar elde edilebilir çünkü eğer başarısız kalınırsa bu müzakerelerde bunun ekonomiye yansıması ağır olacak yani Avrupa Birliğinin en büyük ihracatçı pazarı olması nedeniyle bunu söylüyorum.

Şimdi, çeşitli sınır kapıları üzerine arkadaşlarımızın her biri epey konuştu. Bu konuda daha evvelki bütçelerde siz geldiğinizde de ben konuşmuştum hatırlarsanız, o zaman da bunun üzerinde çalışıldığını söylemiştiniz ama herhangi bir sonuç elde edilemedi. Elbette ki sadece sizin meseleniz değil bu, onun farkındayız ama en azından Ticaret Bakanlığı olarak sizin bu konuda Dışişleri Bakanlığını sıkıştırmanız iyi olur. Biz Dışişleri Bakanlığı geldiği zaman da Sayın Fidan'a bu konudaki taleplerimizi ve eleştirilerimizi yöneltmiştik. Bu konuda ortak bir çabayla bu sınır kapıları meselesinde bir çözüm üretilebilir diye düşünüyorum.

Son olarak, kısa bir şey daha söylemek istiyorum. Ticaret Bakanlığı personelinin çalışma koşulları ve özlük hakları açısından çeşitli beklentileri ve talepleri olduğunu duyduk, bize aktardılar, bunların bir kısmına siz zaten vâkıfsınızdır büyük ihtimalle. Ben Ticaret Bakanlığı personelinin bu özlük haklarına ilişkin en azından başlıkları -onlar taleplerini zaten size iletiyordur- dile getirmek istiyorum. Bir, bu göreve iade sonrası...

(Uğultular)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Sayın Başkan...

ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Çok gürültü var.

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Arkadaşlar, biraz önce de uyardım, konuşmacının insicamı bozuluyor, bireysel konuşmaları dışarıda yapalım lütfen.

Teşekkürler.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Bunların birkaç tanesini sıralayayım ama zaten onlar size taleplerini iletiyorlardır dediğim gibi. Bir, göreve iade sonrası görev yerinin değiştirilmesiyle ilgili talepleri var. Geçici görevlendirmelerde daha adil davranılması ve şeffaf davranılması konusunda talepleri var. Sınır kapıları ve geçici görev yerlerinde barınmayla ilgili talepleri var. Fazla çalışma ücretlerinin katsayısı ve dağıtımıyla ilgili talepleri var. Muayene memurlarının A ve B karne hakkı hakkında talepleri var. Kurum avukatları tayin ve vekâlet ücreti sorunlarının çözülmesini istiyorlar. Muayene memurlarının görev tanımının genişletilmesi konusunda, rotasyon ve aile birliği mazeretleriyle ilgili talepleri var. Bunlar da Ticaret Bakanlığı personelinin kendi çalışma koşullarıyla ve özlük haklarıyla ilgili çeşitli talep başlıkları ve konular. Umarız bir dahaki sene bütçe yapılırken tekrardan konuşmaya başladığımızda, Ticaret Bakanlığı personelinin bu haklı taleplerinin de önemli bir kısmı yerine gelmiş olur.

Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.