| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2026 |
İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, Sayın Bakan, sayın milletvekilleri, Değerli Bakan Yardımcıları, bürokratlar, basın mensupları; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakanım, sunumunuz için teşekkür ediyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak üretimin ve ihracatın, ithalat bağımlılığının azaltılarak sürdürülebilir büyüme ve ihracat artışını sağlayacak politikaları uygulamayı, daha açık ve rekabetçi bir yapı içerisinde dünya ekonomisiyle bütünleşmeyi öngörüyoruz. Ülkemizin küresel değer zincirinde hâkim konuma gelmesi için tedarik ilişkilerini geliştirerek arz güvenliğinin sağlanmasını, hizmet ihracatını çeşitlendirerek turizm, sağlık, eğitim, lojistik, danışmanlık, yazılım ve finans gibi pek çok alanda küresel merkezlerden biri olmasını hedefliyoruz. Ticaret savaşlarının yoğunlaştığı, ekonomik operasyonların kur, faiz, sıcak para ve dijital unsurlar üzerinden tetiklendiği bir dönemde ekonomik güvenliğin de önceliğe alınmasının gerekli olduğunu değerlendiriyoruz. Ülkemiz ihracata yönelik teşvik edici politikalarla birlikte dünya ticareti içerisindeki payını her geçen gün artırmaktadır. Pandemiyle birlikte alternatif üretim üssü olma fırsatı yakalayan Türkiye, bu süreçte uyguladığı politikalarla riskleri fırsata çevirmiş ve ihracat performansını güçlü bir konuma taşımayı başarmıştır. Nitekim 2025 yılında ihracatımız önceki yıla göre yüzde 4,4 oranında artarak 273,2 milyar dolara ulaşmış, dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,04'e yükselmiştir, aynı dönemde hizmet ihracatı da 124,9 milyar dolara ulaşmıştır. Hizmet ihracatında elde edilen başarıyla Türkiye dünyada en yüksek hizmet ticaret fazlası veren 6'ncı ülke konumuna ulaşmıştır. İhracattaki ivme 2026 yılında da devam etmiş, yıllıklandırılmış ihracatımız Ekim ayında 285,6 milyar dolarla tüm zamanların zirvesine çıkmıştır. İhracatın yalnızca miktar olarak değil, teknoloji ve katma değer kompozisyonu bakımından da güçlenmesi sürmüştür, aynı dönemde yıllıklandırılmış ithalat ise 380,8 milyar dolara ulaşmıştır. Tüm bunların sonucunda mal ve hizmet ihracatıyla Türkiye'ye önemli bir ticaret büyüklüğüne erişmiştir. Bununla birlikte, Türkiye'nin 2053'te hedeflediği dış ticaret hacminin yakalanabilmesi için ilave pazarlar yanında işlem sürelerinin, gümrük hizmetlerinin ve lojistik sürecinin daha etkinleştirilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gibi atılımların sürdürülmesi önem arz etmektedir. Türkiye küresel ekonomideki risklere rağmen üretimden, istihdamdan ve ihracattan güç alan kalkınma vizyonuyla dünya ticaretindeki ağırlığını her geçen gün artıran bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Umuyoruz ki önümüzdeki dönemde küresel tedarik zincirlerindeki çeşitlenme eğilimi, enerji ve emtia fiyatlarındaki istikrarlı seyir, terörsüz Türkiye girişimiyle sağlanan huzur ve bölgesel istikrar ticaretimize önemli katkılar sunacak, ihracat artışımız desteklenecektir. Küresel ticaretteki arz-talep dengesizlikleri, bölgemizde devam eden istikrarsızlıklar, ülkemizin toptan ve perakende sektörünü de etkilemiştir. Perakende sektörü, özellikle gıda enflasyonunun tüketici enflasyonu içindeki payı dikkate alındığında sektördeki aksaklıkların ve yapısal sorunların giderilmesini önemli hâle getirmektedir. Sektörün sağlıklı işleyişi için Perakende Ticaret Kanunu'nda birçok değişiklik yapılmış olsa da mevcut aksaklıkları gidermek üzere gerekli ilave idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Piyasa gözetim ve denetimi teknolojik imkânlarla desteklenerek etkinleştirilmelidir. Esnafımızın finansmana erişim imkânları artırılmalı, ödeme kolaylığı sağlanmalı, üretimi sekteye uğratan engeller kaldırılarak desteklenmeli ve korunmalıdır. Perakende ve yaş sebze meyve ticaretinde sağlıklı bir üretim, depolama, dağıtım, pazarlama ve market sürecini inşa edecek şekilde, kurumlar arası eş güdümle köklü, kalıcı tedbirleri içeren bütüncül adımlar mutlaka atılmalıdır. Zincir market ve AVM'ler esnafımızın ticaretini, rekabetini ve geçimini olumsuz etkilemeyecek bir yapıda tanzim edilmelidir. Tekstil deri ve mobilya gibi geleneksel olarak rekabet üstünlüğümüzün bulunduğu sektörlerdeki birikimin marka oluşturmaya yöneltilmesi ve sektörde olası istihdam kaybının önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir.
İç ticaretteki olumlu gelişmelerden biri de elektronik ticarette sağlanan ivmedir. Bakanlığımızın 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de e-ticaret hacmi yüzde 52,2 artarak yaklaşık 4,5 trilyon TL'ye, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6,9'una ulaşmıştır. E-ticaretteki bu hızlı büyüme sahte ürün satışı, veri güvenliği, kayıt dışı faaliyetler, komisyon maliyetleri ve tüketici mağduriyetleri gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda e-ticaret mevzuatı yeni iş modellerine uyum sağlayacak ve güven arttıracak şekilde düzenlenmeli, haksız ticari uygulamalara yönelik denetim ve inceleme faaliyetleri artırılmalıdır. Özellikle gıda, enerji, telekomünikasyon, bankacılık, perakende ve dijital platformlar gibi geniş kitleleri ilgilendiren rekabet denetiminin büyük önem taşıdığı sektörlerde serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesi, vatandaşlarımızın kaliteli ürün ve hizmetlere daha uygun şartlarda ulaşabilmesi açısından Rekabet Kurumu faaliyetleri etkinleştirilmelidir. Bununla beraber, haksız rekabetin önlenmesinde ceza kesilmesi kadar küçük işletmelerin piyasaya girişini kolaylaştıran, girişimciliği destekleyen ve tüketiciye daha fazla seçenek sunan politikaların geliştirilmesi, iç piyasada adil rekabetin sağlanması ve tüketicinin korunmasına yönelik denetimlerin artırılması da gerekli bulunmaktadır.
Sayın Bakan, sayın milletvekilleri; gümrük işlemleri Bakanlığın başta gelen fonksiyonlarından birini oluşturmaktadır. Gümrükler ülkelerinin ekonomik sınırlarını koruyan ve uluslararası ticaretin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlayan temel kurumlardır. Türkiye'nin stratejik konumu da gümrüklerinin önemini artırmaktadır. Bu kapsamda, özellikle kayıt dışı ürünlerin ülkeye girişinin engellenmesinde, vergi kayıplarının önlenmesinde ve standartlara uygun olmayan ürünlerin piyasaya sunulmasının önüne geçilmesinde kilit role sahip gümrüklerimizde denetim ve güvenlikten taviz verilmeden işlem süreleri kısaltılmalı, fiziki ve beşerî kapasite desteklenmeli, mevzuat sadeleştirilmeli ve dijitalleşme yaygınlaştırılmalıdır. Gümrüklerdeki geçici depolama, muayene ve tespit alanı eksikliklerinin giderilerek teknik cihaz ve laboratuvar kapasitesi güçlendirilmeli, statü, hizmet sınıfı ve özlük haklarına ilişkin personel sorunları çözülmelidir. Özellikle kara sınır kapılarında araç bekleme süreleri azaltılmalı, lojistik altyapısı geliştirilerek sınır ticareti kolaylaştırılmalıdır. Açıklamanız da olmuştu, Türk tır şoförlerinin Bulgaristan ve AB sınır kapılarında yaşadığı taşıma maliyetlerini de artıran vize sorunu ihracatçımızla birlikte şoför esnafımızın da rahatlaması bakımından çözüme kavuşturulmalıdır. Türkiye üretim kapasitesi, ticaret altyapısı, coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusuyla sahip olduğu ekonomik avantajı adil, rekabetçi, yüksek katma değer üreten sürdürülebilir bir ticaret sistemiyle buluşturmalıdır.
Bu düşüncelerle bütçenizin hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.