KOMİSYON KONUŞMASI

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Bakan, aslında başka türlü başlayacağım ama gördüğünüz gibi, iktidarınızın yandaşlarının hiçbir karşılığı olmayan fonları 100 kat, 1.000 kat 2.000 kat artarken çiftçinin üzümü, zeytinyağının fiyatı yerlerde sürünüyor. İşte, Türkiye'nin ekonomisinin özeti bu.

Değerli Bakan, sizin bütçeniz de aslında diğer Bakanlıkların aksine, reel olarak büyüyen bütçelerden bir tanesi; yaklaşık yüzde 16,6 reel bir bütçe büyüklüğünüz olacak.

Ve Sayın Bakanım, ben sizi dikkatle dinledim. "Rekor" lafını çok kullandınız ihracattan bahsederek ama az enflasyon, az market, hiç mutfak ve karbon kullanmadınız. Şimdi ben en çok övündüğünüz noktadan başlamak istiyorum: Dış ticaret rakamlarından bahsetmek istiyorum. Değerli Bakanım, "ihracat rekorları" diyorsunuz. Birinci soru şudur: İhracat rekorları bu ülkede -dediğiniz rekorlar- refaha dönüşüyor mu? Ben hep şunu söylerim: En iyi şey haddini bilmektir. Dış ticarette de dış ticaret hadlerini bilmek gibi bir sözü size hatırlatmak isterim. Neden bunu söylüyorum? Bakın, Bakanlığınız döneminde dış ticaret hadleri hep 100 puanın altında, bakın, hep 100 puanın altında. Bu size neyi ifade ediyor? Durum şu: İhraç ettiğimiz mallardan elde ettiğimiz birim gelirle geçmişe kıyasla daha az ithal mal satın alabiliyoruz ya da ihraç edilen ürünlerin fiyatları dünya piyasalarında düşerken veya sabit kalırken ithal edilen ürünlerin fiyatı sürekli artıyor ve aynı miktarda mal ithal edebilmek için her yıl daha fazla mal ihraç etmek gerekiyor. Bunun doğal sonucu ne, biliyor musunuz? Kaynak transferi, ülkenin kaynaklarını, işçinin emeğini daha ucuza başka ülkelere transfer ediyorsunuz demektir bakın, bunun doğal sonucu budur ve dolayısıyla siz bu rakamlarla övündüğünüz sürece sorunun farkına varamıyorsunuz demektir ve çözüm önerisi ve buna kaynak ayırmakta gecikiyorsunuz demektir. Çözüm belli: Yüksek teknoloji, marka ve inovasyona dayalı bir dönüşüm yapmak gerekiyor. Sayın Bakanım...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Olmamış mı?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Olmadı tabii ki.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Orta, yüksek ihracat ne olmuş, duymadın mı?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Şimdi, bakın, ben size bir rakam vereceğim. Bakın, dış ticaret açığı rakamları. Hep 2002'den kıyaslıyorsunuz ya, 2003'ten 2025'e kadar verdiğiniz dış ticaret açığı toplam rakamı ne kadar biliyor musunuz? 1 trilyon 530 milyar dolar civarında. İşte, bu kadar. Bu açık, aynı zamanda bir kaynak transferi anlamına da gelir yabancı ülkelere. Siz, yirmi iki yılda bu açığı 4 katına çıkardınız, 4 katına çıkardınız. Hep "İhracatta şampiyonuz." diyorsunuz ama Sayın Bakanım, ihracatta dolar da tamam, rakamı artırıyorsunuz, miktarlarda durum ne? Bakın, miktarlarda durumu ben size söylemeyeyim, sizin kendi analizlerinizde küçüldüğü belli. Sayın Bakanım, sizin miktar analizlerinizde küçülmeyi zaten kendi raporlarınızda siz söylüyorsunuz. Bu yıl yüzde 3,5'a düşeceğini söylüyor bütçe teklifi. Birim fiyatında yüzde 7 artacağını söylüyorsunuz. Dolayısıyla asıl rekorunuz ne? İthalat, ithalat asıl rekorunuz, onu niye görmüyorsunuz? Siz, ihracattaki payımızdan bahsediyorsunuz. Bakın, diyorsunuz ki: "1,04'e çıkardık, 2002'de 0,55'ti." Peki, Sayın Bakan, 2023'te kaçtı? 2023'te 1,08'di, siz 1,04'e düşürdünüz ihracattaki payınızı. Peki, ithalattaki payınız ne oldu? İthalattaki payınız da daha fazla oldu, 1,4'lerde. Dolayısıyla, dünyada ihracattaki pay açısından 31'inci sırada, ithalattaki pay açısından 21'inci sıradasınız, dış ticaret açığında 5'inci sıradasınız ve eğer bir rekordan bahsedeceksek o rekor, ithalat şampiyonluğudur. Bunu bir de buradan siz de paylaşmak isterim Değerli Bakan.

Değerli Bakanım, bir başka noktamız şu: Esnaf, kooperatif söylemde var ama bütçede ne yazık ki minimum düzeyde. Esnaf kredisi miktarı 2025'te 175,8 milyar, şimdi 2027'de 180 milyar hedefleniyor. Enflasyonu yüzde 21 öneriyorsunuz. Ya, Allah aşkına bari enflasyon oranında artırın. Sizin vicdanınız enflasyondan daha kötü ya, esnafa karşı. Vicdanımız enflasyondan daha kör. Değerli Bakanım, bakın, kurulan kooperatif sayısı 305'ten 170'e hedefliyorsunuz, kooperatiflere yıllık destek 80 milyon lira. Kooperatifçilik eğitimi vereceğiniz kadın sayısında hedefinizi 608'den 100'e düşürmüşsünüz. Şimdi, dolayısıyla, esnafı, kooperatifçiyi nasıl düşündüğünüzün açık göstergesi bunlar, açık bir göstergesi.

Şimdi bir de sizin Sayıştay raporlarını gösterdiği hassasiyetten bahsetmek isterim. Harcanmayan ödeneğiniz olduğu hâlde verilen ek ödenekten bahsediyor Sayıştay raporları. Bakın, harcanmayan ödeneğiniz olduğu hâlde, ek ödenekten bahsediyor. Kanıtlayıcı belgesi olmayan 439,9 milyon TL tahsilattan bahsediyor Sayıştay raporları veya yine, aynı Sayıştay raporları, döner sermayeden harcanan ve Meclisin önüne gelmeyen 1,66 milyar TL'den bahsediyor. Aynı Sayıştay raporları, 12,9 milyon TL'lik hukuk ödeneğinin 960 milyon TL'ye çıktığını söylüyor, tam 75 katlık bir sapmadan bahsediyor Değerli Bakanım. Dolayısıyla, bunların hesabının da Meclise verilmesi gerekir.

Bir başka nokta: Şimdi, ihracattan bahsediyorsunuz, Serbest Bölgeler Müdürünüz burada. Yirmi iki yıllık seviyesini hâlâ serbest bölgeler yakalayamadı, hâlâ yakalayamadı. Oysa serbest bölgelerle ilgili hayallerimiz başkaydı. Biz, Türkiye'de ihracata dayalı üretimi destekleyecek bir serbest bölgeler modeli çalıştık ama gözüken tablo, serbest bölgelerin payının hızla düştüğü ve 2022 yılındaki seviyesini de yakalayamadığını gösteriyor. Bunu dikkatinizi çekmek için söyledim.

Evet, şirketlerimiz var, 2023 yılında 25.883 olan kapanan şirket sayısı, 2025'te 33.270; konkordato sayısı 519'dan 2.817. İşte, ne ticaret ne Adalet Bakanlığı konkordato iflas verilerini düzenli bir şekilde yayınlamıyor. Oysa biz bunu, bu verileri başka yerlerden alıyoruz. Bu verilerin düzenli bir şekilde yayınlanması gerekiyor ve bu tablo, gerçekten alarm zili tablosudur. Buraya dikkat çekmek gerekir Sayın Bakanım. Konkordato sayısı, artan konkordato sayısı, artan kapanan şirketler sayısı.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Biz de bakalım, nereden aldınız veriyi?

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Seninle özel çalışırız, biz Bakanla konuşuyoruz.

Şimdi, Değerli Bakanım, bakın, ihracatı desteklemek için yirmi iki ayda 1,9 trilyona kaynak ayırmışız, faiz sübvansiyonuna 541 milyar ayırmışız. Esnafa verdiğiniz kredi bu sübvansiyondan daha az biliyor musunuz? Hatta yarısına gelir, 344'lerde yirmi iki ayda ve esnafın kredisinin sübvansiyon oranını da düşürmüşsünüz yani anlatabildim mi? Bunu da düşürmüşsünüz, bundan vazgeçmeniz gerekir.

Tutarlılığınız açısından, sunduğunuz tabloların tutarlılığı açısından size bir şey söylemek isterim: 2025 yılıyla ilgili, cari açığı buraya geldiğinizde ne söylemiştiniz? Ben size söyleyeyim: "1,3" demiştiniz. Şimdi ne sundunuz? "1,9" dediniz. Ne hedeflediniz? 2,6 hedeflediniz. Bakın, ben söylemedim, Bakan söyledi. 2025-2026; Değerli Bakanım, bu verileri size ya tutarlı ve doğru sunmayan birimleriniz var ya da gerçekten öyle bir ekonomi yaratmışsınız ki hiçbir şey öngöremiyorsunuz. Şimdi, buradan şuraya gelmek isterim: Büyük bir kriz yaşanıyor, fon krizi. Hisselerle ilgili krizler var, sizin Bakanlığınızın bütçesini de etkileyecek. Desteklemeniz gereken geniş esnaf kesimleri olacak. Peki, bununla ilgili bir acil eylem planınız var mı? Bu bütçeyle hazırladıysanız çok büyük sapmalarla önümüzdeki yıl buraya geleceksiniz. Ben sizi bununla ilgili olarak uyarmak isterim Değerli Bakanım.

Şimdi, cezaları kestiniz. Ne dediniz? "3 milyar ceza." Peki, bu alandaki en önde gelen firma liderinin altı aylık kârı ne kadar biliyor musunuz, lider firmanın? 15 milyar; 3 milyar ceza kestiniz. Fahiş fiyatla ilgili ne kadar ceza kestiniz? 215 milyon. Sebze, meyveciden ilk dört ayda ne kadar ceza kestiniz? 330 milyon kestiniz yani sebze, meyveciye 330 milyon ceza, fahiş fiyata da -az önce arkadaşlarımızın anlattığı, değerli milletvekillerimizin anlattığı- 215 milyon ceza kestiniz. Burada adalet kantarı var mı Değerli Bakanım? Burada da ne yazık ki adalet kantarı kaçmış durumda.

Sözün özü, önümüzdeki dönem ciddi krizlere gebe bir dönem ve Bakanlığınızın bu hazırladığınız bütçe taslağıyla bu tercihlerle gittiği durumda krizi daha derinleştiren bir pozisyondasınız, esnafı daha kötü hâle getirebilecek bir pozisyondasınız.

Saygıyla sunarım.