KOMİSYON KONUŞMASI

ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Bakan, değerli üyeler; hepinizi selamlıyorum. Sayın Bakan, hoş geldiniz.

Sanayi meselesine girmeden önce şunu söylemekte fayda var, herkesin de söylemesi gerekiyor: Bu ülkede paradan para kazanma, finanstan finans kazanma olduğu sürece maalesef üretime kıymet verilmiyor, üreticiye kıymet verilmiyor, sanayiciye de kıymet verilmeyecek. Bunu belirtelim yani 21'inci yüzyılın en büyük vurgunu bu içinde bulunduğumuz günlerde yaşanıyor. Milyarlarca lira, milyarlarca dolar heba edildi, âdeta devletin bürokratı, devletin milletvekilleri, devletin eski bakanları, devletin yeni kadroları ya da hükûmetin yeni kadroları buna önayak oldular Sayın Bakan. Doğrudur, bazı gelişmeler var. Urfa'da da TEKNOFEST oldu, kitlesel katılım da oldu. Bazı şeyler popülist bir şekilde de yapılıyor. Tabii, burada yapılan emeği de inkâr etmiyoruz. Teknik, teknolojik anlamda kimi gelişmeler var. Sadece yapay zekâ, teknik teknoloji, savunma sanayisi dışındaki tüm sanayiyi gözden çıkardınız. Urfa'da, şimdi arkadaşlar burada bahsediyor "Şu organize sanayi bölgesinde şu teşvik verilmesi, bu teşvik verilmesi gerekiyor." Şimdi, gidin Siverek'e, Sayın Bakan, su yok. Yeni bir sanayi bölgesi, maalesef 10 kilometre ötede su var, o suyu ne zaman Siverek Organize Sanayi Bölgesi'ne getireceksiniz? Urfa'da hâlen sanayi bölgelerinde altyapı problemleri var, elektrik problemi var, doğal gaz problemi var, enerji problemi var, katma değer durumu problemlidir. Bakınız, tarımın merkezidir. Tarımın merkezi olduğu için orada üretilen ürünlerin katma değerini artırmak gerekiyor, teşvik vermek gerekiyor, kredi vermek gerekiyor. İşte, şu an içinde bulunduğumuz Türkiye yönetim sisteminde üreticiye kim kıymet verir? Yılda en fazla kendi gelirlerini yüzde 20, yüzde 15 oranında artıran bir sanayici var, bir üretici var; kim buraya ilgi duyar? Kurulmuş bir Ponzi sistemi, herkese "Gel, gel." deniliyor, tüm finans, tüm sermaye oraya bir akış yapılıyor. Bakınız, bu ülkede önemli şirketler dahi fona girdiler. Bir yılda 1'e 10, 1'e 20, 1'e 100, yani bunun haddi hesabı yok. Devlet aklı ya da hükûmet oturup bunun yüzleşmesini yaşamalıdır. Şu an AK PARTİ milletvekilleri biraz da mütevazı olmalı bence yani biraz bunun mahcubiyetini yaşamaları gerekiyor ama bölgeler arası eşitsizlikten bahsedilince maalesef biraz reaksiyon gösteriyorlar. Şimdi, bir İstanbul ile Urfa'daki durum bir midir ya da Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, Çukurova bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin geri kalmışlığını biz burada konuşmayacak mıyız? Yüz yıldır yaşanan bir problem var, yatırımda problem var, sanayicilikte problem var, bölgeler arası eşitsizlik var; belki siz bir noktaya getirmeye çalışıyor olabilirsiniz, buna bir şey demiyoruz ama yetmez, daha fazla pozitif ayırımcılık yapılmalıdır ki o haritadaki tablo değişmelidir, o haritadaki tablo asgari düzeyde aynı renge bürünmelidir. Bu noktada bölgenin en azından altyapısı, üstyapısı, elektriği, doğal gazı, en temel ihtiyaçları karşılanmalıdır ama bizim Hükûmetten çok umudumuz yok çünkü ipin ucunu kaçırmış durumdadır. Artık milyonlarca insan yatırımı nereye yapıyor, biz görmekteyiz, tüm halkımız görmektedir. Milyar dolarlarca parayı sıfırladınız. Bu ancak AK PARTİ Hükûmetinin yeteneğiyle olabilirdi. Bunda sizin bürokratlarınız var, sizin çalışanlarınız var, sizin siyasetçileriniz var ama en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edilmiyor, en ufak bir eleştiriye bile müsamaha gösterilmiyor. Biz elbette ki tüm bölgeler arasındaki eşitliğin sağlanmasını istiyoruz. Urfa'daki bu bahsettiğimiz temel meselelerin de çözülmesi elzemdir.

Tekrardan ben herkesi selamlıyorum. Umarım bu bütçeden sanayici ve işçi istediği payı alır.

Saygılar.