| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .10.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.
Sembolik bir şey. Sayın Başkana sorduk: "Bu müşavir kadrolarına kaç kişi var?" diye, cevap verilmedi; belki yazılı verilecektir. Ancak şöyle bir olay olduğunu biliyoruz: Şimdi, normalde 80 kadro var fakat bir de bir kanun var; bu kanundan, belli kadrolarda olan insanların görevden alınmaları durumunda otomatik olarak artan bir müşavir kadrosu var. Şimdi, bir de buralarda -yani çok ciddi problem var- böyle bir şey olmaz, devlette böyle şey olmaz. Yani idari uzman olarak, başmüşavir, müşavir olarak bunların sayısını bilmek durumundayız. Bunları işe geliyorlar mı, gidiyorlar mı? Onu bilmek durumundayız. İstanbul'da yaşayıp hiç işe gelmeyen insanlar var ve bunlar çok yüksek ücret alıyorlar.
İşin diğer bir tarafı da insan gücüne ihtiyacımız var bizim ülke olarak. Niye biz bunları kullanmıyoruz? Bunları kullanmamız lazım. Dolayısıyla, gerçekten burada "müşavir" kadrolarıyla ilgili ciddi bir sorun olduğunu net bir şekilde biz görüyoruz, bu konuya dikkat çekmek istedim.
Bir de Sayın Başkanın az önceki verdiği cevaplar da şu çok önemliydi: "Terör örgütü yöneticilerinin ne dediğinin bir önemi yok." dedi. Bu güzel bir şey fakat bu süreci yöneten terör örgütünün lideri. Abdullah Öcalan bu sürecin içerisinde değil mi? "Onların söylediğinin bir kıymeti yok." diyorsunuz, keşke öyle olsa; biz de zaten onu diyoruz. "Muhataplarımız Parlamentodaki siyasilerdir." diyorsunuz. Öyle bir şey yok. Niye heyetler gidip geliyor o zaman? Yani bu, baktığınız zaman güzel bir cümle ama pratikte bir anlamı olan bir cümle değil; pratik böyle gitmiyor. Abdullah Öcalan bu sürecin yürütücüsü. O yüzden "kurucu önder" diye söyleniyor, değil mi?