KOMİSYON KONUŞMASI

SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Meclis bütçesini görüşüyoruz ancak bu bütçenin demokratik değerini halkın diline, emeğine ve yaşamına ne kadar güvence sağladığı belirler. Bugün Meclisin kendi uygulamalarına bu sorumlulukla bakmak istiyorum.

Sayın Meclis Başkanı, barış ve demokratik toplum sürecinde Meclisin sorumluluk üstlenmesini önemsiyoruz. En başından beri bunu ifade ettik. Kürt meselesinin demokratik çözümü için bu çatının müzakerenin, eşitliğin ve ortak yaşam iradesinin merkezi olması gerektiğini savunuyoruz ancak burada temel bir çelişki var: Barışın konuşulduğu Meclis çatısı altında Kürtçe susturuluyor. Barışın dili yalnızca Türkçe olamaz. Barış her halkın ana dilinde güzeldir. Asıl anlamını, hiçbir dilin susturulmadığı bir ülkede bulur. Kürt halkından ortak bir geleceğe inanmasını bekleyip onun dilini ortak hayatın dışında bırakırsanız, temsilcilerini dinleyip anadilini tutanaktan çıkarırsanız, barışı tartışırken bu taleplerin Kürtçe söylenmesini engellerseniz toplumsal barışa ve ortak yaşama olan güven zedelenir. Kürtçenin kamusal statüsünü soran önergelerimiz kişisel görüş gerekçesiyle iade ediliyor. Kürtçe sözlerimiz tutanaklarda bilinmeyen dil veya "x" olarak yer buluyor. Oysa tutanak burada söylenenin kaydıdır, söylenen Kürtçe ise kayda geçmesi gereken de Kürtçedir. Bir dili kayıttan çıkarmak, o dili konuşan milyonların temsilini eksiltmektir. Dahası, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda dahi Kürtçeyi engellediniz, barış anneleri acılarını ana dillerinde anlatmak istedi, buna izin vermediniz. Bir annenin evladına duyduğu özlemi, yaşadığı kaybı, barış umudunu hangi dilde anlatacağına siz karar verdiniz. Barış için kurulan komisyonda bile Kürtçeye yer açılmıyorsa ortak gelecekte Kürtçeye nasıl bir yer öngörüyorsunuz? "Kürtçenin tutanaklara adıyla ve aslıyla geçirilmesi, tercüme hizmeti sunulması ve önergeler üzerindeki sansürün kaldırılması için ne zaman adım atacaksınız?" diye buradan sormak istiyoruz.

Sayın Başkan, Meclis çocukların ve kadınların, hele ki kendi bünyesinde çalışıyorsa güvenliğini sağlamakla da yükümlüdür. Mesleki Eğitim Merkezi yani MESEM kapsamında Meclis lokantasında staj yapan çocuklar cinsel taciz ve istismara maruz bırakıldı. Meslek öğrenmek için geldikleri yer Meclisti ama yine de güvende değillerdi. MESEM'i tartışırken çocukların ucuz ve korunmasız iş gücüne dönüştürülmesine hep itiraz ettik, bu gerçekliğe sizler de hep kulaklarınızı kapattınız. Ucuz iş gücü hâline getirdiğiniz çocukları Mecliste dahi koruyamadınız. Meclis çalışanı Saliha Akkaş'ın boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürülmesini de unutmadık. Kadın çalışanların şiddet karşısında güvenle başvurabilecekleri, etkili destek alabilecekleri mekanizmalar yaşamsaldır. Çocukların ve kadınların korunması için bağımsız başvuru, erken müdahale ve destek mekanizmalarını hangi takvimle kuracak, bunlara ne kadar kaynak ayıracaksınız? Kanunların yapıldığı Mecliste çocuklar korunamıyor, kadınlar güvende yaşayamıyorsa ülkenin geri kalanında yaşananları varın siz düşünün diyoruz.

Sayın Başkan, birçok milletvekili de gündem yaptı ben de yinelemek istiyorum çünkü tekrarın zararı yok. Meclis kendi çalışanlarının emeğinin karşılığını ve haklarını güvence altına almakla da yükümlüdür. Yasama ve denetim faaliyetlerinin yükünü taşıyan danışmanlar yıllarca mesai sınırı olmaksızın emek veriyor ancak bu emek iş güvencesinden ve iş sonu tazminatından yoksun bırakılıyor, güncellenmeyen ücret göstergeleriyle değersizleştiriliyor. Her bütçede tekrarlanan sözler artık somut düzenlemelere dönüşmeli, danışmanların sorunları çözülmelidir. Bu adalet talebi mutfaktan çay ocaklarına kadar Meclisin bütün emekçileri için geçerlidir. Mutfakta, temizlikte ve çay ocaklarında çalışan emekçiler de personel eksikliği, ağır iş yükü ve statü eşitsizlikleriyle karşı karşıya. Aşçıların mesleki statüsü ve çalışanların kıyafet yardımı talebi karşılanmalıdır. Bu bütçede, danışmanların ve diğer tüm emekçilerin sorunlarını çözmek ve "eşit işe eşit ücret" sağlamak için hangi somut adımları atacaksınız? Meclis hak, hukuk, adalet, emek ve eşitlik bakımından ülkenin aynasıdır. Bu aynadaki karanlık tabloyu değiştirmek sizin sorumluluğunuzdur. Ana dili dışarıda bırakılan Kürt anneler, yaşam hakkı korunamayan kadınlar, emeği sömürülen ve istismara maruz bırakılan çocuklar, alın terinin karşılığını alamayan bütün emekçiler ekmek, barış ve adalet için bu Meclisten söz değil haklarını güvenceye alacak, çözüm üretecek adımlar bekliyoruz, Bu bütçede değilse ne zaman?