| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .10.2026 |
SÜMEYYE BOZ (Muş) - Teşekkürler.
Sayın Başkanlar, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar ve basın emekçileriyle birlikte burada hazır bulunan bütün bütünü, yapıyı selamlayarak başlamak istiyorum.
Barış ve demokratik toplum sürecinde Meclis çerçeve yasayı kabul ederek önemli bir siyasi sorumluluk üstlendi. Şimdi de bu sorumluluğun gereği sürecin güvenlik bürokrasisinin değerlendirmelerine bırakılmasına izin vermemek, alınan kararları, atılan ve atılmayan adımları halk adına denetlemektir gerekli olan. Meclis yasayı kabul etti, evet ancak yasanın uygulamaya geçmesinde belirleyici olan değerlendirme güvenlik kurumlarına bırakıldı. Bu durum, halkın temsilcilerinin sürecin gidişatını ne derecede, ne ölçüde etkileyebileceği sorusunu, bununla birlikte halkın temsilcilerinin halkın barış talebine ne kadar katkı sağlayabileceğinin de tartışma konusu olmaya açmış durumda. Barış ve demokratik toplum süreci toplumun bilgisi ve demokratik siyasetin iradesiyle ilerleyebilir çünkü. Sürecin takvimi, kararların gerekçeleri ve gecikmeler Meclise açıklanmalıdır. Halk, kendi hayatını ve geleceğini ilgilendiren kararların nasıl alındığını bilme hakkına sahiptir. Sürecin siyasi sorumluluğu ve demokratik denetim Meclis zemininde güçlendirilmelidir. Bu nedenle de izleme komisyonu sadece kendisine sunulan bilgileri kayda geçiren bir yapı olarak kurulmamalı; yürütmeden bilgi ve belge alabilen, yetkilileri dinleyebilen, sürecin aksayan yönlerini Meclisin ve toplumun önüne getirebilen bir komisyon olmalıdır. Kadın örgütlerinin, baroların, insan hakları kuruluşlarının, kayıp yakınlarının ve süreçten doğrudan etkilenen kesimlerin sözünü duymayan bir mekanizma eksik kalacaktır.
Sayın Başkan, Meclisin sorumluluğu demokratik siyasetin alanını genişletmeyi de içeriyor takdir edersiniz ki. Seçilmiş iradeye müdahalelerin sürdüğü, kayyım politikasının devam ettiği, Kürtçenin kamusal kullanımının engellendiği bir ülkede barış ve demokratik toplum süreci ancak hak ve özgürlükleri güvenceye alan adımlarla güçlendirilebilinir. Bu nedenle de çerçeve yasanın uygulama koşullarına ilişkin güvenlik bürokrasisinin belirleyici konumuna karşı Meclisin denetim hakkını nasıl koruyacağınızı merak ediyorum. İzleme komisyonu ne zaman kurulacak ve yürütmeden hesap sorabilmesi için hangi imkânlar sağlanacak, aktarmanızı bekliyoruz.
Değerli milletvekilleri, bir diğer konu Kamu Denetçiliği Kurumu. Eğer bir ülkede kamu gücünün nasıl kullanıldığını öğrenmek istiyorsanız o kamu gücünün karşısında hakkını arayan kişilerin yaşadıklarına bakmak gerekiyor. Bu nedenle, KDK'nin bütçesini görüşürken de Kurumun yurttaş karşısındaki sorumluluğunu konuşmak zorundayız. Cezaevlerinden KDK'ye gelen başvurulara bakalım mesela; mahpusların sağlık hizmetine erişimi, hastaneye sevkleri, ailelerinden uzaklarda tutulmaları ve haberleşme hakları konusunda benzer sorunlar tekrar tekrar kurumun önüne geliyor. Aynı zamanda cezaevi yönetimi ve politikaları da devam eden sürece dair de endişeleri ve soruları ortaya çıkarıyor. KDK başvuruları tek tek sonuçlandırmanın ötesinde tekrar eden sorunların nedenlerini ortaya çıkarmak için ne yaptı mesela? İdarenin cevabı dışında mahpuslarla görüşüldü mü? Yerinde inceleme yapıldı mı? Tespit ettiğiniz sorunların giderilmesi için Adalet Bakanının sorumluluğu Meclis önüne getirildi mi? Kadınların, engellilerin kamu hizmetlerine erişemediği; çocukların eğitim hakkı önündeki engellerin sürdüğü durumlarda tek bir başvuruyu çözmek yeterli değildir. KDK'nin tavsiyesine uymayan ve "Ben bu tavsiyeleri yerine getirmeyeceğim." diyen kurumlar ve idare açıklama yapmakla yetinirken hakkı ihlal edilen kişi yeniden beklemek ve başka yollara başvurmak zorunda kalıyorsa denetim yükü yurttaşa yüklemiş demektir. Kurum uygulanmayan kararları ve bunların sonuçlarını Meclise taşımalı, idarelerin sorumluluğu kamuoyundan gizlenmemelidir.
Sayın Başkan, Meclisin barış ve demokratik toplum sürecindeki sorumluluğu da Kamu Denetçiliği Kurumunun hak arayan yurttaş karşısındaki görevi de aynı ilkeye dayanır: Kamu gücünü kullananlar halka hesap vermelidir ilkesi. Meclis, barış ve demokratik toplum sürecinin iradesini güvenlik bürokrasisine bırakmamalı, Kamu Denetçiliği Kurumu da hakkını arayan idarenin insafına terk etmemelidir. Halkın iradesinin ve haklarının güvenceye alınmadığı yerde denetimsizlik kamu gücünü korur ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)