| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .10.2026 |
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Teşekkürler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 2027 yılı bütçesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz aldım, değerli hazırunu saygıyla selamlıyorum.
Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin 103'üncü yılını kutluyor, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum.
Sayın Başkan, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilirken milletimize neler vadedildiğini hepimiz hatırlıyoruz. Yasama ile yürütmenin birbirinden ayrılacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin güçleneceği, milletvekillerinin kanun yapma yetkisinin daha da etkin kullanılacağı ve Meclisin denetim görevinin daha bağımsız bir şekilde yerine getirileceği ifade edildi. Yasamanın yürütmeden tam anlamıyla ayrılacağı ve yürütme karşısında tamamen bağımsız bir şekilde hareket edeceği savunulmuştu. Aradan yıllar geçti, söylenenlerin hiç de doğru olmadığı ortaya çıktı. Bırakın iktidar ile muhalefetin ortaklaşa kanun yapmasını, muhalefet milletvekillerinin hazırladığı kanun tekliflerinin ciddiye alınmadığı, önerilerin tamamının reddedildiği bir Meclis tablosuyla karşı karşıyayız.
Sayın Başkan, Meclis, yalnızca sarayda hazırlanan tekliflerin iktidara mensup birkaç milletvekilinin imzasıyla getirilen, iktidarın kararlarını onaylayan bir kurum olmamalıdır. Meclis, milletin bütün kesimlerinin sesinin duyulduğu, farklı görüşlerin tartışıldığı ve ortak aklın ortaya konulduğu bir yer olmalıdır.
Sayın Başkan, bir başka mesele de Meclisin denetim yetkisidir. Yasama ile yürütmenin birbirinden ayrılacağı söylenirken parlamenter sistemde bulunan gensoru mekanizması ortadan kaldırılmıştır. Bakanlar artık, milletvekilleri arasından değil de bürokratlar arasından seçilmekte, Meclise karşı siyasi sorumlulukları da eski sistemdeki gibi işlememektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nasıl ki kendi Bakanlığına dezenfektan satan Ticaret eski Bakanına hesap soramadıysa aynı şekilde asrın fon vurgununda Sayın Maliye Bakanına hesap sorulamamış, Sayın Bakan Meclise gelme nezaketini dahi göstermemiştir. O hâlde, soruyoruz: Meclisin denetim gücü gerçekten hangi araçlarla ve ne ölçüde güçlendirilmiştir?
Değerli milletvekilleri, terörsüz Türkiye süreci kapsamında oluşturulan komisyon da bu açıdan değerlendirilmelidir. Bu Komisyon hangi yasaya ya da hangi İç Tüzük'e göre kurulmuştur? Ülkemizin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konu, komisyonun kuruluş yöntemi, hukuki dayanağı ve yetkileri kamuoyunda çok büyük tartışma konusu olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tıpkı aman diler gibi bebek katili bölücü başının ayağına İmralı'ya gönderilmiştir. İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu da komisyonun hukuki niteliğine ve amacına ilişkin itirazlarını her fırsatta dile getirmiş ancak iktidar ve muhalefet kanadından dinleyen olmamıştır. Böylesine önemli meselelerde Meclisin kurumsal yetkileri, çalışma usulleri ve sorumlulukları açık olmalıdır. Millî meselelerde uzlaşma elbette önemlidir ancak uzlaşma şeffaflıktan ve hukuki güvencelerden bağımsız düşünülmemelidir.
Meclisin gücü yalnızca milletvekillerinin yetkileriyle ölçülmez. Bu çatının altında görev yapan çalışanların hakları da aynı derecede önemlidir. Milletvekili danışmanları, grup danışmanları ve büro personeli gece gündüz, hafta sonu demeden görev yapmaktadır. Buna rağmen iş güvencesi, iş sonu tazminatı, fazla mesai, ücret ve sosyal haklar konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi hazırlanırken yalnızca bina, araç, hizmet ve diğer harcama kalemleri değil burada görev yapan personelin alın teri de dikkate alınmalıdır. Çalışanların özlük hakları iyileştirilmeli, statüler arasındaki adaletsizlikler giderilmeli ve görev sonrasında yaşanan mağduriyetlere çözüm üretilmelidir.
Sayın Başkan, bizim talebimiz açıktır; güçlü bir Meclis, güçlü bir demokrasi demektir. Güçlü bir Meclis, yürütmeyi etkili biçimde denetleyen, muhalefetin sesini duyan, ortak kanun yapımına imkân sağlayan ve çalışanların hakkını koruyan bir Meclistir diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.