| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .10.2026 |
OSMAN CENGİZ ÇANDAR (Diyarbakır) - Sayın Başkanlar, değerli hazırun; bu 28'inci Dönem Meclisi 1923'ten bu yana getiren yüz yılı aşkın süre içinde temsil gücü en yüksek parlamento sayılabilir. Kayıtlı seçmenlerin yüzde 80'i kullanılan oyların yüzde 95'ini yansıtıyor. 15 siyasi parti temsil ediliyor, bu, rekor sayı. AK PARTİ'nin ilk kez iktidara geldiği 2002 Kasım seçimlerinden oluşan parlamentonun kayıtlı seçmenlerin yüzde 42'sini temsil ettiğine bakılırsa bu Meclisin ne derece büyük bir temsil gücü olduğu daha da iyi anlaşılır. Nitekim, böyle bir temsil gücü olan parlamentodan 10 Ağustosta 467 oyla çerçeve yasanın, 7595 sayılı Yasa'nın çıkmış olması çok değerlidir, ülkemizin barış ve demokratik toplum istikametinde çok önemli bir adım olmuştur. Malumunuz, Meclisin Sayın Devlet Bahçeli'den sonra -o da ay farkıyla- en yaşlı üyesiyim. Bununla birlikte, ilk kez üç yıldır milletvekilliği yapıyorum yani bu Meclisin çaylaklarından biri sayılırım. Benim gibi 335 milletvekili daha var. Bu Meclisin yenilenme oranı ise yüzde 63'ün üzerinde, oran bakımından dünya parlamentoları arasında 2'nci sırada yer alıyor.
28'inci Dönem Milletvekili olarak bulunduğum üç yıl içinde en sık duyduğum sıfatların başında "yüce Meclis" "Gazi Meclis" ve "millî iradenin tecelligâhı" gibi sıfatlar geliyor. Böyle bir Meclisin mensubu olmak çok gurur verici olmalı diye düşünüyor insan ama 2023'ten bu yana geçen üç yıl içinde gördüm ki çerçeve yasa istisnası bir yana, her birimiz, aslında birer figüran rolüne tayin edilmiş gibiyiz çünkü iktidar bloku milletvekilleri de dâhil, yasa yapım süreci dışında tutuluyoruz. Hemen her yasa tasarısı bu bütçe dâhil Külliye'de hazırlanıp buraya intikal ediyor ve parmak hesabıyla hızla yasalaştırıp buradan geçiriliyor. Özellikle, muhalefet işlevi, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde tümüyle etkisizleştirmiştir, hangi sıfatı kullanırsanız kullanın, Meclis yürütmenin, daha doğrudan bir nitelemeyle Külliye'nin noterlik kurumu hâline gelmiştir. Sayın Numan Kurtulmuş Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama yılını açış konuşmasında bakın ne demiş, tutanaktan okuyorum: "Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Parlamento olarak denetim kudretimiz yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir." Sayın Kurtulmuş'un konuşma metnindeki bu cümlelerinin mürekkebi kurumadan "yüzyılın en büyük soygunu" olarak nitelendirilen fon krizi konusunda ısrarla bir Meclis araştırması komisyonu kurulması için verilen öneriler reddedildi. Muhalefet partileri arasında bu konuda uzlaşma ve beraberlik çerçeve yasa üzerinde bile sağlanamamıştı ama olmadı işte. Meclisin temel görevlerinin başında gelen denetim görevi yerine getirilemedi, hemen her konuda aynı manzara geçerli. Sayın Numan Kurtulmuş'un açılış konuşmasındaki sözlerine bir kez daha başvuracağım, şöyle demişti: "İç Tüzük çalışmalarını Parlamentomuzun etkinliğini artıracak bir anlayışla ele almak durumundayız. Milletvekillerimizin bilgi ve tecrübesi mutlaka kanun yapımına daha fazla yansıtılmalıdır. Parlamenterlerin söz hakkını koruyan, tekliflerini yeterince tartışmaya açan bir İç Tüzük yapılmalıdır." Sayın Başkan, bugün yaptığınız konuşmada nedense bu can alıcı hususa hiç değinmediniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi yürütmenin noterliğini yapan bir hâlde tutuldukça korkarım yüce Meclis, Gazi Meclis, millî iradenin tecelligâhı gibi sıfatlar gök kubbede hoş bir seda olmaktan daha ileri gidemeyecektir.
Teşekkür ediyorum.