KOMİSYON KONUŞMASI

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün görüşmekte olduğumuz Meclis bütçesini iki temel hat üzerinden ele almak istiyorum. Öncelikle, Meclisin tarihsel sorumluluğundan başlayacağım. Bu çatı altında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuyla Meclis müzakere sürecinin seyircisi olmaktan öte kurucu bir rol üstlenebileceğini gösterdi, toplumun farklı kesimlerini dinledi, Sayın Abdullah Öcalan'la doğrudan görüşme gerçekleştirilebilen bir zemin oluşturdu. 10 Ağustosta 468 oyla kabul edilen ve Resmî Gazete'de yayımlanan çerçeve yasayla uzun ve önemli bir yolun ilk adımı atıldı. Şimdi önümüzde bu süreci ilerletme ve kalıcı sonuçlara ulaştırma sorumluluğu bulunuyor. Aradan iki ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen yasanın öngördüğü İzleme Komisyonunun henüz kurulamaması, üzerinde durmamız gereken önemli bir konudur. Komisyon üye sayısı, yetkilileri ve çalışma usulüne ilişkin belirsizliklerin giderilmesini bekliyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstlendiği kurucu rolün somut adımlarla güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için, sürecin belirlenen bir takvim doğrultusunda ilerlemesi büyük önem taşıyor. Talebimiz açık ve nettir: İzleme Komisyonu bir an önce kurulmalı, Meclis Başkanlığımız tüm siyasi partilerin katılımını sağlayacak bir girişime öncülük etmelidir çünkü barış yalnızca iyi niyet beyanlarıyla ilerleyemez, kararlı bir siyasi iradeye, işleyen mekanizmalara ve somut adımlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Burada bütçenin daha önemli bir işlevi vardır. Kurulması öngörülen komisyonlar için ne kadar kaynak ayrılmıştır, barış sürecinin ilerletilmesi, izlenmesi ve toplumsal katılımın sağlanması için bütçede nasıl bir planlama yapılmıştır; bu soruların yanıtlarını bütçe kalemlerinde görebilmeliyiz. Meclisin rolü, toplantılara ev sahipliği yapmak ve fiziki imkânları sağlamakla sınırlı kalmamalıdır. Meclis süreci kolaylaştıran, diyalog kanallarını açık tutan, somut kararların alınmasına öncülük eden ve toplumun beklentilerine yanıt veren bir sorumluluk üstlenmelidir. Bu nedenle, Meclisin kurucu ve izleyici rolünün açık bir çalışma takvimiyle desteklenmesini, gerekli kaynakların belirlenmesini ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesini önemli buluyoruz. Barışın toplumsallaşması ve kalıcı bir zemine kavuşması için Meclisin sorumluluğunu kararlılıkla yerine getirmesi gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, üç buçuk yılı aşkındır milletvekiliyim. Katıldığım ilk Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında gündemimiz başta milletvekili danışmanları olmak üzere Meclis çalışanlarının özlük haklarıydı. Bugün 4'üncü Plan ve Bütçe Komisyonu deneyimi yaşıyorum. Aradan geçen zamana rağmen, maalesef, bu mesele hâlâ gündemimizdedir. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Kendi çalışma arkadaşlarımızın yıllardır bekleyen sorunlarına çözüm üretemiyorsak yurttaşlarımızın sorunlarını çözme iddiamızı nasıl güçlendireceğiz? Bu soruyu kendimize sormalıyız. Şimdi, burada bütçe süresi boyunca milyarları, ödenekleri, harcamaları ve bütçe araştırmalarını konuşacağız. Bütün bunları konuşurken Meclisin çalışmalarına emek veren milletvekili danışmanlarının, grup danışmanlarının ve grup büro görevlilerinin sorunlarını bir kez daha gündemimizin dışında bırakamayız. Bu arkadaşlarımızın özlük hakları meselesi yine ertelenmemeli, çözüm için somut adımlar atılmalıdır. Çünkü bu arkadaşlarımız çalışma hayatlarının Meclisin gündemiyle iç içe sürdürüyor. Memleketin sorunlarının çözümü için çalışıyor, yurttaşların taleplerini takip ediyor, araştırmalar yapıyor, raporlar hazırlıyor ve yoğun bir çalışma temposuyla görevlerini yerine getiriyor. Emeklileri büyük, sorumlulukları ağır. Yıllarını bu kuruma veriyor, tecrübe kazanıyor ve Meclisin kurumsal hafızasına katkı sunuyor. Buna karşılık kendi çalışma koşulları ve gelecek güvenceleri konusunda önemli beklentileri de bulunuyor. Uzun yıllar bu kuruma hizmet veren arkadaşlarımızın çalışma hayatını güvence içinde sürdürebilmeleri ve emeklerinin karşılığını alabilmeleri için gerekli düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır. Bu konuda başta Meclis Başkanlığı ve Plan ve Bütçe Komisyonu olmak üzere hepimize sorumluluklar düşüyor. Artık bu sorumluluğu birlikte yerine getirmeli ve yıllardır gündemimizde olan bu meseleye somut bir çözüm kazandırmalıyız.

Sayın Başkan, danışman arkadaşlarımızın çalışma saatlerini bir düşünelim; Genel Kurul uzadığında onlar çalışmaya devam ediyor, komisyon çalışmaları gece yarısına sarktığında yine görevleri başında kalıyorlar, hafta sonları ve tatillerde çalışmalarını devam ettiriyorlar. Burada mesai kavramının fiilen ortadan kalktığı bir çalışma düzeninden söz ediyoruz. Buna karşılık, fazla mesai, iş güvencesi ve tazminat konularında ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Sözleşme sona erdiğinde işsiz kalma riskleri vardır ve iş sonu tazminatı güvencesi yoktur. Yıllarca verilen emeğin ardında geleceğe ilişkin belirsizlikleri ve kaygıları vardır. Bu arkadaşlarımızın iş sonu tazminat hakkı mutlaka ve mutlaka güvence altına alınmalıdır. Ücret kayıpları giderilmeli, gösterge rakamları güncellenmeli, ücretlerin zaman içinde yeniden erimesini önleyecek kalıcı bir sistem kurulmalıdır. Fazla mesai, dinlenme, izin ve sosyal haklar konusunda somut düzenlemeler yapılmalı. Üstelik elimizde ücret kaybını gösteren veriler bulunmaktadır. Bu nedenle, yapılacak düzenleme dönemsel bir maaş artışıyla da sınırlı kalmamalıdır. Ücret kaybını telafi eden ve gelecekte yeni kayıpları önleyen kalıcı bir mekanizma kurulmalıdır.

Sayın Başkan, bir diğer başlığımızla Türkiye Büyük Millet Meclisinde 4/D statüsünde çalışan emekçilerin talepleridir. Bu arkadaşlarımız kurum hizmetlerinde görevlerini büyük bir özveriyle yürütüyor. Buna rağmen 4/B ve 4/A statüsündeki personelle aralarında özlük hakları, kariyer, izin ve görevde yükselme bakımından farklılıklar yaşanıyor. Tarafımıza iletilen dilekçelerde 4/D statüsündeki sürekli işçilerin mevcut hakları korunarak 4/B statüsüne geçirilmesi talep ediliyor. Bu talebe karşılıksız bırakılmamalıdır. Meclis Başkanlığı gerekli idari ve hukuki çalışmayı başlatmalı, benzer kamu kurumundaki uygulamaları incelemeli ve çalışanların kazanılmış haklarını koruyan bir çözüm geliştirmelidir. Aynı kurumda çalışanlar arasında yıllarca süren hak farklılıkları çalışma barışını da zedeliyor. Çalışanların emeği kadar özlük hakları ve geleceğe ilişkin beklentileri de önem taşıyor. Bu nedenle 4/D'li çalışanların statü talebi somut bir çözüm takvimine bağlanmalıdır.

Sayın Başkan, 2027 yılı Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi yaklaşık 33,7 milyar TL. Personel giderleri için 19,4 milyar TL öngörülüyor. Sosyal güvenlik primleriyle birlikte personel kaynaklı ödemeler yaklaşık 21,6 milyar TL'ye ulaşıyor. Bu kadar büyük bir bütçede çalışanların haklarını iyileştirmek için gerekli kaynaklar ayrılmalıdır. Bütçedeki artışlar emekçilerin hayatında somut karşılık bulmalıdır. Yöneticilere yapılan ek ödemeler ve teşvik ikramiyeleri ile diğer çalışanların ücretleri arasındaki farklar da hakkaniyet temelinde ele alınmalıdır. Kadrolu memurların ek ödeme ve seyyanen artış beklentileri karşılanmalıdır. Bütçedeki diğer kalemlerde öngörülen yüksek artışın gerekçesi ve kullanım alanları açıklanmalıdır. Kamu kaynaklarının hangi ihtiyaçlara ayrıldığı şeffaf bir biçimde ortaya konmalıdır.

Sayın Başkan, kimse için ayrıcalık istemiyoruz. Emeğin karşılığını, güvenceli çalışmayı ve adil bir ücret düzenini savunuyoruz. Milletvekili danışmanlarının, grup danışmanlarının ve grup büro görevlilerinin yıllardır beklediği özlük hakları düzenlemesi artık hayata geçirilmelidir. İş sonu tazminatı hakkı güvence altına alınmalıdır. Ücret kayıpları derhâl giderilmelidir. 4/D çalışanlarının statü talepleri somut biçimde değerlendirilmelidir. Bu talepler için gerekli yasal ve idari adımlar atılmalı, uygulama takvimi belirlenmeli ve çalışanlara verilen sözler yerine getirilmelidir. Çünkü burada sözünü ettiğimiz insanlar, yıllarını bu kuruma vermiş emekçilerdir. Onların emeğini görmezden gelerek ve yaşadıkları sorunu erteleyerek hiçbir soruna çözüm olamayız. Meclisin çalışanlarına gösterdiği adalet, yurttaşa gösterdiği adaletin ölçüsüdür. Plan ve Bütçe Komisyonu olarak bu sorumluluğu üstlenmeli, Meclis Başkanlığı da gerekli düzenlemeleri gecikmeden hayata geçirmelidir. Çalışanların haklarını teslim etmek için daha fazla beklemeyelim. Emek karşılık bulsun, güvencesizlik sona ersin.

Şimdi, bu çerçevede taleplerimiz şunlardır: Milletvekili danışmanları, grup danışmanları ve grup büro görevleri için iş sonu tazminat hakkı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Danışmanların ve grup büro görevlilerinin yıllar içinde yaşadığı görevli ücret kayıpları telafi edilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)