| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 27 .10.2026 |
KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, "Bu bütçe, kimin bütçesi?" derken, bir tek orandan söz edelim, örneğin, bütçede kabaca geçen yıla göre artış öngörüsü yüzde 40'lar civarında ama personel giderlerinde öngörülen artış yalnızca yüzde 24. Dolayısıyla bu artışla siz hâlen bu ülkenin kamu çalışanlarının bir bölümünü yoksulluk sınırı altında ücret almaya mahkûm edecek bir politikayı benimsediğinizi söylüyorsunuz. Çok önemli bir şey, Sağlık Bakanlığı bütçesinin payı. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı "sağlık harcaması" demiyorum bakın, Sağlık Bakanlığının genel bütçeden alması gereken payın en az yüzde 10 olduğunu Dünya Sağlık Örgütü deklare ediyor. Geçen yıl bu oran yüzde 7,8'di, siz bu yüzde 40 büyüklüğe rağmen, bunun yüzde 7,2'ye düşürmüşsünüz. Üstelik, bu pay yalnızca Sağlık Bakanlığı payındaki düşüşle ilgili değil, sizin yayınladığınız strateji raporuna bakacak olursanız, gayrisafi yurt içi hasıladan sağlığa ayrılan kaynak yüzde 4'ler civarında, OECD ortalaması yüzde 9'un üstünde. Bu koşullarla bu ülkede ne sağlık çalışanlarının sorunları çözülür ne de toplumun sağlık ihtiyaçları karşılanabilir.
Değerli Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bir başka önemli sorun şu: Ben dört yıldır milletvekili olarak çok sayıda soru önergesi verdim, her Plan ve Bütçede de dile getiriyorum, bu ülkede genel sağlık sigortası prim borcu olan yurttaşın sayısı kaçtır? Bir hekim milletvekili olarak sürekli ilaç alamadığı için bizim kapımızı çalan, genel sağlık sigortası prim borcu olduğu için kendi sağlık giderleri -ilaç açısından söylüyorum- karşılanmayan hastalarla karşı karşıya kalıyoruz. Neden bunu açıklamaktan çekiniyorsunuz? Bunu ilgili bakana da sorduğumuzda hiçbir yanıt yok. Ayrıca, yeri gelmişken söyleyeyim, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olduğunuz için, neden bakanlar yazılı soru önergelerine yanıt vermiyorlar? Bir şeyden mi çekiniyorsunuz? Gerçeklerin açığa çıkmasından mı çekiniyorsunuz hatta korkuyorsunuz? Bir oran vereyim size, Sağlık Bakanlığı bütçesinde de söyleyeceğim. Yalnızca benim Sağlık Bakanlığına sorduğum yazılı soru önergelerinin yanıtlanmama oranı yüzde 71, böyle bir şey olabilir mi? Üstelik verilen yanıtların da yanıtla ilgisi yok, mevzuatı bize söyleyerek yanıt vermiş gibi yapıyorlar maalesef.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı 2 Cumhurbaşkanı kararı yayımlayarak 126 sağlık taşınmazını özelleştirme kapsamında satılığa çıkardı. Bir tanesini örnek vereyim: Elâzığ'daki Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, 400 yataklı, 1923'ten beri hizmet sunan ve hâlen de hasta kabul eden; Türkiye'nin bir sürü yerinde bu oldu. Daha sonra bunların 110 tanesinin özelleştirme kararından vazgeçildiği iddia edildi ama Resmî Gazete'de herhangi bir yayımlanmış Cumhurbaşkanı kararı yok. İki soru sormak isterim, bir: Neden bunları satmak istediniz? İnsan yüz yıldır, özellikle de bölgeye çok ciddi hizmeti olan -Elâzığ örneğinde olduğu gibi- hastaneleri satılığa çıkarır mı? Bu hizmetleri geliştirmemiz gerekirken Türkiye'deki 126 sağlık taşınmazının gerçekten satılığa çıkartılmasını anlamak mümkün değil. İki: Gerçekten bunların bir bölümünden vazgeçildi mi? Biliyorsunuz, Bilgi Üniversitesi de önce kapatıldı, sonra tekrar açıldı. Anlaşılan Cumhurbaşkanı kararlarında özellikle geriye dönüşle ilgili tutumlar var. Net olarak açıklarsanız, soru önergesinde sordum ama yanıt alabilmiş değilim.
Birkaç şey daha söylemek isterim, zaman sınırlı ama bakın, 2018 yılında -soru önergesini burada- Sayıştay bir rapor hazırlamaya başlıyor. Raporun adı Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Taslak Raporu. Raporda bir de "Özel sağlık kuruluşlarının yapmış olduğu suistimaller" diye bir bölüm var. Rapor yedi yıldır yayınlanmadı, neden yayınlanmıyor? İçinde çok ciddi, özellikle yeni doğan skandalını engelleyebilecek veriler, bulgular var. Bazı çıkar gruplarını üzecek diye bir raporun yayınlanması kararından vazgeçilebilir mi? Bütün soru önergelerimizde yanıtsız bırakılıyor. Sayıştay diyor ki: "Henüz rapor tamamlanma aşamasında." Yahu, yedi yıldır bir rapor tamamlanma aşamasında olur mu?
Bir başka çok önemli soru, bu övündüğünüz kamu-özel iş birliği şehir hastaneleriyle ilgili 2018 yılından bu yana çok ciddi bulgular var raporlarda, birkaçını söyleyeyim: isterseniz: Nihai tamamlama süreçlerinin bilinçli olarak bitirilmemesi, yer teslimi yapılmadan başlanan inşaatların inşaat süresinden sayılmaması, yakılmayan doğal gaza milyonlarca liralık eksik ölçüm yapılması, onaylı projelerin çok üzerinde ticari faaliyet alanı gibi. Bu böyle ne kadar daha sürecek Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı?
Lütfen, bu sorulara yanıt verin.
Teşekkür ediyorum.