| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 21 .10.2026 |
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Kurumumuzun değerli temsilcileri, Sayın Genel Müdürüm; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Gerçi aramızda toprağın, tarımın ya da üretimin önemini bilmeyen büyük ihtimalle tek bir kişi yoktur ya da Türkiye'nin bereketli bir tarım ülkesi olduğu gerçeğini de bilmeyenimiz yoktur ama gelin görün ki bu verimli topraklarda bu kadar büyük bir potansiyele sahip olmamıza rağmen bugün çiftçinin kan ağladığını görmeyen de büyük ihtimalle yoktur. Üretimin nasıl baltalandığını, koca bir ülkenin göz göre göre nasıl dışa bağımlı hâle getirildiğini bilmeyenimiz de elbette ki yoktur. Tabii, özellikle belirtmek isterim ki maalesef mevcut tarım politikaları çökmüştür, iflas etmiştir ve bu acı gerçeği bu salonda bilmeyen hiç kimse de yoktur. Herkes durumun farkında ve bunu en iyi bilenler de tabii ki iktidar ve yönetici pozisyonlarda olanlardır.
Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; bu kurumun en temel görevi gerçekten çiftçiyi korumak olmalıdır. Üreticinin emeğinin gasbedilmesine, binbir zahmetle yetiştirdiği ürününü yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalmasına engel olmaktır. Silolarıyla, depolarıyla basiretli davranmak, mevcudu doğru öngörüp üreticinin önünü açacak planlamayı zamanında yapmaktır ancak bugün önümüzdeki Sayıştay bulguları ve sahaya yansıyan acı gerçekler Kurumun bu asli görevinden tamamen saptığını ve tablonun tam tersi yönde işlediğini çarpıcı bir biçimde de göstermektedir.
Sizlere birkaç önemli tespiti yaptırdıktan sonra Kurumumuzun değerli yöneticilerine, Sayın Genel Müdürümüzü elbette ki sorularım da olacak. Şimdi, TMO'nun satışları yüzde 16,4 artarken 2023'teki 229,9 milyon liralık kârı 2024'te 12,1 milyar liralık zarara dönüştü; bu tablonun hesabını kim verecek? Ya, bu zarar bir yıl içerisinde nasıl oluşur? Tabii ki bu veriler 2023-2024 verileri, şu an 2025 ya da 2026 verilerinin nasıl olduğunu da elbette ki bilmiyoruz, sürekli geriden de geliyoruz. TMO'yu bir yıl içerisinde kim 12,1 milyar zarara soktu? Bilmiyorum, ben Genel Müdürüme sormak istiyorum: Kendisi mi ya da Bakanlıktan birileri mi ya da yönetici kadrosunda olanlar mı?
Şimdi, 2024 yılında Kurum giderlerinin yüzde 52,9'u doğrudan bankalara faiz olarak ödenmiştir. Kurumun kaynaklarını bankalara aktarmanın izahı nedir? TMO yeni depo inşa etmeyerek kamu zararı pahasına depo sahiplerini zenginleştirmiştir. Sadece 2024'te ödenen 6 milyar TL'lik depo kirasının ne kadarı yandaş şirketlere gitmiştir? Bir diğer soru: TMO'nun kendi depolarındaki işletim maliyeti kilogram başına 0,85 TL iken özel sektörden kiralanan depo ve silolarda bu rakam 1,36 TL'ye, kiralık fındık depolarında ise 1,90 TL'ye çıkmaktadır. Ya, bu mudur Kurumu doğru yönetmek ya da yurttaşın vergilerini doğru kullanmak? Sayıştayın daha önceki raporlarında da eleştirdiği gibi, Kurumun ihalelerinde temel usül olan açık ihale yerine neden ısrarla kapalı kapılar ardında pazarlık usulü uygulanmaktadır? Hasat döneminde mahsulünü TMO'ya teslim eden üreticinin alacağı neden geç ödenmektedir? Çiftçiye aylarca neden ödeme yapılmamıştır? Burada yapılan denetimlerin ve değerlendirmelerin nihai hedefi çiftçiyi, üreticiyi korumak, vahşi kapitalizmi ezdirmemek ve sistemi emekçi lehine korumak ve sağlıklı işletmektir. Değerli tüm vekil arkadaşlarım elbette ki bu yönde değerlendirmelerini yaptı, eleştirilerini yaptı, katkılarını da önerilerini de sundular.
Bir diğer şey, vekili olduğum bölgeden bir talep var, o talebi de tabii ki Genel Müdürümüze arz etmek istiyorum, Şırnak'tan. Bugün Şırnak çiftçisi de sahipsiz, maalesef, kalmak istemiyor. Şırnaklı üreticinin, çiftçinin, emekçinin çok açık bir talebi de söz konusu, o da Şırnak'a ve ilçelerine kalıcı bir Toprak Mahsulleri Ofisinin vakit kaybedilmeden kurulmasıdır. Daha önce de iki üç ay önce yanılmıyorsam böyle bir talep iletilmişti Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne, ilgili Bakanlıklara. Çünkü giderek artan tarımsal üretim ve yüksek potansiyel sunmasına rağmen bir ofisin açılmamış olması kabul edilebilir bir durum değil bizim açımızdan. Şırnak'taki Ziraat Odaları da bu meselenin sonuna kadar arkasında, üreticinin kararlılığı da ortadadır. Şırnak tarımının kalkınması ve üreticinin emeğinin heba olmaması için TMO'nun Şırnak'ta fiziki ve kalıcı olarak varlık göstermesi bir lütuf olmamalı, ertelenemez bir zorunluluktur bizim açımızdan. Bugün akaryakıt fiyatlarının durumu ortadadır. Üreticinin maliyeti her geçen gün artmakta, birçok arkadaşımız da dile getirdi. Çare dış alımlarda değil, çare bu toprakların üreticisini desteklemektir. Şırnak genelinde yaklaşık 170 ila 200 bin ton hububat rekoltesi bekleniyor. Bu üretimin zayi edilmemesi gerekiyor Sayın Genel Müdürüm.
Bunun için, elbette ki bu noktada sorularım bu özelde olacak. TMO'nun Şırnak'ta ve ilçelerinde kalıcı bir ofis ve alım merkezi açmasına yönelik somut bir takvimi ya da yatırım planı var mıdır? Varsa bu merkez ne zaman ve hangi aşamalarla faaliyete geçirilecektir? Hem bizim açımızdan hem Şırnak'taki Ziraat Odasındaki arkadaşlarımızın özellikle bilgilendirilmesini istiyoruz.
Sonuç itibarıyla, kamu kaynakları bankaların faizine, özel depo sahiplerinin kasasına akarken çiftçinin emeğini neden karşılıksız kalıyor? Bizim itirazımız da tam da bunadır. TMO Kâr-zarar hesabına sıkıştırılacak sıradan bir kurum kesinlikle değildir. Üreticiyi korumak, gıda güvencesini sağlamak ve ülkenin tarımsal bağımsızlığını güçlendirmekle yükümlü kamusal bir kurumdur. Buradan açıkça söylüyoruz, çözüm halkı dışa bağımlı kılmak değil kendi üreticisine sahip çıkmaktır, çözüm kaynakları faize ve yüksek kira giderlerine aktarmak değil üretimin önünü açmaktır. Kamu kaynakları halk için, tarım üreticisi için seferber edilmelidir, sermayedara, zenginlere ya da patronlara değil diyerek beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.