| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 20 .10.2026 |
HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Evet, Sayın Başkanım, tekrar selamlıyorum.
Aslında, Vakıf İnşaata baktığımız zaman restorasyon mimarını, sedefkârı, sanat tarihçisini, kalemkârı kadrosunda bulunduracak, bu meslekler için okul, enstitü açacak. Amaç güzel ama çalışma bu mu, buna bakmak gerekiyor. Şirketin 2024 sonunda 17 çalışanı var, 3'ü fiilen TOKİ'de çalışıyor, geriye 14 kişi kalıyor. Bu 14 kişilik şirketin 7 kişilik Yönetim Kurulu var yani iki çalışana bir yönetim kurulu üyesi düşünüyorum. Bu 7 üyeye 2024'te 3 milyon 987 bin lira ödenmişiz, dört yıl önce 840 bin liraydı. Üyelerin hepsi kamu görevlisi, asıl maaşlarını da ayrıca alıyorlar. Bu kurulda kimler var? Şirketin bize gönderdiği öz geçmişlere baktım, bir restorasyon şirketin yönetim kurulunda bir restorasyon mimarı yok, bir sanat tarihçisi yok. Vakıflar Genel Müdürlüğünü temsilen oturan üyelerden biri bir bakanlığın özel kalem müdürü, müdür yardımcısı, biri basın müşaviri, denetlediğimiz yıllarda aynı koltuklarına bakan danışmanları oturmuş. Kişilerin şahsıyla bir derdimiz yok elbette ki tabii ki hepsi kendi alanında değerli olabilir ama sormak lazım, özel kalem müdür yardımcısı yüz yıllık bir yapının restorasyonuna ilişkin hangi kararı verecek? Bu koltuklar restorasyon için mi yoksa ek gelir için mi sorusu da akıllara gelmiyor değil. Peki, 14 kişi restorasyonu nasıl yapıyor? Yapmıyor. Sayıştay açıkça yazmış, şirket işlerinin büyük kısmını alt yükleniciler eliyle gerçekleştiriyor. Şirket işi alıyor, kamu ihale mevzuatına tabi olmadan seçtiği özel firmaya yaptırıyor, üzerine kendi payını koyuyor. Dört yıldır tek büyük işi var, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane; 2016'da başlamış, on yıldır sürüyor, üçüncü etabın sözleşme bedeli 660 milyon lira. 2024 yılının sonunda bilançoda birikmiş hak ediş 1 milyar 5 milyon lira, sözleşme bedelinin yüzde 52 üzerinde ve iş bitmemiş. Bu farkın ne kadarı fiyat farkı, ne kadarı iş artışı? Alt yüklenici kim, nasıl seçildi? Şimdi, asıl meseleye gelmek lazım. Şirketin kârı 2022'de 8,7 milyon lira iken 2024'te 276 milyon lira oluyor yani 32 kat artmış. Restorasyondan mı? Hayır. Konut satışından. Ortaklar Ataşehir'de kamu arsasını şirkete sermaye olarak koymuş, şirket özel bir müteahhitle yarı yarıya kat karşılığı sözleşme yapmış, binanın yarısı müteahhide kalmış, şirkete kalan 41 daire açık artırmayla satılmış. 2024'te 382 milyon liralık satışın maliyeti 40 milyon lira, yüzde 90 kâr çünkü arsa şirkete sermaye olarak eski değeriyle gelmiş, inşaatı da müteahhit kendi payı karşısında yapmış. Satılan şey kamunun arsası.
Değerli üyeler, bu şirketin iki ortağı var, biri TOKİ, diğeri de Vakıflar Genel Müdürlüğü. Bu ikisinin ortak şirketi İstanbul'da kamu arsasında konut yaptırıp açık artırmayla en yüksek teklifi verene satıyor, daire başına ortalama 8 milyon lira. Şimdi, sırada Maltepe ve Üsküdar var. Buna restorasyon şirketi demek gerçekten çok zor.
Genel Müdürümüzün konuşma metninde "2018'den bugüne yaklaşık 250 konut ve ticari alanın dönüşümü tamamlandı." deniliyor. Sayıştay raporlarında tamamlanmış tek proje var, 139 bağımsız bölüm. Diğer yüz küsur nerede? Aynı metinde "Türkiye genelinde yüzlerce restorasyon." deniyor, sayılan iş sadece dokuz, yedisi 2014'ten önce. Son olarak, son on yılda İstanbul dışında tek bir iş yok. Bitlis'te Ahlat mezarlığı var, medreseler var, eski Bitlis evleri var, kamunun restorasyon şirketi oraya gitmiyor, Ataşehir'de daire satıyor. Bu arada belirteyim, Bitlis Milletvekiliyim. Daha vahimi var, Genel Müdür bu Komisyona sunduğu metinde ne istiyor, aynen okumak lazım. Kamu ihale mevzuatına tabi olmaksızın iş alınıp yapılmasına yönelik mevzuat değişiklikleri yani ihalesiz iş istiyorsunuz Sayın Müdürüm. TOKİ ve Vakıflar da buna destek veren görüş yazmış. Düşünün bir defa, idare işi ihalesiz şirkete verecek, şirket işi zaten ihalesiz alt yükleniciye verebiliyor, iki adımda Kamu İhale Kanunu tümüyle devreden çıkıyor. Aynı metnin son paragrafında şirketin ihalelerde rekabet ortamına katkı sağladığı yazıyor. Rekabete katkı sağlayan şirket rekabetsiz iş ister mi? Bu aslında mantıksız bir talep. Bu talebe kesinlikle biz karşıyız.
Denetime geliyorum, Sayıştay dört yılda bu şirket için tek bir bulgu yazmamış, sıfır açıkçası. Şimdi faaliyet raporlarına göz atmak gerekiyor. "Web" sitesinde "Geçmişten geleceğe açılan köprü" yazıyor ama bir tane geçmişe dair bir faaliyet raporu sunulmuyor, yazmıyor. Faaliyet raporlarının kamuoyuyla paylaşılması bir sorumluluktur diye düşünerek konuşmamı tamamlıyorum. Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.