KOMİSYON KONUŞMASI

MAHMUT DİNDAR (Van) - Teşekkürler Sayın Başkanım.

Sayın Genel Müdürü ve çalışma arkadaşlarını saygıyla selamlıyor, hoş geldiniz diyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; yoksulluğun derinleştiği dönemlerde barınma hakkı ve konut hakkı vatan savunmasıyla eş değer bir hak ve görevdir. TOKİ bu ülkede yalnızca konut inşa ederken bir kurum değildir ve son yaşadığımız depremden sonra önemi bir kere daha açığa çıkan önemli bir kurumdur.

TOKİ'ler milyonlarca insanın barınma hakkını, geleceğini ve insanca yaşama umudunu ilgilendiren kamusal bir sorumluluğa sahip kurumlardır. İşleyişte sorunlar olsa da kolektif konut yapımı fikrini doğru buluyor, bu amaçla verilen emeğe teşekkür ediyoruz.

Halkımızın erişimine açık, depremlere daha dirençli, engelliler ve yaşlıların erişimine uygun, çevre ve ekoloji öncelikleri gözetilmiş iyi konutların çoğaltılması, kira ve konut kredisinin orta vadede çözülmesi en temel politika olmalıdır. Maalesef bu kutsal hizmet, rant ve siyasal ayrımcılık vakaları, iş cinayetleri ve yanlış yönetilen projelerin gölgesinde kalmaktadır.

Barınma ve konut hakkı, iktidarın seçim dönemlerinde açıkladığı projelerden, törenlerde dağıtılan anahtarlardan ve reklam kampanyalarından ibaret değildir. Asıl mesele, yurttaşların güvenli, ulaşılabilir ve yaşanılabilir konutlara zamanında erişebilmesidir.

Ekim ayı içerisindeyiz ve hatta üç gün sonra Van depreminin yıl dönümü ama 23 Ekim 2011'de evi yıkılan yurttaşlarımıza başını sokabileceği bir konut sunamadık, hâlâ Van'da depremden kalma konteyner kentlerde kalan yurttaşlar var. 2023 depreminden sonra yıkılan ve ağır hasarlı olduğu için yıkılması gereken konutların yerine yenileri tam olarak henüz tamamlanmadı.

Değerli milletvekilleri, önümüzdeki 2023 ve 2024 yılı TOKİ Sayıştay Denetim Raporları; Kurumun mali yönetimi, ihale uygulamaları ve alacaklarının takibi konusunda önemli sorunları ortaya koymaktadır. Sayıştay raporlarını incelediğimizde, TOKİ projelerinin finansmanı ve kamu kaynaklarının yönetiminde sorun olduğu görülüyor. Her şeyden önce, Kurumun üst yönetimin erkeklerden ibaret olması ve kadın temsiline yeterince alan açılmaması, eril ve cinsiyetçi iş bölümünün bu Kurumda da olduğunu gösteriyor.

Yine, toplam istihdama göre yeterli sayıda engelli istihdam kotasının doldurulmadığı da görülüyor. Engelli istihdam kotasını doldurmayan Kurumlar hem 657'yi hem de 4857 sayılı İş Kanunu'nu ihlal ediyorlar. Özel işletmelerden yasalara uymalarını bekliyorsak kamu iktisadi teşebbüslerinin de buna özen göstermesi gerekiyor.

Sayıştayın 2023 Raporu'nda TOKİ'nin diğer kamu kurumları adına yürüttüğü projelerde hakediş ödemeleriyle Kurumdan tahsil edilen paraların uyumlu biçimde planlanmadığı belirtiliyor. TOKİ yaptığı işler karşılığında alacaklarını zamanında tahsil edemediği için borçlanmak zorunda kalıyor ve bu finansman maliyeti katlıyor. Daha da önemlisi, finansman planlanmasına ilişkin aynı sorun 2024 Raporları'nda da yer alıyor. Bu sorun 2025-2026 yıllarında da devam etmiş midir ve bugüne kadar ortaya çıkan ilave maliyet nedir?

2023 Sayıştay raporunda kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan taşınmaz satışlarından doğan alacakların kayıt, takip ve tahsilatında yetersizlikler tespit edilmiştir. Vadesi geçmiş alacaklar bulunmasına karşın bunların tahsili ve ilgili birimler arasındaki kayıt farklılıklarının giderilmesi için düzenli bir sistem kurulması gerektiği belirtilmiştir. Aradan geçen bu sürede sistemin tam olarak kurulup kurulmadığı bilgisini talep ediyoruz.

Değerli hazırun, bir tarafta kamuya olan borçlarını tahsil etmekte sorun yaşayan TOKİ, diğer tarafta konut sahibi olmak için yıllarca bekleyen, taksit ödemeye çalışan dar gelirli yurttaşlar var. Buradaki temel soru şudur: Kamuya ait milyarlarca liralık işlemlerde kayıt ve tahsilat sorunları yaşanırken hesap verebilirlik nasıl sağlanacaktır? Bu alacakların ne kadarı tahsil edilmiştir, hangi sorumlular hakkında işlem yapılmıştır?

Yine, 2024 Yılı Sayıştay Raporu'nda TOKİ'nin diğer kamu kurumları adına yürüttüğü bazı projelerde sözleşmede bulunmayan ve fiyatı belirlenmemiş işler için hesaplanan yeni birim fiyatların resmî analiz kullanılarak hesaplanan fiyatın yüzde 90'ını aştığı tespit edilmiştir. Oysa ilgili mevzuat bu oran için bir üst sınır öngörmektedir. Bu yeni fiyatlar hangi hesaplamalarla belirlenmiştir? İhale ve sözleşme süreçlerinde bu sınırın aşılmasını önlemekle görevli mekanizmalar neden etkili işlememiştir? Kamu kaynakları bakımından doğan risk nasıl giderilecektir?

2024 Yılı Sayıştay Raporu'nun bir başka önemli bulgusu bazı yapım işlerinde öngörülemeyen bir durum bulunmadığı hâlde iş artışlarına gidilmesidir. İş artışı belirli yasal koşullarla mümkündür. Ancak öngörülemeyen koşullar yoksa şu soruların yanıtlanması gerekir: İhale öncesi hazırlıklar yeterince yapılmış mıdır? Projeler ihtiyaçlara ve teknik koşullara uygun hazırlanmış mıdır? Sözleşmelerin uygulanması sırasında hangi denetim mekanizmaları işletilmiştir? Birçok KİT'te karşımıza çıkan şeffaflık, iç kontrol ve hesap verebilirlik sorunu burada da karşımıza çıkıyor. 2023 Yılı Raporu'nda TOKİ'nin muhasebe ve yazılım sistemlerinde yaşanan uyumsuzluklar, personel yetersizliği ve kullanılan yazılımın kurumun ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle bazı bilgi ve belgelerin Sayıştaya zamanında gönderilemediği de açıklanmıştır. Raporda ayrıca Mali İşler ve Muhasebe Yönetmeliği'nin güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yenilenmesi gerektiği belirtilmiştir. Van'a bakalım, aynı programın İlkevim Arsa ayağında Van için 26.700 arsa açıklanmıştı. Buna rağmen Mayıs 2024'te Van'daki hak sahipleri tarafından arsa yerlerinin belirlenmediği ve teslimlerin geciktiği yönünde şikâyetler kamuoyuna taşındı. Bu başlık vadedilen proje ile hak sahibini fiilen erişebildiği imkân arasındaki farkın açıklanmasını gerektiriyor. Konu hakkında bir soru önergesi verdim. Mağdur vatandaşlar kurumdan hızlı dönüş bekliyor ama yıllardır bu soruna çözüm sunulmuyor. Yine, Van Gevaş örneğinde, TOKİ konutları yapılmış ama kanalizasyon altyapısı henüz yapılmamış. Gevaş Devlet Hastanesiyle birlikte bölgede entegre bir kanalizasyon altyapısı ihtiyacı mevcuttur. Buradan hareketle, mesele sadece konut yapmak değil bir bütün olarak kentsel dönüşümü olumlu anlamda planlamaktır. Gevaş'ta ki TOKİ'ler ve hastanenin kanalizasyonu göle mi deşarj edilecektir. Bu nasıl planlanıyor kamuoyuna açıklanmalıdır. TOKİ illere göre başvuru sayılarını, ayrılan konut ve arsa miktarlarını, ihale ve inşaat başlangıç tarihlerini, teslim sürelerini ve gecikme gerekçelerini şeffaf biçimde açıklamalıdır. Siyasi ayrımcılık iddiaları ancak karşılaştırılabilir verilerle ve eşitlik ilkesi temelinde denetlenebilir. Misal, nüfusu Van'dan daha az birçok şehirde Van'dan daha çok konut yapıldığı iddiasının yanıtını bekliyoruz.

Sayın Başkan, sonuç olarak Sayıştay bulgularının giderilmesi için hangi takvim uygulanmaktadır? Kamu kurumlarından tahsil edilemeyen alacakların güncel tutarı nedir? Yeni birim fiyatlar ve iş artışları hangi projelerde gerçekleşmiştir? Denetim ve muhasebe sistemlerindeki eksiklikler nasıl giderilmiştir? Sosyal konut ve arsa projelerindeki bölgesel dağılım ve teslim gecikmeleri hangi nesnel ölçütlere göre belirlenmektedir? Konut bir siyasi ayrıcalık değil barınma hakkıdır. Kamu kaynağı iktidarın mülkü değil halkın ortak kaynağıdır. TOKİ'nin başarısı, açıkladığı konut sayısıyla değil konutların zamanında, güvenli, erişilebilir ve eşitlik temelinde yurttaşlara ulaştırılmasıyla ölçülmelidir

Sözlerimi bitirirken TOKİ konutlarının Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne uygun yapılması gerekliliğini ifade edeyim. Gözlemlediğimiz kadarıyla birçok yerde bu erişilebilirlik konusu ihmal edilmektedir. Kamu eliyle yapılan bu inşaatların tümünde tüm engel gruplarına uygun rampa, asansör, geçit, otopark, çevre düzeni ve genel yapılanma erişilebilirlik kriterlerine uygun yapılmalıdır diyor, teşekkür ediyorum Sayın Genel Müdürüm.