KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Teşekkürler Sayın Başkanım, sağ olun.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar, İller Bankasının ve Sayıştayın değerli üyeleri, yöneticileri, temsilcileri; hepiniz hoş geldiniz.

Umarım bu çalışma döneminde iyi bir performans göstererek gerçekten İller Bankasını asli görevi olması gereken yere getirebiliriz.

İller Bankası 1933'te şehirlere su, kanalizasyon, imar planı götürmek için kurulmuştur. Kamusal bir yerel yönetim bankasına bugün her zamankinden çok daha ihtiyaç var. Tam da bu yüzden, bankanın bugün ne hâle getirildiğini konuşmak zorundayız, tartışmak zorundayız. Bu bankanın sahibi her şeyden önce bakanlık ya da hazine değil, bu bankanın sahibi belediyelerdir ve il özel idareleridir. Sermayesi peki nereden geliyor? Her ay her belediyenin vergi payından yüzde 2 kesiliyor, bankanın sermayesine konuluyor. Bu, Bitlis'in Tatvan Belediyesinde de böyledir, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde de bu şekildedir. Yani, bu Banka, belediyelerin kendi parasıyla kurulmuş, belediyelere kredi versin diye var olan bir bankadır. Peki, bu Banka, belediyelere kredi veriyor mu? Sayıştayın rakamlarına baktığımızda, 2021'de bankanın elindeki her 100 liranın 54 lirası belediyelere kredi olarak verilmiştir. 2024'te 36 liraya düştü, 2025'te 31 lira. Bakın, burada grafik var, kırmızıyla belediyelere verilen kredinin yıllar içinde ne kadar düştüğünü, mavi çizgi de yine bankaya yatıran mevduatın yıllar bazında ne kadar yükseldiğinin grafiğidir. Sayıştay 2024 raporunda aynen şunu yazıyor: Kaynakların yüzde 36,38'i kredi olarak verilmiş, kalan yüzde 63,62'si mali plasman, likit ve diğer aktiflere bağlanmıştır. Geri kalan para nerede? Bankalarda. İller Bankası, belediyelerin parasını alıyor, başka bankalara yatırıyor ve faizini topluyor.

Değerli üyeler, şu tabloya dikkatinizi çekmek isterim: 2020 yılında bu bankanın faiz gelirinin yüzde 81'i belediyelere verdiği kredilerden geliyordu. 2025'te bu faiz gelirinin yüzde 82'si ise bankalara yatırdığı paradan geliyor. Yani tablo tam tersine dönmüş. 2025'te Banka, belediyelere verdiği kredilerden 9,8 milyar faiz almış, bankalara yatırdığı paradan 46,7 milyar lira faiz almış. Bankanın kârı 2023'te 4,1 milyar lirayken 2024'te 17,2 milyar lira olmuş. 2025'te bu 21 milyar liraya çıkmış. Yönetim bunu başarı diye sunuyor. Ben soruyorum: Bu kimin başarısı? Belediyeler maaş ödeyemezken, işçisinin toplu sözleşme farkını veremezken, su şebekesini yenileyemezken, belediyelerin bankada tuttuğu parasını "rekor kâr" diye açıklaması başarı mıdır diye sormak istiyorum. Bu soruyu Sayın Bakana yazılı olarak sorduk. Kârın nereden geldiğini kalem kalem açıklayın dedim. Cevap gelmedi her zaman olduğu gibi, cevabı bankanın kendi tablolarından biz çıkardık; az önce söylediğim tablo.

İkinci mesele, yatırım. Dünya Bankasından, Japonya'dan, Avrupa'dan içme suyu, kanalizasyon, katı atık için uzun vadeli, düşük faizli kredi alınıyor. 2024'de bu projeler için 60,8 milyar lira ödenek ayrılmış, harcanan 8,3 milyar lira yani yüzde 14. 2025'te planlanan dış kredinin yüzde 22'si kullanılmış. Aynı yıl Bankanın en büyük faaliyet kalemi nedir biliyor musunuz; 55,9 milyar lirayla gayrimenkul. Su parası harcanamıyor, arsa işi tam kapasite yürüyor. Yani İller Bankası, faiz ve imardan, gayrimenkulden gelen bir gelirle ayakta duruyor veyahut çevriliyor.

Üçüncü mesele, yönetim. Parayı belediyeler koyuyor, yönetimi bakanlık belirliyor. 7 kişilik yönetim kurulunun 4'ünü bakanlık atıyor, genel müdürü Cumhurbaşkanı atıyor, kalan 2 üyeyi genel kurul seçiyor ama ancak İçişleri Bakanlığının gösterdiği adaylar arasından; öyle kendi başlarına kimse genel kurulda seçemiyor. 2024'te bu Bankada yönetim kurulu başkanı bir yılda 2 kez değişti. Yönetim ve denetim kurulunda kendi öz geçmişlerine göre iktidar partisinin eski milletvekili, il başkanı, milletvekili adayı olan isimler oturuyor. 31 Mart 2024'ten bu yana, bu ülkede nüfusun çoğunluğu muhalefetin yönettiği belediyelerde yaşıyor. O belediyelerin kendi bankalarının yönetiminde bir tek temsilcisi ne yazık ki yoktur. Sayıştay 2023 raporunda bir bulgu var. Bankada Ar-Ge Kurulu diye bir birim var. 62 kişi bu Ar-Ge kurulunda çalışıyor. Peki, kimdir bunlar? 4'ü eski genel müdür yardımcısı, 22'si eski daire başkanı. Sayıştay bakın ne diyor bu noktada, Sayıştay yetkilileri de beni dinliyor: Bu kişilere düzenli maaş ödeniyor ama deneyimlerinden faydalanılmıyor, Kurul fiilen çalışmıyor. Bu kaynak israfıdır. Peki, ben de aynı soruyu soruyorum: Bu kurul neye yarıyor? Eğer faydalanılmıyorsa, eğer bilgilerini paylaşmıyorlarsa, eğer fiilen çalışmıyorlarsa bu 62 kişiye neden maaş veriliyor? 2024 raporunda bu bulgunun akıbeti yok. Her yönetim değişikliğinde deneyimli kadroyu kenara alıp yerine yenisini atarsanız olacağı da budur, ne bir çalışma olur ne bir araştırma olur ne de ortaya çıkan bir emek olur.

Dördüncü mesele, şeffaflık. Yıllardır aynı iddia dile getiriliyor. İller Bankası krediyi ve hibeyi belediye başkanının partisine göre veriyor, kesintiyi partisine göre yapıyor, kayyum atanan belediyeye musluk açılıyor; seçilmiş başkan gelince bu musluk kapanıyor.

Bakın, bire bir yaşadığım bir olayı buradan size anlatmak istiyorum. 2014-2016 yılında Bitlis merkezde Belediye Eş Başkanlığı yaptım. 2016 yılında devraldığım mevcut borcun neredeyse yüzde 60'ını, yüzde 70'ini ödedik, ödemek zorunda kaldık daha doğrusu. Bir projeyle, ödenen borcun yüzde 10'unu kredi olarak gittim, talep ettim, şu anda o dönemin Altyapı Daire Başkanına gittim projemi onaylaması için ve benim de İller Bankasına gidip kredi almam için. Ancak o dönemin Altyapı Daire Başkanı -ki şu anda, yine bu kurumun üst düzey bir yöneticisidir- bana şunu dedi: "Sizin bu projenizi onaylamam için üstten bana talimat gelmesi lazım." Yani, o zaman, eğer bu belediye herkesinse, Tatvan'dan da yüzde 2 alınıyorsa İstanbul'dan da yüzde 2 alınıyor. Neden bu kurum sadece iktidara hizmet ediyor, sadece iktidarın belediyelerine musluğu açıyor; bunu da buradan sormak istiyorum. Şimdi "Bu iddianı kanıtla." derseniz, doğrudur, kanıtlayamam, elimde bir belge yok ama neden yok? Çünkü Banka 400 sayfalık faaliyet raporu yayımlıyor, içinde hangi belediyeye ne kadar kredi verdiğini gösteren tek bir tablo yok, "Bankacılık sırrı." deniliyor. Belediyenin borcu sır olmaz diye soruyoruz yani belediyelerin borcu neden sır oluyor; onu da anlamış değiliz. "Belediye, meclis kararıyla kamuya açık borçlanır." Bu iddianın doğru olmadığını göstermenin tek yolu vardır, listeyi açıklamaktır. Buradan listeyi açıklamanızı istiyoruz. Açıklamadığınız her gün biz iddialarımızda haklıyız anlamında bir anlam çıkar. 2025'te belediye paylarından 93 milyar lira kaynağından kesilmiş, belediyelerin payının yüzde 15'inden fazlası hangi belediyeden, hangi borç için, hangi oranda; bu da açıklanamıyor, raporlarınızda yok bunlar.

Gelelim önem verdiğimiz bir noktaya, emek meselesine. Bu Bankada, 2024'ün sonunda 1.022 taşeron işçi çalışıyor; temizlikçi, güvenlikçi, şoför her 4 çalışandan 1'i. Bunlar geçici iş değil, sürekli iş. 2025'te, Banka personelinde 4 iş kazası, sayısı onların yarısı bile olmayan taşeron işçilerde 8 iş kazası olmuş. Buradan şunu çıkarmak lazım: Demek, taşeron işçileri daha ağır işlerde çalıştırılıyor ki iş kazası daha fazla oluyor. Sayıştay, ayrıca, sözleşmeli personelin hukuki statüsünün belirsiz olduğunu yazıyor yani ne memur ne işçi. Statüsü belirsiz olanın toplu sözleşme hakkı da belirsizdir doğal olarak.

Raporlarda engelli çalışan sayısına dair tek bir rakam yok, kredilerin bölgelere dağılımına dair tek bir rakam yok; öz geliri en düşük olan bu bankaya en çok muhtaç olan bölge belediyelerinin ne aldığını bilmiyoruz. Bir de şunu sormak lazım: Müşterisi kanunla belli olan, rakibi olmayan bir banka neden reklam veriyor? Bakınız, reklam ve ilan giderleri 2023 yılında 3,4 milyon iken, 2025'te 159 milyon liraya çıkıyor. Yani, korkunç bir rakam ve korkunç bir artış. Yardım ve bağış giderleri 2024'te 282 milyon yani neredeyse yardıma ve bağışa eş değer bir oranda ilan ve reklama gitmiş. Peki, kime verilmiş bu ilan ve reklam?

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Olan, toparlayalım.

HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Tamam Başkanım.

Bu bağış kime yapılmış?

Sayın Başkan, sonuç olarak, bu Banka belediyelerin bankası olmaktan çıkarılıp belediyelerin parasını toplayan, bankada değerlendiren ve arsa geliştiren bir fon yöneticisine dönüştürülmüş.

Talebimiz şudur: Kredi, hibe ve kesinti verileri belediye bazında Komisyona sunulsun, bankalarda tutulan paranın faizi belediyelere faiz indirimi ve hibe olarak geri dönsün. Kanunu değişsin, bankayı gerçek sahipleri yönetsin, taşeron işçiler kadroya alınsın.

Yine bu noktada demin belediyelere verilen şeyden bir iki açıklama daha yapmak istiyorum: Vekili olduğum Bitlis'in Ahlat ilçesinin Ovakışla Belediyesinin yine 15 milyonluk bir parke ve kilitli taş talebi olmuş, ne yazık ki reddedilmiş. Bunu Sayın Genel Müdürümüz not alırsa sevinirim.

Bir de yine Tatvan Belediyesinin hem kombine kanal temizleme aracı alımı, atık su terfi, kanalizasyon, yağmur suyu hattı; Karşıyaka, Dumlupınar atık su altyapı tesisi, birçok şey var. Yine aynı şekilde son olarak şöyle bir talebimiz olacak özellikle: Van Gölü sahil balçık temizliğiyle ilgili 327 milyon tutan ki Sayın Cumhurbaşkanımızın da o noktada talimatları var, Van Gölü havzasının korunması noktasında. Eylem planı çerçevesinde sahildeki 233.750 metreküp balçığın temizliği belediye imkânlarını açmaktadır. Bakanlığın bu projeye özel ödenek ayırması bölge ekolojisi ve kamuoyu beklentisini açısından kritiktir. Yine Çağlayan içme suyu -Tatvan'dan bahsediyorum- bu da daha önce 2025 yılında, yine İller Bankası yapmış ancak arıtma tesisi bırakılmadığı için su sertliği litre başına 604 miligram seviyesindedir. Bunun da yapılması için 104 milyonluk bir talepleri var. Buna benzer yaklaşık 567 milyonluk bir talebi var Tatvan Belediyesinin, tek tek projeleri burada açıklamak zaman alır.

Son olarak şu sorularını da sorarak bitirmek istiyorum.

Soru bir: 2024 ve 2025'te kaç belediye kredi başvurusu yapmış? Kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiş, kaçı bekletilmektedir? Ortalama sonuçlanma süresi nedir? Ret gerekçeleri nelerdir?

İki: Van, Diyarbakır, Elâzığ, Erzurum Bölge Müdürlüklerinin sorumluluk alanındaki belediyelere 2023-2024 ve 2025'te kullandırılan kredi ve hibe tutarı nedir? Bitlis'in belediyelerine ayrı ayrı ne kadar kaynak aktarılmıştır?

Üç: Bugüne kadar hangi belediyelerin hangi taşınmazları banka borcuna mahsuben devralınmıştır? Bu taşınmazlar bugün ne durumdadır?

Dört: Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığıyla yapılan protokoller kapsamında bankaya 2023, 2024, 2025'te ne kadar ödenek aktarılmış, ne kadarı harcanmıştır? Harcanmayan tutar bankada nasıl değerlendirilmiştir?

Teşekkür ediyorum. Dinlediğiniz için, sağ olun.