| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan, Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, İstanbul Milletvekili Özlem Zengin, Manisa Milletvekili Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Muş Milletvekili Sezai Temelli, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ve 350 Milletvekilinin Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/3793) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Sayın Başkan, görüşmekte olduğumuz teklifin 4'üncü maddesi, iktidarın anlattığı gibi basit bir usul düzenlemesi değildir. Bu maddeyle, terör örgütü mensupları hakkında verilmiş tutuklama kararlarının kaldırılabilmesinin, adli kontrol tedbirlerinin sona erdirilmesinin ve istinaf ile temyiz aşamasındaki dosyaların yeniden değerlendirilmesinin önü açılmaktadır. Şimdi soruyorum: Türkiye Cumhuriyeti devleti kırk yılı aşkın süredir neyle mücadele etti? Bu ülke yaklaşık 50 bin insanını teröre kurban vermedi mi? Binlerce askerimiz, polisimiz, güvenlik korucumuz ve vatandaşımız şehit olmadı mı? Bugün, bu Meclis, canibaşı terörist Apo'nun kurduğu ve yönlendirdiği terör örgütünün ortaya çıkardığı ağır tablonun ardından terör suçlarıyla ilgili yargı süreçlerini tartışır hâle getiren bir düzenlemeyi görüşüyor.
Değerli milletvekilleri, mahkemeler yıllarca soruşturma yürütmüş, savcılar delil toplamış, hâkimler karar vermiş, istinaf ve temyiz süreçleri işletilmiş. Şimdi siz diyorsunuz ki: "Belli şartlar oluşursa bu süreçler durdurulabilecek, tutuklama tedbirleri kaldırılabilecek, dosyalar yeniden ele alınabilecek." Peki, millet sormaz mı, bu ülkenin mahkemeleri size göre yanlış bir karar mı vermişti? Bu ülkenin güvenlik güçleri boşuna mı mücadele etti? Şehitlerimiz hangi mücadele uğruna toprağa düştü? İYİ Parti olarak itirazımız tam da buradadır. Biz terörün bitmesine karşı değiliz, biz silahların susmasına karşı değiliz ama terörle mücadelede verilen hukuk mücadelesinin siyasi süreçlerin konusu hâline getirilmesinden rahatsızız. Bakınız, bu millet daha önce de benzer süreçleri yaşadı. "Terör bitecek." denildi, "Kan duracak." denildi; sonunda hendekler kazıldı, şehirler işgal edilmeye kalkışıldı, yüzlerce güvenlik görevlimiz şehit oldu, milletimiz o sürecin bedelini çok ağır ödedi. Şimdi aynı millet 4'üncü maddeyi okuduğunda şu soruyu soruyor: "Terör örgütü mensupları hakkında verilmiş yargı kararları neden yeniden tartışmaya açılıyor?" Bu soruya iktidarın tatmin edici bir cevabı var mıdır?
Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuku hiçbir şart altında terör örgütünün beklentilerine göre şekillenemez, devletin adaleti canibaşı terörist Apo'nun gölgesinin düştüğü hiçbir sürecin parçası olamaz. Bizim ölçümüz bellidir: Terör örgütü silah bırakacaksa bıraksın, teslim olacaksa olsun. Ancak bunun bedeli hukukun aşındırılması, mahkeme kararlarının tartışmalı hâle getirilmesi ve milletimizin adalet kurumuna olan inancının zedelenmesi olmamalıdır. Bu ülke yaklaşık 50 bin evladını teröre kurban vermiş, çok büyük bedeller ödemişken milletin karşısına çıkıp terör suçlarına ilişkin yargısal süreçleri gevşeten düzenlemeleri "millî dayanışma" kılıfıyla yutturamazsınız. İYİ Parti olarak açıkça söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti devletinin muhatabı aziz Türk milletidir, canibaşı ve eli kanlı teröristler değildir. Devletin pusulası hukuk olmalıdır, terör örgütlerinin talepleri değil. Bu nedenle 4'üncü maddeye de karşı olduğumuzu ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.