KOMİSYON KONUŞMASI

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün çok önemli bir meseleyi konuşuyoruz. Herkesin gözü kulağı burada ama biz gün başında dolandırıcılığı, soygunu, yurttaşın birikimini tartışıyorken maddelerle beraber mesele gittikçe tasfiye işlemleri gibi teknik meselelere sığdırılmaya başlandı. Hâlen vurgunun nasıl mümkün olduğunu, denetlemekle ilgili görevli kurumların kimler olduğunu, kimler kazandı, kimler kaybetti, kim ne yaptığıyla ilgili cevabı biz bu Komisyondan alabilmiş değiliz. Bu soruları bugün 6'ncı maddede işte el konulan varlıklar, TMSF'nin kayyum etkilerini konuşuyoruz. Yeni bir kayyumla tasfiye işlemlerinin düzenleyip çözmeye çalışıyoruz ancak gerçekliğin böyle olmadığını ben hepimiz de biliyoruz. Bu soruyu Türkiye'deki hukukun ve mali takip mekanizmasının kimlere karşı nasıl işletildiğini gösteren iki örnek sormak istiyorum: Bugün MASAK Başkanı sorulara cevap verirken "Çok önemli, büyük rakamlarla ilgili tespit edemiyoruz." dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - "Kim tespit edecek?" diye sorduk. Hiçbir kurumdan bir cevap alamadık ama bu kadar büyük vurgunları tespit edemeyen MASAK günlerdir konuştuğumuz ağır hasta mahpus Hatice Yılmaz'ın 300 TL'sinin peşine düşmeyi biliyor. Hapiste bulunan kızı ve mahpus arkadaşları için, dayanışma adına, kantin ihtiyaçları için 300 TL gönderdiği için dört yıl iki ay hapis cezası verilen bir anne Hatice Yıldız. 77 yaşına rağmen, hastalıklara rağmen evinden sedyeyle çıkarıldı. O fotoğrafı hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bu 300 TL'nin 22 TL'sini PTT işlem ücreti olarak aldı, PTT hakkında işlem yok ama Hatice Anne 23 Mart 2024 tarihinden beri Terör Finansmanı Kanunu'na muhalefet suçundan tutuklu. Mali tahkim mekanizması 300 TL'nin hesap edip eşine düşüyorken milyonları fark etmediği mümkün olamaz. Elbette fark etti, elbette fark ettiniz ama bu soygunu tam da mümkün kılan şey fark eden kurumları bu organize hırsızlık meselesini maalesef ki denetleme kurumlarının işbirlikçi konumda sumen altı etmesi meselesidir.