KOMİSYON KONUŞMASI

ERSAN AKSU (Samsun) - Sayın Başkanım, fon mal varlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluğu düzenleyen bir madde. Özellikle (1)'inci fıkrayı hakikaten çok net bir şekilde, belki de siyasi tartışmaların pek çoğunu cevaplandırması açısından önemli gördüğümüz için olduğu gibi okumayı arzu edeceğim: "Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılır." Fon hangi durumda zarara ve kayba uğratılmış sayılır? Bu 5'in (1)'inci fıkrası özellikle kapsamlı bir şekilde bunu tanımlıyor. (2)'nci fıkrada da bu zarar veya kayıptan öncelikle fon kurucusu ve yöneticilerinden başlayarak sorumluluğu, eğer bunlarda ödemenin sağlanamayacağın, tahsilin açıkça sağlanamayacağının belli olması hâlinde de fonun zarara ve kayba uğratılmasında sorumluluğu kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ve bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenlerin şahsen sorumluluğu bu fıkrada, (2)'nci fıkrada belirtiliyor. Tabii, görevden ayrılmış olmaları, fonda geçmişte görev yapmış olmaları, vesaire, sorumluluğu da kaldırmıyor son cümleyle. 5'in (3)'üncü fıkrasında da kurulun tasfiye işlemleri ile denetim inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar ve kayıp tutarlarının tespit edilerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna bildirilmesi öngörülüyor. Son fıkrada ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bu özellikle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsilatın yapılmasını sağlamayı, bir an önce zararların giderilmesi ve fon pay sahiplerinin alacaklarının temin edilmesi açısından bir tahsilat yöntemi olarak öngördüğümüz bir düzenleme oldu ve bu çerçevede de TMSF yetkileri kapsamında biran önce tahsilatı sağlayarak fon pay sahiplerinin ödenmesinin yapılması sağlanması düşünülüyor. İstanbul idare mahkemeleri bu işlemlerle ilgili olarak da yetkili mahkeme olarak tanımlandı.

Teşekkür ediyorum Başkanım.