| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 14 .10.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şimdi, burada gerçekten rakamları bilmemiz gerekiyor. Tabii, bu rakamlar değişecek, onu biliyoruz. Yani bizim bu işler için ne kadar paramız var? Yani bizim derken fonlarda şu anda bulunan para nedir? Bunun mutlak rakamı verilmesi lazım, bir görmemiz lazım neyi konuştuğumuzu veya yüzdesel olarak yani şu anda konuştuğumuz rakam diyelim ki toplam işte, tasvip edilen fon büyüklüğü 822 milyar herhâlde. Ortalamada, bu fon bazında değişebilir, kimisi tamamını alır belli gruplarda, belli şirketlerde, kimisi daha arzını alır ama ortalamada yüzde kaçını karşılamaya paramız yetiyor? Nihai olarak da gideceğiz o insanlardan, bu suça bulaşanların varlıklarından alacağımız paralarla bu oran değişebilir ama bugünkü vaziyetin ne olduğu hususunun bir defa bilinmesi gerekiyor. Şimdi, burada, tabii, isteğe bağlılık hususu önemli. Bununla ilgili çok az bir şekilde başlangıç konuşmamda ifade etmiştim. Yani fahiş bir kazanç elde ettiğini düşünüyorsan işte, bir emsal getiri oranı belirlenecek, bu oranın üzerinde kalanlar isteğe bağlı olarak getirilsin, buraya yatırılsın. Yani yatırmazsa ne olacak? Şimdi yatırmazsa ne olacak? Yani buradaki adı üzerinde fahiş kazanç, biz normal şartlarda bunu konuşacak mıydık? Konuşmayacaktık böyle bir şey olmasaydı. Şimdi, burada hukuk dışı bir işlem yapılmış, birileri piyasayı manipüle etmiş ve ondan sonra buradan da bir kısım insanlar da faydalanmış. Suça bulaşanları demiyorum zaten onlardan alacağız ama herhangi bir şekilde suça bulaşmamış, içeriden bilgi almamış ama ciddi bir şekilde işte 100 lira yatırdıysa bu 100 lirası bin lira olmuş. E, zaten kaynak da ihtiyacımız var, diyelim ki bu kişiler de fondan çıkmış, kârlarını elde etmiş...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - ...zaten çıkmamış olsa mağdur pozisyonuna geliyor. Şimdi, bunlardan bu fahiş kısmın veya emsal getiri oranın üzerinde kalan miktarın alınmasına ilişkin buraya bir şey koymak lazım. Yoksa isteğe bağlı olarak bunların fona yatırılması gibi bir şeyin ben çalışacağını düşünmüyorum, tam tersine bir süre sonra burada hukuk dışı işlemler başlar. Yani efendim, iktidar çevrelerinde veya gücü yakın olan insanların etrafında onlardan da habersiz bir şekilde birileri dolaşır, der ki: "Kardeşim, sen şurada bir miktar para yatır, ben kalan kısmını halledeceğim, bana da şu kadar para ver." Yani devlet olarak o fahiş kazanç elde edenlerden bizim almadığımız parayı... Biz bu parayı alırsak yiyecek değiliz, hazineye koyacak falan da değiliz, diğer mağdurların mağduriyetini azaltmak için yapacağız. Yani şimdi, aynı işlemi yapıyor arkadaşlar; birisi bir gün önce çıkmış, 1 koymuş bin kazanmış veya 1 koymuş 50 kazanmış, birisi 1 koymuş 0'a düşmüş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
ERHAN USTA (Samsun) - Şimdi, kaynağını artırabilmemiz lazım, bir şekilde kaynağı artırabilmemiz lazım. İlk gideceğimiz yer tabii ki bu suça bulaşanlar, onların kaçırdıkları paralar falan ama ne kadar? Bugün MASAK Başkanı dedikten sonra zaten oradan hiç para gelmeyeceğine aklım kanaat geldi dolayısıyla para yok, para gitmiş, para uçmuş, kurumlarımız uyumuş para uçmuş ama hiç olmazsa içeride olanlardan bir miktarını almak durumundayız. Fahiş kazanç elde edenlerden suça bulaşmamış olsalar dahi -bununla ilgili önergemiz var, önergede kısa konuşacağım artık, burada uzattım- bunların alınması lazım, buna ilişkin bir düzenleme yapılması gerekir diye değerlendiriyorum.
Şimdi, diğer bir husus da TEFE-TÜFE meselesinde. Bir defa TEFE-TÜFE tek bir şey değil, değişim oranı "endeks" derseniz tamam ama "değişim oranı" dediğiniz zaman on iki aylık ortalama var dolayısıyla onun daha net yazılması lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
ERHAN USTA (Samsun) - Muhtemelen on iki aylıklar üzerinden söyleniyordur ama orayı netleştirmenin faydası olabilir.
"İlk giren ilk çıkar." demeye niye ihtiyaç duyuyoruz, ben o kısmını anlayamadım çünkü hem girişleri hem çıkışları zaten bu TEFE-TÜFE ortalamasıyla güncelleyeceğiz. En sonunda bir bakacağız, bir hesap çıkacak ortaya değil mi? Çıkışı da varsa net yatırdığı aldığından daha azsa ona işte 1 milyonun altında olması durumunda ödeme yapacağız. Şimdi, tabii, bir de şu var: Niye 1 milyon? Şimdi, bunu bize söyleyin, 1 milyon rakamını niye koyduk? 1 milyon rakamı optimal bir rakam mı? Dolayısıyla bunu söyleyebilmek için rakamları bilmemiz lazım. Yani şimdi, bu 455 bin kişinin tekil kişi bazında olabilir veya hesap bazında olabilir, alacağı 100 bin liraya kadar olan kişi sayısı şu, toplam miktarı bu, şuraya kadar şu, buraya kadar bu; bu kırılımı bize vermenizde fayda var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
ERHAN USTA (Samsun) - Dolayısıyla bu 1 milyon hesabının da nereden geldiğini belki o zaman anlayabiliriz. Kurumlarımızda varsa bunu hemen istiyoruz. Talep ettiğim şey anlaşıldı değil mi? Yani alt kırılımlarını bilelim, oradaki şeyler nedir. 1 milyona da bir daha bakmak lazım. Yatırım tazmin fonundan olduğunu zaman orada zannediyorum 2 milyon 65 bin lira gibi bir şey var, onu da aşağı çekiyoruz.
Bir de şu var: Bakın, küçük yatırımcı elbette mağdur edilmesin, ona hiç diyeceğimiz yok, onu mağdur edecek bir durum olsa biz "Mağdur etmeyin." deriz. Onu mağdur etmeyelim ama bir de burada, şimdi onları mağdur etmeyelim derken onlara vereceğimiz parayı da yine onunla hani suçluluk açısından veya suçsuzluk, masumiyet açısından diyorum aynı pozisyonda olan başkasının parasından alıp vereceğiz. Onların bir rızası gerekmiyor mu burada? Dolayısıyla onları da daha az mağdur edecek bir formülasyon kurulması lazım. Yani yüksek para yatırdı diye o insanlara "Siz ceza çekeceksiniz." demek dediğim gibi hiçbir şekilde doğru değil. Birisi 100 bin yatırmış, birisi 10 milyon yatırmış yani bunların hiç olmazsa oransal olarak yani biz 1 milyonun altını verelim ama diğerlerine de işte payındaki oranına göre mi olur nasıl olur, bu mağduriyetlerin azaltılması lazım. 1 milyonu olana da 1 milyon, 500 milyonu olana da 1 milyon verilmesinin ben adil olduğunu ve hukuki olduğunu düşünmüyorum.