| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 14 .10.2026 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle maddenin ne içerdiği konusuyla... 17 Eylül 2026 tarihli SPK kararıyla tasfiyesine karar verilen kanunun yayınlandığında tasfiyesi devam eden fonları kapsamakta, diğer fonlar için sürekli bir tasfiye rejimi bu kanunla kurulmamakta. Dolayısıyla aynı portföy yönetim şirketinin -kanunun tartışmalı bölümlerinden bir tanesi- tasfiye kapsamına alınmayan ancak işlemleri durdurulan fonların durumu özel kanununda açık bir şekilde düzenlenmiyor. "Amaç kapsamında" diyor, kapsam kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlandırılıyor. Tasfiyesi erken tamamlanan fonlarda sonradan usulsüzlük tespit edilmesi hâlinde bu özel kanunun geri kazanım araçlarından yararlanıp yararlanmayacağı sorunu oluşabilir. Fonlar üzerinden yürütülen işlemler nedeniyle doğrudan hisse senedi yatırımcılarının uğradıkları olası zararlar bu özel ödeme sisteminin de dışında. Bir düzenleme ihtiyacı var gibi duruyor. Benzer hukuki durumlardaki yatırımcılar arasındaki farklı sonuçlar doğmaması için kapsamın objektif ölçütlerle gerekçelendirilmesi tasfiye dışındaki fonlar ve doğrudan hisse yatırımcıları bakımından diğer hukuki başvuru yollarının açıklığa kavuşturulmasını öneriyoruz.
Sayın Başkanım, ben zaman zaman eksik kalan konuşmamı tamamlamaya gayret edeceğim. Bir kez daha şunu söylemek isterim: Arkadaşlar dedi ki: "Vatandaşlar her şeyi biliyordu, bu yüksek riski bilerek bu işe girdiler." ama şunu söylemek isterim: Vatandaş devletine güvenir ve devletin olduğu yerde de bu kadar kötü sonucun doğmasını beklemez hiçbir yatırımcı. Gördük ki, buradaki kurumlardaki arkadaşların arasında koordinasyon sadece kendi yetenekleriyle ilgili değil ya da kendi niyetleriyle ilgili de değil, birtakım düzenleme eksikleri şu iki saatlik toplantıda bile ortaya çıktı. Şimdi, bize düşen görev vatandaşı "Zaten yüksek getiriyi biliyorlardı" diye suçlamak değil, vatandaşın mağduriyetini kısa zamanda çözmek ama aynı zamanda kalıcı ve köklü bir sistemi de inşa etmek, buradan belirtmek isterim.