KOMİSYON KONUŞMASI

ERSAN AKSU (Samsun) - Başkanım teşekkür ediyorum.

Nasıl bir süre öngöreceğinizi bilemiyorum ancak...

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Beş dakika verdim ama artırabiliriz.

ERSAN AKSU (Samsun) - İhtiyaç olacağını düşünüyorum.

Özellikle bütün arkadaşlarımız "PBLK" dediğimiz pay blokajı ile ilgili sorular yöneltti, bu konuda maillerimize ciddi anlamda bilgiler geldiğini zaten paylaştılar. Bu konuyla ilgili olarak ben bilgi notu üzerinden bir izah yapma arzusu içindeyim müsaade ederseniz. O sebeple hem yanlış ve farklı bir bilgi paylaşmamak adına, doğrusunu ifade etmek adına... Değerli arkadaşlar, "14, 15 ve 16 Eylülde yani 17 Eylülün öncesindeki günlerde talimatlarda, öncelikli alacaklarda neden değişiklik oldu?" noktasında mealen sorular oldu. Kayıtların, PBLK'daki kayıtların kalmasının iki nedeni var. Bunlardan birincisi, TEFAS'ta fiyatın belli olmamasından işlemin gerçekleşmemesi; ikincisi de TEFAS'ta temerrüt nedeniyle yani bu fonların temerrüde düşmesi nedeniyle ödemelerinin gerçekleşmemiş olmasından kaynaklanıyor. Biraz daha açarsam: 17 Eylül 2026 tarihinde tasfiyeye konu fonların alım satım işlemleri durduruldu ve bu tarihte iletilen talimatlar iptal edildi ancak 14, 15 ve 16 Eylülde TEFAS'a iletilen ve bir fiyatla eşleşen talimatlar karşılığı oluşan alacakların TAKASBANK ve TEFAS platformu yetkilileri tarafından ödendiği teyit edilmiştir. 28 Eylül 2026 tarihli SPK duyurusunda da fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen önceki tarihli talimatların tasfiye kapsamında olduğu paylaşılmıştır. 14, 15 ve 16 Eylülde iletilip fiyatı belirlenerek tamamlanan satış işlemlerinden doğan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiği TAKASBANK, TEFAS yetkililerince de teyit edilmiştir. Buna karşılık yalnızca satış talimatı verilmiş olması -bunun altını çizmek isterim- işlemin tamamlandığı ve yatırımcının katılma payı sahipliğinin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Mülkiyet hakkı bakımından katılma payı sahipliği devam eden yatırımcının fon mal varlığı üzerindeki haklarının tasfiye kapsamında korunacağını, bu kapsamda korunacağını ifade etmiş olayım. Bu konuyla ilgili ilave bir değerlendirme olursa da... TAKASBANK tarafından sağlanan verilere göre de 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonu tasfiyede, 17 fonda pay blokaj kararı var, 117 adedi alım satıma kapalı, 4 fonda yine var. Bu fonların para blokajındaki kayıtların kalmasının iki nedeni -biraz önce söylediğimiz çerçevede- bu iki hâlin dışında pay blokajı statüsünde başka bir fon... Biraz önce Sayın Bakırlıoğlu ifade ederken de paylaşmıştım, bu iki hâlin dışında para blokajı statüsünde bir başka fon bulunmamaktadır değerli arkadaşlar.

Bunun ötesinde, Emlak Katılımla ilgili, ilgili arkadaşların verdiği bilgide de işte "Kamu kaynağı kullanılmayacaktı. O zaman bu durum nedir?" noktasındaki soruya da şu bilgiyi paylaşmak isterim: Türkiye Emlak Katılım Bankası; Katılımevim Tasarruf, Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemlerine ilişkin durum tespiti sürecini titizlikle yürütmektedir. Söz konusu satın alma ya da devir işlemleri hiçbir şekilde kamu kaynağı, hazine kaynağı veya vergi gelirleri kullanılmaksızın gerçekleştirilecektir. Ayrıca, ilgili şirketlerin ortaklarına ait menkul ve gayri menkuller bedelsiz olarak söz konusu şirketlere geri devredilecek ve bu varlıklar, şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla kullanılacak, Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ tarafından bu şirketlere satın alma için herhangi bir bedel ödenmeyecektir. Bunu da yine bilgi olarak değerli vekillerimizin bilgisine arz etmiş olmak istiyorum.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ama zaten kamu şeyi değil mi Emlak Katılım?

ERSAN AKSU (Samsun) - Şimdi, olağan ve olağanüstü tasfiyeyle ilgili konuda bir bilgilendirmeyi -arkadaşların sorularıyla bağlantılı olarak- paylaşmak isterim: Değerli arkadaşlar, Sermaye Piyasası Kurulu bir tasfiye kurulu değildir, Sermaye Piyasası Kurulu ilke kararlarını alır ve fonlar, ilgili fonlar ya da portföy yönetim şirketleri tasfiyelerini o kararlar çerçevesinde -olağan tasfiye çerçevesinde söylüyorum- gerçekleştirir. Ancak burada, ortaya çıkan tablo ve hukuki koşulları bakımından olağanüstü bir tasfiyeye ihtiyaç duyuldu. Hele hele "ara ödeme" dediğimiz bir mekanizmanın siyasi irade olarak ortaya konulması nedeniyle de bunun ancak bir yasayla sağlanabilir tarafının olduğu sizlerin de takdirindedir. Bu nedenle, olağan tasfiyeye ilişkin işbu teklifimizi gündeme getirdik ve olağan tasfiyeyi düzenleyen bu teklifin tamamen bu 131 fonla alakalı, spesifik ve geçici nitelikte olduğunu özellikle paylaşmak isterim. Benzer durumlarla ilgili değerli milletvekili arkadaşlarımızın tespitler oldu, haklı tespitler, o da şu: "Benzer durumlarda ne yapacaksınız?" Değerli arkadaşlar, ilgili konuların tekrar, benzer problemlere dönüşmemesi adına Sermaye Piyasası Kurulumuz ve diğer ilgili kuruluşlarımız bununla ilgili bir yasa çalışması hazırlığı içindeler -Gülizar Hanım, özellikle belirttiğiniz bir husustu- bu çalışma Komisyonumuzda en geç yılbaşından sonra -öyle tahmin ediyorum ki- bütçe görüşmelerinden sonra gündeme gelecek ve daha sermaye piyasalarının güçlendiği formatta bir düzenleme önümüzde oluşacaktır. Bunu da özellikle paylaşmak isterim.

Değerli arkadaşlar, "kamu kaynağının kullanılması" "Niye vaktiyle müdahale edilmedi?" gibi hususlar yine gündeme geldi. Sayın Başkanım, müsaade ederseniz bunu biraz genişçe ifade etmek istiyorum çünkü "Sermaye Piyasası Kurulu bu işin bağımsız, düzenleyici, denetleyici kuruluşu. O zaman niye vaktiyle müdahale edilmedi?" gibi bir refleks genel olarak tanımlandı. Değerli arkadaşlar, serbest fonların fon piyasasındaki ağırlığı 2021'de yaklaşık yüzde 35 nispetinde, 2022 yılında bu oran yüzde 52'ye ve 2026'da da yüzde 65 -toplam fon piyasasının- oranına çıkıyor. Bu tabloda da Finansal İstikrar Komitesi bunu gördükten sonra, bu tabloyu görünce özellikle 2/12/2025'te -geçen seneki bütçe görüşmeleri zamanında yaklaşık olarak- bir toplantı tertip ediyor ve serbest fonlara yönelik hususlar burada değerlendirme konusu oluyor. Bu Finansal İstikrar Komitesinin kararı sonrası İstanbul Takas ve Saklama Bankası, Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ, Borsa İstanbul AŞ, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve ilgili diğer paydaşların görüşleri alınarak gerek gerçek serbest fonlara ilişkin hususlar gerekse de genel olarak yatırım fonu sektörüne ilişkin uygulamada karşılaşılan ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak düzenleme çalışmaları başlıyor ve bu kapsamda da 18 Aralık 2025'te SPK tarafından, nitelikli yatırımcı şartlarında aranan -biraz önce bunu bazı arkadaşlarımız, İsmail Bey de bahsetti- 1 milyon lira olan finansal varlıklar toplam tutarının 10 milyon liraya yani nitelikli yatırımcıysanız 1 milyon lirayla değil ancak 10 milyon lirayla serbest fonlarda... Çünkü bunların risk olduğunu, bunların büyük bir getiri ihtimaline karşılık büyük bir zarar da doğurabileceğini yatırımcının bildiği var sayılan fonlar, serbest fonlar ve bu çerçevede de 10 milyon liraya çıkartılmasıyla ilgili olarak bir karar veriliyor ve bir rehber taslağı hemen hazırlanıyor. 15 Aralık 2025 tarihli yazı ile Borsa İstanbul, İstanbul Takas ve Saklama Bankası yani TAKASBANK görüş ve değerlendirmeleri rehber taslağı sunuluyor. 28 Ocak 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığının bilgisine sunuluyor ve Bakanlık tarafından da 11 Şubat 2026 tarihinde taslağa ilişkin sektör görüşleri alındıktan sonra taslağın yürürlüğe alınması bildiriliyor. Bu kapsamda da sermaye Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine, Merkezi Kayıt Kuruluşuna yine görüş talep ediliyor ve bu görüşler çerçevesinde de 17 Haziran 2026 tarihinde TEFAS uygulamaları, uygulama esasları SPK tarafından onaylanarak 20 Temmuz 2026 tarihinde TAKASBANK tarafından uygulamaya alınıyor. Yatırım fonu portföyüne dâhil edilen borsada işlem gören gayri menkul yatırım fonu ve girişim sermaye yatırım fonu katılma paylarının fon portföyünde borsa fiyatı yerine net aktif değerle değerlendirilmesi uygulamasına da 25 Temmuz 2026 tarihli SPK kararıyla 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçiliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERSAN AKSU (Samsun) - Dolayısıyla düzenleme süreci ilgili kurumların görüşleri ve gerekli teknik altyapı değişiklikleri birlikte değerlendirilerek yürütülüyor. Temmuz ayında yürürlüğe giren bu 2 önemli düzenleme sonrası ağustos ayında Borsa İstanbul, TAKASBANK ve MKK'yle yoğun toplantılar yapılarak rehberin son şekli değerlendiriliyor ve rehber 29 Ağustos 2026 tarihinde kamuya duyuruluyor. Rehberde yapılan değişikliklerle özellikle şeffaflığın artırılması ve yatırımcıların daha etkin bilgilendirilmesi amacıyla serbest fonların portföy dağılımlarını haftada bir kamuya açıklama zorunluluğu ve bir yatırım fonunun yatırımcısının fondaki payının belirli eşik oranları aşması hâlinde bu yatırımcıların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kamuya açıklanması zorunluluğu getiriliyor. Serbest fonlara yönelik muhtelif yoğunlaşma limitleri yine belirleniyor ve portföy yönetim şirketlerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla ihraç edilebilecek fon sayısı ve portföy yönetim süreçlerine ilişkin ilave şartlar getiriliyor. Ve bu anlamda da bunun bir anda, 29 Ağustos tarihinde kamuya duyuruluyor ama uygulamasıyla ilgili bir geçiş süreci de barındıran bir düzenleme, hâlihazırda da bu geçiş süreci devam etmekte.

Değerli arkadaşlar, toplam 117 kişi hakkında şu ana kadar SPK tarafından piyasa dolandırıcılığından suç duyurusunda bulunulduğunu, toplam 117 gerçek kişi ve 5 tüzel kişi hakkında borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl işlem yapma yasağı uygulandığını, toplam 64 kişi hakkında sahip oldukları tüm lisansların işlem yapma yasağı süresi boyunca iptal edildiğini de SPK kararlarıyla bilgilerinize arz etmek isterim.

Öte yandan, özellikle belirtmek istiyorum ki A1 CAPİTAL hakkında 1/1/2025 tarihinden itibaren 5 ayrı kurul kararıyla 15 milyon 560 bin 796 TL idari para cezası, ALNUS hakkında 8/5/2025 tarihli kararıyla 9 milyon 244 bin 134,90 TL idari para cezası, BULLS hakkında 19 milyon 559 bin 623,37 TL idari para cezası, Hedef Portföy Yönetim hakkında 13/2/2025 tarihi itibarıyla 1,5 milyon lira idari para cezası, TERA Portföy AŞ hakkında da ve yöneticisi Ayşegül Kaya hakkında 23/10/2005 tarihli kararıyla 8 milyon 878 bin 298 TL idari para cezaları tesis edilmiştir, yine TERA Yatırımla ilgili olarak 4 ayrı kurul kararıyla 5 milyon 576 bin 640 TL, İstanbul Portföy Yönetim AŞ hakkında 2 ayrı kurul kararıyla 4 milyon 590 bin 595 TL idari para cezaları takdir edilmiş ve tesis edilmiş. Ben arzu ederseniz yine PARDUS'la ilgili verilmiş olan kararlar var, onları da arz edeyim sanki bir farklılık varmış hissi oluşturmasın diye. PARDUS Portföy Yönetim AŞ hakkında da 17/6/2026 tarihli kararla 6 milyon 162 bin 756 lira 60 kuruş idari para cezası, PARDUS Yönetim AŞ hakkında yine piyasa bozucu eylemler vesair karar organının 14/2/2023 tarihli kararıyla 26 milyon 634 bin 894,21 TL, TERA Portföy Yönetim AŞ hakkında 17/6/2026 tarihli kararıyla 4 milyon 435 bin 27,79 TL idari para cezaları tesis edilmiştir. Anılan şirketler hakkında kurum nezdinde devam eden incelemeler hâlen bulunmaktadır. Sanki bir...

Değerli arkadaşlar, Anayasa ve yasalar çerçevesinde düzenleyici ve denetleyici nitelikte var olan kuruluşlarımız, kurumlarımız hakkında özellikle töhmet ve zan altında bırakmaya dönük bir izahın ben sağlıklı bir tablo oluşturduğu kanaatinde -kendi acizane düşüncem bu yönde- değilim ancak Cumhurbaşkanımızın Devlet Denetleme Kurulunu faaliyete geçirerek varsa ihmaller, varsa aksayan hususlarla ilgili olarak Devlet Denetleme Kurulunun raporları çerçevesinde gereklerinin yapılacağı noktasında da kanaatimiz tam. Ben Devlet Denetleme Kurulu raporunun aynı zamanda düzenlemeye esas olacak yani nerelerde eksiklik vardı konusundaki çalışma ile SPK'yle ilgili yapılacak yasal düzenleme -yılbaşından sonra planlanan düzenleme- açısından da bunun son derece kıymetli olacağını düşündüğümü paylaşmak istiyorum. Yani özellikle Sayın Oluç'un ifade ettiği işte diğer arkadaşlarımız da yine bahsettiler benzer durumlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERSAN AKSU (Samsun) - Sayın Başkanım, tamamlamaya çalışacağım.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.

ERSAN AKSU (Samsun) - Arkadaşlar, organize şekilde bir ihmal, kusur, örgüt vesair emin olun ki sizden hiçbir konuda ne ben ne buradaki diğer milletvekili arkadaşlarımızın farklı bir düşüncesi içinde değiliz. Açıklanacak ne liste varsa açıklansın, ceza olarak ne ceza verilmesi gerekiyorsa ilgililer hakkında zaten Adalet Bakan Yardımcımız burada, Maliye Bakanlığı ve ilgili kurumların yetkilileri burada, kimler manipülasyon yaparak, spekülasyon yaparak, sahtekarlık yaparak, dolandırıcılık yaparak ne tür suçlar işlemişlerse sonuna kadar cezalandırılmaları noktasında zerre-miskali farklı bir düşünce içerisinde değiliz. Ben, özellikle sizler gibi bir milletvekili olarak, yirmi beş sene hukuk icra etmiş bir avukat olarak şunu paylaşmak isterim: Getirdiğimiz, getirmeye çalıştığımız, sizin bilginize arz ettiğimiz teklif gerçekten fonlarda yatırımcı olan kişilerin fon paylarının ödenmesi noktasında bir düzenlemeyi içeriyor ve burada var olan fon pay sahipliği çerçevesinde ödemelerin bir an önce sağlanması adına hem fon varlığında, fonda var olan varlıklar; likit olur, gayri menkul olur, ayni, nakdi ne varsa bir an önce değerlendirilmesi ve pay sahipliğinin giderilmesi, halledilmesi noktasında bir çabayı barındırıyor. Bu, sadece fon varlığıyla da alakalı değil, elbette ki suistimal etmiş olan, elbette ki sahtekârlık yapan kimler varsa bu SPK'nin ve ilgili kurumların bilgilendirmeleri çerçevesinde şu ana kadar Adalet Bakanlığımız kendi çalışmalarını yürütüyor ve bundan sonrasında da yasanın getirdiği yetkiler çerçevesinde, imkânlar çerçevesinde değerli arkadaşlar, fon pay sahiplerinden paylarını alamayan ya da süreçte alamayacak olan arkadaşlarla ilgili getirilen düzenlemede -biraz sonra maddelere girdiğimizde sizler de göreceksiniz- Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un uygulanmasıyla sürecin yürütülmesi... Niye? Bir an önce sürecin neticelendirilmesi, sonuçlandırılmasıyla ilgili bir çabayı beraberinde barındırıyor. Bunu yine özellikle belirtmek istedim. Tabii ki Türk Ceza Yasa'mızın 158'inci maddesi nitelikli dolandırıcılık; yine suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 220'nci madde; yine suç gelirlerinin aklanmasıyla ilgili 282'nci madde... Eğer şartları uygun oluyorsa, yapılıyorsa o tabii ki Bakanlığın kendi takdirleri ve uygulamaları çerçevesinde daha doğrusu, savcılığımızın -bakanlık ifadesi de belki burada yanlış- cumhuriyet savcılığımızın, yargının yapacağı çalışmalarla eğer şartları oluşuyorsa ödemelerle beraber etkin pişmanlıkla ilgili hükümler de mevzu bahis ödemelerle bağlantılı olarak olabilecektir. Bu, tamamen yargının ortaya koyacağı bir çerçevede olacaktır ancak Sermaye Piyasası Kurulunun kanununda var olan hükümler açısından bakacaksak ve değerlendireceksek açıkçası çok açık bir şekilde 104'üncü, 106'ncı ve 107'nci maddeler çerçevesinde yapılan yasal çerçeve 2 kat ödemenin herhangi bir... Bizim getirdiğimiz yasa bir etkin pişmanlığı getirmiyor, bizim yasamızda etkin pişmanlıkla ilgili herhangi bir düzenleme yok. Tamamıyla ödemeleri yapsalar bile cezasızlık, bilmem ne falan gibi bir durum söz konusu olmadığı nedeniyle tam olarak herkes yaptığının karşılığını, suç olarak cezası neyi gerektiriyorsa bunu alsın noktasında bir düzenlememiz var ve içeriği de tam olarak bu noktada. Tabii, biraz sonra maddelere geçeceğiz, maddelere geçtiğimizde her bir maddemizin düzenleme olarak ne getiriyor, nasıl bir içeriği var, bunlarla ilgili olarak da maddelerde bir izahta bulunmaya çalışacağız. Ben zannediyorum, geneli itibarıyla soruları karşıladığımızı en azından düşünüyorum.

"Neden küçük yatırımcı korunacak?" Erhan Beyin yine "Büyük yatırımcı olmak suç olmamalı." noktasında... Buna katılıyorum kendi bakışımızda ancak bir siyasi tercih olarak değerli arkadaşlar, öncelikle küçük yatırımcıdan başlayarak çok daha fazla kişinin ön ödemeyle 1 milyonun altındaki alacaklar net yatırım tutarı tanımı açısından şekillendirilip...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERSAN AKSU (Samsun) - Bu, diğerlerinin hakkının yanacağı anlamına da asla gelmiyor çünkü sadece fon mal varlığıyla sınırlı bir tasfiyeden bahsetmiyoruz, olağanüstü tasfiye yetkisi çerçevesinde açıkçası fonun yöneticileri, portföy yönetim şirketlerinin yöneticileri ve aynı zamanda burada ilgili, alakalı üçüncü kişiler, gerçek kişiler, tüzel kişiler ne varsa tamamıyla ilgili olarak -zaten bu getirdiğimiz yasanın maddelerinde de buna dair izah var- bunların alacaklarıyla ilgili olarak ya da suistimalleriyle ilgili olarak herhangi bir hak sahibi olamayacaklarını da yasamız çerçevesinde özellikle belirttiğimizi, yasanın düzenlemesinde var olduğunu yine belirtmek istiyorum.

Başkanım, bu aşamada paylaşacağım hususlar bunlar.

Teşekkür ediyorum.