| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 13 .10.2026 |
DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük) - Sayın Başkanım, şimdi, Et ve Süt Kurumu gerçekten dünyada örneği az olan kuruluşlardan bir tanesi, bir regülasyon kuruluşu yani etin ve sütün merkez bankası görevini yerine getiriyor. Yani nasıl Merkez Bankasının en önemli görevi fiyat istikrarını sağlamaksa Et ve Süt Kurumu da aynı şekilde et ve süt piyasasındaki fiyat istikrarını sağlamak, tüketiciyi korumak, üreticiyi de kollamak görevini yerine getiriyor. Bu görevi yerine getirirken de zaman zaman belli atraksiyonları yapmak durumunda kalıyor. Burada, baktığınızda, eğer üreticinin fiyatları düştüğü vakit Et ve Süt Kurumu burada görev zararını bile göze alarak üreticinin mağdur olmaması açısından geliyor, üreticinin elindeki hayvanı alıyor ve bunun kesimini gerçekleştiriyor yani bu gerçekten -bu piyasayı bilenler için söylüyorum- çok önemlidir. Bir hayvan doluluğa geldiği vakit yani et doluluğuna geldiği vakit beklediği her gün aslında bu üretici açısından zarar yazar, herhâlde bugünün parasıyla da günlük yaklaşık 200 lira civarında bir zarar söz konusu olur; tam rakamları bilmiyorum, teknik şeyleri bilmiyorum ama böyledir. Et ve Süt Kurumu o zamanlar geldiğinde de aksiyon alır ve görevini yerine getir. Fiyatlar çok yükseldiğinde bu sefer de tüketiciyi korumak gibi bir görevi var. Halkın protein ihtiyacının karşılanması açısından da piyasaya gerekirse aldığı fiyatın altında da et sürerek tüketicilerimizin ucuz proteine ulaşmalarını temin eder.
Şimdi, bakıldığında, gerçekten, Et ve Süt Kurumu özellikle 1992'den sonraki uğradığı özelleştirme sürecinde 35 tane kombinasından yaklaşık 28 tanesini kaybetmişti. Yine, bizim zamanımızda, 2005 yılında AK PARTİ iktidara geldikten sonra Et ve Süt Kurumunun bu görevini ve özelliğini önemseyerek özelleştirme kapsamından çıkardık ve bunlara da 14 tane yeni kombinayı ilave ettik. O gündür bugündür Kurumumuz gerçekten bu konuda ciddi bir görev yerine getiriyor.
Şimdi, arkadaşlar, burada çok konuşuluyor ama ben bunu bir kere daha söylemek istiyorum, Tarım Bakan Yardımcımız da buradayken söylemek istiyorum. Tabii, Türkiye'deki et politikası, hayvancılık politikası, bu konular çok konuşulur ama 1954'te söylenmiş, o zamanın Tarım Bakanının söylediği bir söz var, diyor ki: "Et meselesi ot meselesidir." Yani hayvanı nasıl beslediğiniz, hangi miktarda ucuz yemle beslediğiniz önemlidir. Burada en önemli sıkıntı şu: Bizim coğrafyamız, Anadolu coğrafyası maalesef büyükbaş hayvan beslemeye çok uygun bir coğrafya değil, daha çok küçükbaş coğrafyasıdır. Sayın Vekilim de bahsetti, özellikle o bölge Faraşin Yaylası, Güneydoğu Bölgemiz bizim özellikle küçükbaş hayvan depomuzdur ve bizim Anadolu'nun coğrafyası buna uygun olmadığı için, küçükbaş coğrafyası olduğu için -tarihsel olarak da böyledir Anadolu- şimdi, burada büyükbaşı beslemenizin, büyükbaşın maliyetini ucuz atmanızın bir tek yolu var arkadaşlar; burada mera ıslahlarını önemsememiz lazım yani biz ne kadar çok merayı ıslah eder ve bu meralarımızda ne kadar çok büyükbaş hayvan besleyebilirsek et fiyatlarımızı o derecede aşağıya düşürebiliriz ve ucuzlatabiliriz. Mera ıslahları en önemli yapısal dönüşümlerden bir tanesidir Tarım Bakanlığı açısından. Ben Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın bu konuya ne kadar önem verdiğini de çok yakinen biliyorum, kendisi özellikle bu mera ıslahları konusunda çok heyecanla, kendi bölgemde de aynı şekilde teklif ettiğimde "Hemen destek verelim, meralarımızı ıslah edelim." dedi. Türkiye'nin birçok merasında da ıslah çalışmaları şu anda devam ediyor. Buraya çok dikkat etmemiz gerekiyor çünkü arkadaşlar, baktığımızda, bir hayvanın günlük yaklaşık 7 ila 10 kilo arasında yem tüketmesi gerekiyor, bunu nereden alacağı önemli. Eğer bunu sadece fennî yemlerle vermeye kalkarsak et maliyetlerimiz yükselir ama bunu biz meralarımızdan otla temin edebilirsek işte o zaman maliyetlerimiz aşağı düşebilir. Ben bu konuda özellikle rica ediyorum, Türkiye'nin en önemli meselelerinden hayvancılık politikasının başlangıç adımının birincisi mera ıslahlarıdır. İkincisi, ikinci konu da ölçektir arkadaşlar yani ölçek ekonomisine uygunsa besihaneler yapmalıyız.
Bir de şunu rica ediyorum: Arkadaşlar, dünyanın hiçbir tarafında hayvanlar kapalı ahırlarda beslenmez. Bakın, tekrar söylüyorum: Dünyanın hiçbir tarafında hayvanlar kapalı ahırlarda beslenmez. Çiftçiye, üreticiye kredi verdiğimizde biz önce ahır kredisini veriyoruz, o zaten bir maliyet oluşturuyor. Bunlar yarı açık ahırlarda beslenir. Bu maliyetler çiftçinin, özellikle hayvancılık sektörünün üzerindedir. Bu politikanın da gözden geçirilmesi ve bu konuda yarı açık ahırlara geçilmesi de önemlidir çünkü bu da ilk yatırım maliyetleri açısından son derece kritik bir durumdur. Burada ben tavsiye olarak söylüyorum, Başkanım, kusura bakmayın, belki konunun dışına çıktığım için de çok özür diliyorum.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Estağfurullah.
DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük) - Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor.
İkincisi, ithal hayvan meselesi. İthal hayvan meselesinde, arkadaşlar, biz hayvan ithal ettikten sonra bunu ne yapıyoruz? Götürüyoruz, üreticimize veriyoruz. Üreticimiz bunu yaklaşık yüz seksen gün ila yüz yirmi gün arasında besliyor, bunu tekrar üreticimiz satıyor yani üreticimiz oradan bir katma değer elde ediyor. Biz bunu götürüp de getirdiğimiz hayvanın tamamını Et ve Süt Kurumunun kombinalarına getirip de kesime vermiyoruz, bunu önce üreticimize veriyoruz, üreticimiz orada bu hayvanları besliyor, daha sonra bunları satıyor ve buradan da üreticimize bir katma değer sağlıyoruz ama tabii ki gönül ister ki ithal iç olmasın. İthal olmamasının yolu da birtakım yapısal sorunlarımızı dikkatle devam ettirmek. Ben Sayın Yumaklı'nın özellikle son dönemde aldığı kararları, tarımdaki bu yapısal reformlara gösterdiği özeni, gayreti takdir ediyorum. Buradan da Bakanlığımıza, Et ve Süt Kurumu yöneticilerimize de teşekkür ediyorum. Özellikle bu son dönemde TİGEM üzerinden yapılan canlı hayvan stokunun oluşturulmuş olması yani bir merkez bankasının döviz stokunu oluşturmuş olması gibidir ve bu stok da çok önemlidir çünkü kriz anında müdahale edebilecek bir aksiyon almışlardır, bu da gerçekten çok önemli politikadır.
Ben herkese buradan teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum efendim.