| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 13 .10.2026 |
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, Sayın Genel Müdür, Sayıştayın ve basının kıymetli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yetmiş üç yıllık köklü bir geçmişe sahip Et ve Süt Kurumunun 2023-2024 yıllarına ait Sayıştay raporları doğrultusunda görüşmelerine başladığımız üst Komisyon toplantımız hayırlı olsun.
Et ve Süt Kurumu ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi, üreticinin korunması, et ve süt piyasasında fiyat istikrarının sağlanması ve vatandaşlarımızın uygun fiyatla gıdaya erişmesi açısından son derece önemli bir Kurum ancak bugün gelinen noktada Kurumun uyguladığı ithalat politikaları, yerli üreticiye etkileri, ithalat yapan şirketler, alım ve satış sözleşmeleri, kamu kaynaklarının kullanımı ve Kurum yönetimine ilişkin kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar var. Özellikle hayvancılıktan anlamayan, sütü bilmeyen, kurumu tanımayan, ismi kamuoyunda ciddi tartışma konusu olan matematik bölümü mezunu bir kişinin Genel Müdürlük koltuğunda olması liyakati sorgulamamıza neden olmakta. Bugün gelinen noktada Et ve Süt Kurumu marketleri önünde uzun bir kuyruk oluşuyor. Bakın, Sayın Genel Müdürüm, burada ciddi kuyruklar var. Şimdi, bu kuyrukların sebebi; etin kilosu 900 lira ila 1.600 lirayı bulduysa, kemik dahi parayla satılıyorsa, halkımız sofrasında ete hasret kaldıysa bunun tek sorumlusu yirmi beş yıldır bu ülkeyi yönetenler, yapılan liyakatsiz atamalar, yanlış tarım politikaları. Tabii, kepeğin ne olduğunu bilmeyen Tarım Bakanımız olursa durum bu oluyor. Bakın, size somut bir örnek vereyim, halkımızdan bana ulaşan bir talep var: "1993 yılında yedek subay olarak karakollarda görev yapmış, 2 kızı Türkiye'nin en iyi üniversitelerinde hayırseverlerin burslarıyla okuyan, kira ödeyen ve sadece 23.650 lira maaş alan bir emekliyim." diyor. "Beş yıldır, maalesef, et yiyemiyorum; artık ben de et yemek istemiyorum." diyor. Vatandaşlarımız ete hasret kaldı, tenceresinde et yerine maalesef dert kaynıyor ama ithalata dayalı yanlış politikalarla yerli üreticiyi zarar ettirip yabancı üreticiyi zengin ederek hiçbir yere varamayacağımız da çok açık. Yıllardır et fiyatlarını düşürmek, piyasayı düzenlemek gerekçesiyle canlı hayvan ve et ithalatı yapılmasına rağmen canlı hayvan ve et ithalatı hız kesmeden devam ediyor. Bir tarafta artan yem, enerji, finansman maliyetleri karşısında ayakta kalmaya çalışan besicilerimiz, diğer tarafta sofrasına et koymakta zorlanan milyonlarca vatandaşımız var. Bakın, dün Çorum ilimizin köyünde bir süt üreticisinin yanına gittim. Artan maliyetlerden bahsetti. Şu anda tüm teşkilatı yani 70-80 civarında damızlık süt üreticisi girdi maliyetlerinden söz ediyor ve sütü iyi ürettiğinden dolayı, normal vatandaşlar 23 lira, şu anda iyi bir üretici 26 lira civarında sütünü satmak zorunda ama maliyetler şu anda nereden baksanız 28-30 lirayı buldu ve diyor ki "Biz Hükûmetten ya da yetkililerden şunu istiyoruz: yani yemin fiyatı belli, girdiler belli; biz paritenin 1,5 olmasını istiyoruz çünkü ben 1 litre sütle 1,5 kilo yem alabilirsem sütün fiyatı ister 10 lira olsun ister 15 lira olsun, hiçbir şey fark etmez ama ben 1 kilo sütümle 1,5 kilo kesif yem yani sanayi yemi alamıyorsam ben zarar ediyorum." 2007 yılındaki krizden sonra, hatırlarsınız, 1 milyon civarında inek kesime gitti. Eğer biz süt üreticisini desteklemezsek, o damızlık süt hayvanları kesime giderse et fiyatlarının böyle daha çok uçmasına sebep olacak.
Şimdi, Et ve Süt Kurumu 2024 yılında yaklaşık 11 milyar lira, 2025 yılında ise 8,4 milyar lira net kâr açıkladı. Elbette bir kurumun kâr etmesi tek başına eleştiri konusu değildir ancak asıl sorgulanması gereken, milyarlarca liralık bu kârın ne kadarının ithalat faaliyetlerinden kaynaklandığı; bu faaliyetlerin yerli üreticimize, besicimize ve tüketicimize ne ölçüde fayda sağladığı... Halkımız ucuz et yesin diye Et ve Süt Kurumu gerekirse zarar etmelidir. Durum böyleyken ithalatın belirli yabancı şirketlerde yoğunlaştığına ilişkin haberler, büyük firmalara yapılan hayvan ve et satışları, süt piyasasına müdahaleden doğan zararlar, Sayıştay denetimine yansıyan bulgular ve Kurum yöneticileri hakkındaki çıkar çatışması iddiaları da açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir. Et ve Süt Kurumunun önceliği ithalat yapmak değil yerli üretimi güçlendirmek, ticari kârını artırmak değil kamu yararını gözeterek hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumak olmalı. Kurumun faaliyetleri de bu sorumluluklar ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı çerçevesinde değerlendirilmeli. Bu nedenle Kurumun ithalat politikasından mali tablolarına, şirketlere yaptığı anlaşmalardan yerli üreticiye yönelik uygulamalarına kadar kamuoyunun yanıt beklediği sorular var. Et ve Süt Kurumunun 2025 yılı Faaliyet Raporu'nda yaklaşık 123.189 ton canlı ağırlık karşılığı besilik sığır ve 49.978 ton kesilmiş sığır eti alımı yapıldığı belirtiliyor. Bakanlık 2027 yılı için kamu kurumlarına ayrılan miktarlar hariç 480 bin baş besilik sığır ithalatına izin verilmesinin planlanmakta olduğunu söylüyor. Bu ithalat politikasını ne zamana kadar devam ettireceksiniz? 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında yapılan et ve canlı hayvan ithalatının toplam maliyeti kaç milyar dolardır? İthalatın azaltılmasına ilişkin somut bir takvim hazırlanmış mı, hazırlandıysa hangi yıl, ne kadar azalma hedefiniz var? Son dört yılda yapılan ithalat harcamalarının toplamı nedir? Aynı kaynağın yerli damızlık üretimine, yem desteğine, besilik hayvan yetiştiriciliğine ve küçük aile işletmelerine aktarılması durumunda kaç üreticinin desteklenebileceğine ilişkin bir etki analizi yaptınız mı? 2023-2026 döneminde yapılan ithalatların öncesinde ve sonrasında karkas et, dana kıyma, kuşbaşı etin üretici, toptancı ve perakende fiyatları nasıl değişmiştir? Kurum ithalatının fiyatları ne kadar düştüğünü veya fiyat artışlarının ne ölçüde sınırladığını gösteren bir araştırma yapılmış mıdır? 2027 yılı ithalat planlaması neden büyük işletmeler ağırlıklı? 2027 yılı için planlanan 480 bin baş ithalat izninin 380 bin başı 200 baş ve üzeri kapasiteli işletmelere, 100 bin başı ise küçük işletmelere ayrılmış. Bu dağılım hangi üretim kapasitesi analizine dayanmakta? İthal hayvan tahsisinde en fazla pay alan ilk 20 işletme hangileridir?
Et ve Süt Kurumu milyarlarca lira kâr ederken bu kazanç üreticiye ve tüketiciye yansıyor mu? Kurum 2025 yılı faaliyet raporunda da 2024 yılında 11 milyar 17 milyon TL, 2025 yılında ise 8 milyar 408 milyon TL dönem net kârı elde etmiş. Aynı raporda 2025 yılı canlı hayvan satışlarından yaklaşık 5 milyar 861 milyon lira faaliyet kârı kaydedilmiş. Canlı hayvan satışlarından elde edilen kârın ne kadarı ithal hayvanlardan kaynaklanmakta? İthal hayvanların ortalama alış ve satış fiyatları nelerdir? Kurumun elde ettiği bu kârın ne kadarı üreticiyi desteklemek, tüketici fiyatlarını düşürmek veya yerli hayvancılığı geliştirmek için kullanılmıştır? 2025 yılı faaliyet raporunda canlı hayvan satışlarından 5,86 milyar TL faaliyet kârı kaydedilirken süt ürünleri satışından 633 milyon TL faaliyet zararı oluşmuş. Süt ürünleri satışındaki zararın temel nedenleri nelerdir?
Bir gazeteci Bahadır Özgür'ün Kasım 2025'te yayımlanan araştırmasına göre, 2023-2025 döneminde Avrupa'daki 9 şirketten yaklaşık 92.700 ton et alınmış, karşılığında 20,8 milyar TL ödenmiş, bunun 47.900 tonunun Polonya merkezli Polonia Beef şirketinden temin edildiği ve şirkete 10,4 milyar TL ödendiği ileri sürülmektedir. Bu rakamlar doğru mudur? Polonia Beef şirketinin seçilmesinde hangi kriter esas alınmıştır? Bu şirketten alınan etin kilogram başına ortalama maliyeti nedir? Aynı dönemde diğer ülkelerden alınan eş değer nitelikteki etlerin birim fiyatları nelerdir? Yabancı tedarikçilerin seçiminde hangi rekabetçi alım yöntemleri uygulanmıştır? 2023-2026 yıllarında et ve canlı hayvan ithalatı yapılan bütün yabancı şirketlerin isimleri, sözleşme tarihleri, toplam alım miktarları, kilogram veya hayvan başına fiyatları ve sözleşme bedelleri açıklanacak mıdır? Bu alımlardan kaç tanesi doğrudan temin, kaç tanesi rekabetçi ihale veya teklif toplama yöntemiyle gerçekleşmiştir?
20 Şubat 2025 tarihinde İskenderun Limanı'na gelen 8.912 büyükbaş hayvanın 102 firmaya dağıtıldığı ortaya çıktı. Bu iddialarda Köfteci Yusufa400, Ekur AŞ'ye 320, Namete 240 büyükbaş hayvan verildiği belirtildi. Bu firma veya hayvan sayıları doğru mudur? Hayvanların ithal maliyeti ve şirketlere satış fiyatı nedir? Söz konusu şirketler hangi ölçütlere göre seçilmiş? Dağıtımının tamamına ilişkin şirket, hayvan sayısı ve satış bedeli listesini açıklayacak mısınız?
2025 yılı faaliyet raporuna göre 70.613 ton büyükbaş gövde sığır eti satışının 68.561 tonu yani yaklaşık yüzde 97'si serbest müşterilere yapılmıştır. Bu 68.561 ton et hangi gerçek ve tüzel kişilere satılmıştır? En yüksek miktarda et satın alan ilk 20 şirket hangileridir? Bu satışların toplam bedeli ve ortalama kilogram fiyatları nedir? Satılan etin nihai tüketiciye hangi fiyatlarla ulaştığı denetleniyor mu? Kurumunuzun ithal ettiği et marketlere veya özel şirketlere hangi fiyatlardan satılmaktadır? Şirketlerin etleri tüketiciye hangi fiyatlardan sunduğu takip ediliyor mu? Et ve Süt Kurumunun satış fiyatıyla nihai tüketici fiyatı arasındaki farkı gösteren 2024, 2025, 2026 yılı verileri açıklanabilir mi? Satış koşullarına aykırı fiyat uygulamaları nedeniyle sözleşmesi feshedilen veya yaptırım uygulanan şirket oldu mu?
Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Mücahid Taylan'ın Macaristan merkezli Green Farm And Trade şirketindeki ortaklığı ve söz konusu şirketin Et ve Süt Kurumuyla ticaret yaptığı iddiaları ülke gündemini de uzun bir süredir meşgul etti. Bugün gelinen noktada bu iddiaların tam olarak açıklığa kavuşması için; Sayın Genel Müdürüm, söz konusu şirketteki ortaklık ve yöneticilik durumunuz bugün itibarıyla nedir? Şirketin 2021-2026 yıllarındaki ticari faaliyetleri bağımsız biçimde incelenmiş midir? Kurumla doğrudan veya dolaylı ticari ilişkisi bulunmadığı sonucuna hangi belgeler üzerinden ulaşılmıştır? Yapılan incelemelerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mı? 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15'inci maddesi çerçevesinde, Et ve Süt Kurumu yöneticilerinin kurumun faaliyet alanıyla ilgili şirketlerde ortak veya yönetici olmalarına ilişkin hangi hukuki değerlendirmeler yapılmıştır? Mücahid Taylan'ın şirket ortaklığının devam ettiği dönemler ve Et ve Süt Kurumunun görev tarihleri birlikte incelenmiş midir? Konu hakkında Kamu Görevlileri Etik Kuruluna veya başka bir denetim merciine başvuru yapılmış mıdır? Bu karar verilmişse sonucu nedir?
Yine, 2025 yılı faaliyet raporunda sözleşmeli üretici sayısının 210'a çıkarılmasının hedeflendiği ancak...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Tahtasız, 2025...
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Geneli üzerinden tamamını bitireyim Başkanım.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Ama geneli üzerine olunca 2025'te bunu değerlendirirsiniz.
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Tamamını bitireyim, bir daha zaten söz almam.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Toparlayın, lütfen.
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Tamam, 2025'te bırakıyorum Başkanım.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Evet, 2025'te bırakın ya.
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Tamam.