| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 13 .10.2026 |
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, Atatürk Orman Çiftliği yöneticileri, sayın basınımız ve Sayıştayın denetçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Millî mücadelenin kalbi, cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın simgesi Ankara'mızın başkent oluşunun 103'üncü yılını kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm millî mücadele kahramanlarımızı saygı ve rahmetle, minnetle anıyorum.
Atatürk Orman Çiftliğinin 2023-2024 yılı hesaplarıyla başlattığımız KİT üst komisyonu toplantısı hayırlı olsun. Yaklaşık üç ay sürecek toplantılar sonucunda temennimiz, kurumların şeffaf ve hesap verebilir olmasını, KİT Komisyonu üyeleri olarak bizlere sağlıklı yanıt vermelerini temenni ediyoruz çünkü bu kurumlar hepimizin ve milletimizindir. Gazi'nin Ankaralılara hediyesi, milletimizin mirası olan Atatürk Orman Çiftliğin amacı doğrultusunda hizmet vermesi, Ankara'nın akciğeri olma özelliğini kaybetmemesi hepimizin önemli isteğidir.
1937 yılından bu yana yaşanan 22.428 dekarlık arazi varlığı kaybının artık son bulmasını istiyoruz. Bu çiftlik arazisi içerisinde Ankara halkının 801 milyon dolara mal olan ANKAPARK gibi çöp projesi, Cumhurbaşkanlığı sarayı, eski Bakan Fahrettin Koca'nın vakfına bağışlanan araziler gibi Ankara halkının mirasının hoyratça yok edilmesi asla kabul edilir değildir. Öyle ki amacı dışında tahsis edilen veya kiraya verilen araziler nedeniyle hakkında çok sayıda yürütmeyi durdurma davası açılan Atatürk Orman Çiftliğinin dava sayısında da tamamen son bulmasını istiyoruz.
Gün geçmiyor ki kamuoyunda Atatürk Orman Çiftliğiyle ilgili bir tartışma yaşanmasın. Bu tartışmaların yaşanmasının ana sebebi milletimizin bu arazileri manevi olarak çok kıymetli görmesindendir. Atatürk Orman Çiftliğinin müdürü ve yöneticileri ve denetleyici olarak bizler Gazi'nin mirasına sahip çıkmakla yükümlüyüz. Bu noktada son günlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden Atatürk Orman Çiftliği arazisine cami yapımıyla ilgili konuları sormak istiyoruz. Bu sorulara şeffaflıkla cevap verirseniz bizler aracılığıyla Ankara halkı ne olup bittiğini de anlayacaktır. Bildiğiniz üzere 12 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan bir kararla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başkentin en önemli yeşil alanı olan Atatürk Orman Çiftliği arazisine yoğun talep olduğu gerekçesiyle cami inşası yapımı için plan hazırladığını duyurdu. Bu plana Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çankaya Belediyesi yasalara aykırı olduğu için karşı çıktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan imar planında Orman Çiftliği Mahallesi'nin 10 bin metrekarelik kısmının cami alanı olarak planlandığı açıklandı. Bakanlık cami yapılacak parsel için Yenimahalle ilçesi sınırlarında kalsa da uygulama imar planı açısından yetkinin Çankaya Belediyesinde olduğunu ve alanın mülkiyetinin Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünde olduğunu açıkladı. Cami yapılacak olan, daha önce planlanan Atatürk Orman Çiftliği alanları birinci derece doğal ve tarihî sit alanı koruma alanı nazım imar planı kapsamında ağaçlandırılmış alan olarak işaretlenmişti. Bakanlık planlama değişikliğinin gerekçesini bölgede yaşayan insanların bu alana cami yapılması yönündeki yoğun talebinin olması ifadeleriyle açıkladı. Ankara Büyükşehir Belediyesi plan değişikliğine dair görüşünde söz konusu alanda 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanun'a uyulması gerektiğini, plan notları 5659 sayılı Kanun'da belirtilen "Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz." hükmüyle ters düşmekte. Bu plan teklifine konu, öneri alan kullanımın Atatürk Orman Çiftliği statüsü ve kuruluş amacına uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Çankaya Belediyesi de aynı şekilde plana yasal olarak karşı çıktı. Karşı çıkılan şey asla cami yapılması değildir. Belediyelerin karşı çıktığı husus yasaya aykırı olarak imar planı değişikliği yapılması, bunun gerekçesinin de sadece bölge halkının cami istiyor diye açıklanmasından kaynaklanıyor. Tabii ki biz cami yapılmasına karşı değiliz. Eğer bir ibadethane yapılacaksa tabii ki yapılsın ama burasının tamamen yasalara aykırı bir şekilde yapılmasını biz de kabul etmiyoruz. Malumunuz olduğu üzere, daha önce de eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla bağlantılı olduğu bilinen Medipol Üniversitesi inşaatının hızla devam ettiğini biliyoruz. Atatürk Orman Çiftliği arazisine, Millî Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı binaları inşa edileceği açıklanmıştı. Bu noktada sorularımız olacak: Mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliğine ait olan Atatürk Orman Çiftliği arazisine 5659 sayılı Kanun'a aykırı olarak iş ve işlem yapmak istenmesinin sebebi ve gerekçeleri nelerdir? Bölge halkından gelen talepler sözlü müdür, yazılı mıdır? Bu talepler yazılıysa kaç vatandaşımız dilekçeyle başvuru yapmıştır? Atatürk Orman Çiftliği arazisine cami yapılması için alınan imzaları bizler de sayısal olarak eğer varsa öyle bir belgeleriniz onları da biz görmek istiyoruz. Şayet itirazlara rağmen 10 bin metrekarelik Atatürk Orman Çiftliği arazisine cami yapılması durumunda bu caminin yapımını Diyanet mi üstlenecek ya da hangi kurum üstlenecek? Caminin yapılması planlanan alanda bugün itibarıyla kaç ağaç vardır? Bu ağaçlar ne olacaktır?
Yine, bir başka yoğun eleştiri de Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisindeki Ankara Medipol Üniversitesi Ümitköy Kampüsü ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi inşaatıyla ilgili. TEBA Vakfı aracılığıyla eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sahip olduğu Medipol Üniversitesine otuz yıllığına tahsis edilen arazide tüm yasal ve kamuoyu itirazlarına rağmen inşaat hızla devam etmekte. Daha önce gündeme getirdiğimiz bu konuyla ilgili şu sorularıma cevap verirseniz seviniriz. Bir zamanlar koruma alanı ve hatıra ormanı niteliğindeki alan, arazinin uzun süreli kurumsal kullanım için yapılaşmaya açılması hangi kamu yararına dayanılarak verilmiştir, TEBA Vakfına otuz yıllığına kiralanan 403 dönümlük alanda kaç ağaç kesildi? Kaç ağaç başka yere taşındı? Bahse konu alanda şu anda kaç adet ağaç bulunmakta? Kampüs ve hastane inşaatının ağaç varlığına, kentin ulaşım sistemine ve Atatürk Orman Çiftliğinin tarihî bütünlüğüne etkileri nasıl denetlenmektedir? Bakanlık, arazinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/(g) maddesi kapsamında pazarlık usulüyle verilen irtifak hakkına dayandığını açıkladı. 403 dönümlük arazi neden pazarlık usulüyle verildi? İhalenin rekabet koşulları, arazinin kullanım bedeli, aynı imkânın başkan üniversitelere sunulup sunulmadığını merak ediyoruz. Böyle bir konuda bize açık bir cevap verirseniz seviniriz. 403 dönümlük arazinin otuz yıllığına kiralanmasından elde edilen gelir nedir? 403 dönümlük arazi için verilen otuz yıllık irtifak hakkının gerçek ekonomik karşılığı nedir? İhale bedeli emsal değerlerle uyumlu mudur?
Sayın Müdürüm, sunuş konuşmanızda Atatürk Orman Çiftliği ürünlerinin üretiminde ve satışında artıştan bahsettiniz, özellikle dondurma üretiminde çok iyi durumda olduğunuzu vurguladınız ama dondurmayı üreten ve satan da Atatürk Orman Çiftliği değil. Ancak Atatürk Orman Çiftliği markasıyla üretilen ürünlerin birçoğu ne yazık ki başka marka hakkının kiralanmasıyla üretilmeye başlandı. Alt komisyonda sorduğum soruya Atatürk Orman Çiftliği tarafından üretilen 128 üründen 71 tanesinin özel sektör tarafından üretildiği cevabını verdiniz. Dolayısıyla, Atatürk Orman Çiftliği ürünlerinin yüzde 55'i yani yarısından fazlası özel sektör tarafından üretiliyor. Vatandaş, tereyağı, süt, yoğurt, dondurma gibi Atatürk Orman Çiftliği markalı ürünleri markaya güvenerek alıyor ancak bu ürünler aslında özel sektör tarafından üretiliyor. Yine, Sayıştay özel sektör tarafından üretilen bu ürünlerin yeterince denetlenmediğini Sayıştay denetçileri vurguluyor. Bu konuda bazı sorularımız olacak: Yapılan sözleşmelerde bu firmaların yılda kaç kez denetimi ve analizi yapılması gerektiği imza altına alınmışken Atatürk Orman Çiftliği yönetimi bu konuda eksik kalmış mıdır? Yılda en az 4 kez analiz yapılması gereken ürünler sadece bir kez denetlenmiş, haziran ayında sorduğum soruda ilk altı ayda 8 denetim yapıldığını açıklanmıştı. Şimdi durum nedir? Bugüne kadar bu firmalara kaç denetim yapıldı? Atatürk Orman Çiftliği tarafından marka hakkı kiraya verilen süt, yoğurt gibi ürün bazında hangi ürün kaç kez analiz edilmiştir? Örneğin su, mantar, sirke gibi ürünlerde hiç analiz yapılmadığı öne sürülüyor. Bu iddialar doğru mudur, doğruysa sebebi nedir? Alt komisyonda sordum ancak açık bir cevap alamadım: Özel sektörle yapılan marka hakkı kiralama sözleşmelerinden bugüne kadar elde edilen gelir ne kadardır? Marka hakkı kiralamalarında hangi ürün için yıllık ne kadar ücret alınmaktadır? Ürün bazında kalem kalem yazıp cevaplarsanız seviniriz. Atatürk Orman Çiftliği ürettiği bu ürünlerden zarar mı ediyor, marka hakkı kiralama yoluna bu yüzden mi gittiniz? Özel şirketlerin bu işi üstlenmesinde? Esas alınan teknik ve mesleki yeterlilik kriterleri nelerdir? Bu şirketler Atatürk Orman Çiftliğiyle sözleşme yapılmadan önce süt ve süt ürünleri alanında üretim faaliyeti yürütmüş müdür? Açık ihale veya rekabeti sağlayacak başka bir yönetim uygulanmış mıdır? Bizim amacımız Atatürk Orman Çiftliğinin vermiş olduğu ürünleri daha iyi denetlemesi, halkımızın sağlığı açısından herhangi bir sıkıntıya girmemesidir çünkü Atatürk Orman Çiftliği ve ürettiği markalar bizim öz değerimizdir. Biz onların daha bilinir, daha satılır ve daha iyi olmasından yanayız. Bu anlamda hepinize teşekkür ederim, başarılar dilerim.