KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Bu nafaka konusu önemli. Küçük bir bilgi notu var bende, ben onu sizinle paylaşmak istiyorum; Komisyondaki uzman arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma da yaptık, onu da paylaşacağız.

Araştırma Başkanlığımız tarafından hazırlanan "Seçili Ülkelerde Nafaka Yükümlülüğü" başlıklı bu çalışma, boşanma sonrasında eşler arasındaki nafaka yükümlülüğünün farklı ülkelerde nasıl düzenlendiğini karşılaştırmalı olarak ortaya koymuştur. Biz bu çalışmayı size çıktı olarak vermek istemedik çünkü çok kâğıt israfı olacak, birçok önemli ülkenin nafakayla ilgili durumunu izah eden bir çalışma yaptık, size bir alt başlık olması, bir bilgi kaynağı olması açısından onu hazırladık; dijital ortamda mail, WhatsApp yoluyla arkadaşlarımız size yollayacak.

AYŞE BÖHÜRLER (Kayseri) - Anayasa hukuku hocası vardır, bu konuda da çalışıyor, özellikle nafaka konusunda; o geçen gün bana güzel bir sunum yaptı, aslında Komisyonumuza da yapabilir.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Tabii, çok memnun oluruz.

AYŞE BÖHÜRLER (Kayseri) - Hacettepe Üniversitesinde bir hoca, öğretim üyesi. Çok çerçevesel, diğer ülkelerle ilgili arzu ederseniz öyle bir sunum yaptırabiliriz.

BAŞKAN ÇİĞDEM ERDOĞAN - Çok memnun oluruz.

Çalışmada Avrupa ülkelerinin yanı sıra Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Çin, Güney Afrika ve Kenya gibi farklı hukuk sistemlerine sahip ülkeler de incelendi. Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli husus, nafaka konusunda ülkeler arasında ortak ve tek tip bir uygulamanın bulunmadığı. Bazı ülkelerde temel yaklaşım boşanma sonrasında her eşin kendi geçimini sağlaması ancak çocuk bakımı, yaşlılık, hastalık, işsizlik, eğitim ve ekonomik yetersizlik gibi durumlarda diğer eşe nafaka yükümlülüğü getirebilmekte. Bazı ülkelerde ise evlilik süresi, tarafların kusuru, gelir düzeyleri, yaşama standardı, mal varlığı ve çalışma imkânları nafakanın belirlenmesinde önemli ölçütler olarak karşımıza çıkmakta. Örneğin Almanya'da nafaka belirli ihtiyaç hâlleri üzerinden düzenlenirken Belçika'da nafaka miktarının borçlunun gelirinin belirli bir oranını aşmamasını öngörüyor. Yine, Birleşik Krallık'ta evliliğin çok uzun süredir devam etmiş olması ve eşlerden birisinin evin geçimini sağlarken diğerinin çalışmamış -örneğin evde ve çocuklara bakması sebebiyle- olması ve iş bulmasının çok zor hatta imkânsız olması sebebiyle mahkeme belirsiz süreli nafakaya hükmedebiliyor. Söz konusu belirsiz süreli nafaka ödemeleri çocukların yaşının büyümesi ve eşin tekrar çalışmaya başlaması gibi hâllerde tekrar gözden geçirilir ve eşlerden birisi öldüğünde de sona erer; bu da Birleşik Krallık'taki örnek. Bunun yanında, Fransa'da boşanma sonrasında klasik anlamda sürekli nafaka yerine eşler arasındaki ekonomik dengesizliği gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir ödeme öne çıkıyor. Japonya'da ise boşanma sonrasında nafaka ödemesi kanuni bir yükümlülük olarak kabul edilmiyor. Çalışmada ayrıca nafakanın süresi, miktarı, yeniden evlenme hâlinde sona ermesi, borçlunun ölümü ve nafaka alacağının mirasçılara geçmesi gibi konular da ülkeler bakımından ele alınmış bulunmakta.

Sonuç olarak bu rapor farklı ülkelerdeki uygulamaların karşılaştırılması yoluyla nafaka sistemlerinin hangi ölçütler çerçevesinde şekillendirileceğini ortaya koymakta ve ülkemizdeki tartışmalara karşılaştırmalı bir bakış açısı ortaya koymakta.

Kıymetli milletvekillerimiz, nafaka alanında kadınlar için en adil ve hakkaniyetli çözümün bulunması hepimizin ortak temennisi, bu Komisyondaki her bir bireyin de böyle düşündüğü kanaatindeyim. Dolayısıyla, inşallah önümüzdeki günlerde bu konuyu tekrar masaya yatıracağız fakat ben öncesinde her birinize bir bilgi altlığı oluşturması açısından bir araştırma yaptırmıştım arkadaşlarıma; onu bugün itibarıyla size ulaştırıyor olacağız.