| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .10.2026 |
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Evet, hoş geldiniz Komisyonumuza.
Altı ay önce geldiğinizde, konuşmamda enflasyonla mücadelenizin başarılı olma şansının olmadığını, ne yazık ki Türkiye'de topyekûn bir mücadelenin olmadığını ve bu mücadelede yalnız kaldığınızı söylemiştim; bugün ne kadar haklı olduğum ortaya çıktı. Bizler de işte gördüğünüz gibi, AK PARTİ'li, MHP'li vekillerden burada çok az sayıda insan var çünkü Genel Kurulu kapattılar ve sorumlu olmadığınız, sorumluluğunuzun kısıtlı olduğu bir konuda burada içimizi size döküyoruz; Allah kolaylık versin, Türkiye'deki her kurumun ne hâle geldiği ortada.
Şimdi, fon kriziyle ilgili konuşmak istemiyorum ama bunun ekonomimize etkileri yani paranın başında olan kişi olarak ekonomimize etkileriyle alakalı eylem planınızı, neler yapacağınızı da bilmek istiyorum çünkü bu "fon krizi" dediğimiz, aslında teknik olarak bunu söylüyoruz ama siyasi olarak yüzyılın vurgunu, yüzyılın soygunudur bu çünkü bağlı olduğunuz kurumun berbat ekonomi politikalarını örtmek amacıyla sığındığı liman, biliyorsunuz, bugüne kadar ya depremdi, asrın felaketi ya da EYT'ydi. Şimdi, bu fon krizinin maliyeti EYT'nin bir yıllık maliyetinden fazla yani tasfiye edilen fonlardaki rakam bir yıllık EYT maliyetinden fazla. Ekonomide açtığı kara deliğin büyüklüğü "asrın felaketi" dediğimiz depremin ekonomik boyutuna yaklaştı. Şimdi, EYT bir talep; siz bugüne kadarki enflasyon mücadelenizde hep talep enflasyonuna yöneldiniz. Ben o zamanlarda da sormuştum yani bu talebi nasıl yöneteceksiniz diye. Yönetemedik; dört buçuk, beş senedir, işte elli yedi ayda Allah'ın yardımıyla yüzde 29,7'ye düşürdük, yönetemediniz. Benim sorum şu olacak: Şimdi, bu fon kriziyle ortaya çıkan asrın vurgunuyla, soygunuyla ortaya çıkan talebi nasıl yöneteceksiniz?
Şimdi, neden bu bir talep oluşturacak? Siz birçok yatırımcının parasını buharlaştırdınız, bağlı olduğunuz kurum ya da denetlemeyen kurumlar buna göz yumdunuz fakat bunun içinde kurumunuzun teşvik ettiği kurumlar da var. Şimdi, şirketler de orada bir sürü fonda parasını değerlendirdi. Bunlardan bir tanesi, yine, sizin Genel Başkan Yardımcılarınızdan Nihat Zeybekçi açık açık söyledi, dedi ki: "Beş günlük, on günlük fonlarda değerlendiriyorduk para piyasası fonlarında güvenliydi." Gerçi kendisinin haberi yokmuş da. Unuttuğu rakam 5 milyon dolar, 250 milyon lirasını unutmuş şirketlerinde değerlendiriyormuş falan filan. Yani şimdi, o şirketleri siz bu fonlardan stopaj almayarak aslında desteklediniz yani fona girişi desteklediniz, bu güzel bir şeydi ama eylül ayında ilginç bir şey oldu. Para piyasası fonlarına yüzde 10 stopaj geldi, hisse senedi fonlarına gelmedi. Yani insanları, kurumları daha çok bataklığa çektiniz, daha çok bataklığa sürüklediniz, daha çok insanın mağdur olmasının önünü açtınız. Eylülün ilk haftası çıktı bu, bütün dedikodular ortadayken çıktı. Şimdi, şirketlerin daha çok paraya talebi var çünkü 1-2 ay sonra çekleri vurulmaya başlayacak, belki bu ay maaşları ödemekte zorlanan firmalar var. Bu dediğimi iyi anlamanız lazım eğer anlayamıyorsanız Nihat Bey'le konuşun, Nihat Bey zaten savunmasını bu şekilde yaptı, "Biz de mağdur olduk, 455 bin kişiden biriyiz." dedi. Şimdi, fon ve sermaye piyasasındaki güveni tesis edemezsek biz Türkiye ekonomisinde gerçekten bir noktaya getiremeyiz. Biraz önce enflasyonla mücadelenizde "Allah'ın yardımıyla." dedim, Rabbim yol gösterdi size. Bunca zamandır biz üretim, ihracat diyorduk, işte gösterdi gıda fiyatlarında üretimin arttığında fiyatların nasıl düştüğünü. Ha, çiftçi mağdur oldu çünkü beş senedir uygulamadığınız maliyet enflasyonu hâlâ çok yüksek, enflasyon düşmüyor, enflasyon her gün artıyor. Gıda enflasyonu düştü çünkü don olmadı, dolu vurmadı, kuraklık olmadı yani toprak verimliliği arttı, üretim arttı da fiyatlar ondan düştü. Bizim aslında başından beri söylediğimiz şey bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Bitirebilir miyim Sayın Başkanım?
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Toparlayın.
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Yani Türkiye'deki bütün kurumların artık ne yazık ki ne hâlde olduğunu gördük. Siz bu sıkı para piyasası politikanızla hâlen daha insanların kemer sıkmayı bırak artık boğazını sıkmaya devam ediyorsunuz, gelin bundan vazgeçin. Türkiye "Carry Trade" yöntemiyle dolara yüzde 30 faiz vererek bu işi yürütemez.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Teşekkür ederim.
ŞEREF ARPACI (Denizli) - Kur politikanızı ve faiz politikanızı bir an önce değiştirmeniz lazım ve bu fon kriziyle oluşacak talebi de nasıl geri getireceksiniz, taleple nasıl mücadele edeceğinizi de açıklamanız lazım.
Teşekkür ederim.