KOMİSYON KONUŞMASI

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Değerli hazırun, bu maddede dikkat çekici bir eksiklik görmekteyiz, Geçici 1'inci maddede hâlihazırda Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarına kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi almak üzere Bakanlığa başvurma zorunluluğu getirilmektedir. 5'inci maddede platformlara izin belgesine esas bilgi ve belgelerde meydana gelen değişiklikleri on beş gün içinde Bakanlığa bildirme, Bakanlığın talep ettiği bilgi ve belgeleri yine on beş gün içinde sunma yükümlülüğü getirilmektedir. 6'ncı maddede de çeşitli aykırılıkların giderilmesi bakımından platformlara yine on beş günlük süreler öngörülmektedir. Yani teklif, yabancı platformların devlete karşı yükümlülüklerinde süreyi açıkça belirlemekte ancak 3'üncü maddede izin belgesi için gerekli şartlar tek tek sayılmasına rağmen bu şartları yerine getirerek başvurusunu yapan bir platformun başvurusunun Bakanlık tarafından en geç ne kadar sürede sonuçlandırılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakta. Buradaki yaklaşımımız, elbette yabancı dijital platformlar karşısında devletimizin veya Bakanlığımızın hareket alanını daraltmak değildir tam tersine devlet olmanın, hukuk devleti olmanın ve öngörülebilir bir idari sistem kurmanın gereğidir, vatandaşın da şirketin de idarenin de hangi süre içinde ne yapacağını önceden bilmesidir. Platforma üç ayda başvurur, on beş günde bildirir, on beş günde eksikliğini giderir diyorsak şayet, idarenin de yapılan başvuruyu hangi azami süre içerisinde sonuçlandıracağını kanununda açıkça göstermesi gerekir. Bu başvuru sahibinin hukuki güvenliğinden de hariç, dosyaların süresiz bekletilmesi, farklı başvurular arasında keyfî uygulama doğması veya bürokratik süreçlerin suistimale açık hâle gelmesinin önlenmesi bakımından da önemli görüyoruz. Bu nedenle bu hususta bir önerge verdik. Talebimiz son derece açıktır: 3'üncü maddede usulüne uygun ve eksiksiz yapılan izin belgesi başvurularının Bakanlıkça belirli bir azami süre içerisinde sonuçlandırılacağına ilişkin açık bir hüküm eklenmesidir. Komisyonun bu eksikliği gidermesini ve önergemizin dikkate alınmasını talep ediyor, heyeti saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Yavuz Bey'in vermiş olduğu önerge var, bu önergeyle ilgili açıklamasını da yaptı zaten.

Harun Bey, bir şey mi söyleyeceksiniz?

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Başkanım, zaten idare hukukunun temel ilkesidir, idareler kendilerine başvuru hâlinde altmış gün içinde cevap vermek zorundadır yani burada yeniden bir önergeye gerek yok.

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Yani belirtilebilir, kanunda da belirtilebilir yani çok elzem bir durum olmadığı...

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Süreler belli zaten, temel ilkedir altmış gün süre.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Bu maddeye de dayandırılabilir mesela.

BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Buyurun Nadir Bey.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri; kanundaki düzenlemeyle ikincil mevzuat düzenlemeleri yapacağız. Orada da gerekirse -tabii, sayın vekilimin söylediği o süre geçerli- daha spesifik düzenleme geçirilirse ikincil düzenlemelerle zaten yapmak mümkün, kanuna taşımaya gerek yok.

Bir de müsaade ederseniz Başkanım, milletvekillerimiz geneli üzerinde değerlendirme yaparken -neredeyse tamamı- "Ülke yararına aykırı, kamu güvenini sarsıcı ve ülke turizmini baltalayıcı" ibaresinin çok genel, yoruma açık ve muğlak olduğunu ifade etmişlerdi. Tabii, burası bir turizm faaliyeti olduğu için ve uluslararası platform olduğu için ülkenin zararına olan bir şeye müdahil olmak gerekirdi. 1972'de çıkan, biraz önce de sizlerin ifade ettiği, 1618 sayılı Seyehat Acenteları Yasası'nda aynı madde aynı hüküm seyahat acentaları için de var. Benzeri de bunun için bu anlamda buraya da konulmuş oldu. Bunu da bilgi olarak vermek istedim.

Saygılar sunuyorum.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Mikrofon açıkken ben bir soru sormak istiyorum.

Bu maddede yine belge başvuru tutarı için Cumhurbaşkanı bu tutarı 2 katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir deniliyor. Açıkçası bu yetkiyi Cumhurbaşkanına vermenin gereği tam olarak nedir yani burada ne amaçlanıyor, hızlı hareket etmek mi? Bunu merak ediyoruz. Bu konu hukukun belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır. Bu takdir hakkını neye göre kullanılacaktır? Bunu da sormak istedim.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri; Sayın Vekilim, şöyle: Bildiğiniz gibi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet sistemine geçildikten sonra Cumhurbaşkanının kararları eski Bakanlar Kurulu kararı nispetinde olan hususlar. Vergi Kanunu'muzun da çeşitli düzenlemelerinde bu tür vergi oranlarının bir miktarına kadar artırmaya, yüzde 50'ye kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkili. Burada da günün koşullarına göre bu bedelin alınmasıyla ilgili olarak daha gerçekçi, duruma ve konjonktüre göre anında karar almak, hemen bir yasa yapmak yerine Cumhurbaşkanı kararıyla ki bunu Bakanlık önerecek zaten, Bakanlar Kurulu nispetinde olduğu için genel vergi mevzuatımızda ve diğer mevzuatımızdaki durumlara uygun olarak burada da böyle bir düzenleme getirilmiştir.