KOMİSYON KONUŞMASI

GEORGE ASLAN (Mardin) - Sayın Başkan değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yeni yasama yılının da ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi dokuz yıldır Türkiye'de erişim engeli bulunan "Booking" dâhil olmak üzere dijital konaklama hizmeti sunan platformlara ilişkin yeni düzenlemeler getirmektedir. Kanun teklifiyle dijital konaklama platformlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alması, hâlihazırda faaliyet gösteren platformların kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi alması, platformların izin belgesi kapsamında belirlenen faaliyetler dışında herhangi bir faaliyette bulunamaması, bu platformların Türkiye Turizm Tanıtım Geliştirme Ajansına belli bir oranda turizim payı ödemesi gibi yükümlülükler getirilmektedir.

Teklifin 3'üncü maddesinde dijital konaklama platformlarının izin belgesi alabilmesi için vergi dairelerine borcunun bulunmaması şartı getirilmektedir. Bu ifade vergi borcunun kesinleşmiş olup olmadığı veya kanuni yollarla tecil ve taksitlendirilmiş olup olmadığı bakımından herhangi bir ayırım içermemektedir. 4'üncü maddede, yabancı dijital konaklama platformları üzerinden birlikte satın alınan turizm hizmetlerini paket, tur kapsamı dışında bırakarak tüketicilerin mevcut yasal güvencelerden yararlanması engellenmektedir. 6'ncı maddede "ülke yararına aykırı, kamu güvenliği sarsıcı ve ülke turizmini baltalayıcı" ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeler herkes tarafından farklı yorumlanabilir. Bu durum, idareye fazla geniş bir yetki verir ve işletmelerin hangi davranışlarının izin belgesinin iptaline neden olacağını önceden bilmesini zorlaştırır.

Sayın Başkan, değerli komisyon üyeleri; kanun teklifinin genel gerekçesinde turizm sektörünün Türkiye açısından önemi, dijitalleşmenin turizm faaliyetlerindeki ağırlığı ve yabancı dijital konaklama platformlarının giderek büyüyen etkisinden bahsediliyor. Elbette dijitalleşen turizm sektörünün düzenlenmesine ihtiyaç vardır. Tüketicinin korunması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve sektörde adil rekabet koşullarının oluşturulması gerekir ancak turizm alanındaki söz konusu sorunların kaynağına da bakmamız gerekiyor. Bu sorunların önemli bir bölümü iktidarın yıllardır uyguladığı turizm politikalarının sonucunda büyümüştür. Teklifin gerekçesinde adil rekabetten bahsediliyor. Peki, Türkiye'de turizm sektöründe adil bir rekabet ortamı var mı? Küçük pansiyon aile işletmelerinin, yerel konaklama tesisinin büyük sermaye gruplarıyla aynı koşullarda rekabet edebildiğini söyleyebilir miyiz? Kıyıların, doğal alanların ve kent merkezlerinin büyük turizm yatırımlarına açılması karşısında yerel halkın söz ve karar hakkı ne kadar korunuyor? Turizm emekçilerinin düşük ücretleri, güvencesiz çalıştırılması, mevsimlik istihdam ve sendikal haklar konusunda ne yapıldı? Turizm yalnızca daha fazla turist çekmek ve daha fazla döviz geliri elde etmekten ibaret bir anlayışla ele alınmamalıdır. Bir ülkenin turizm politikası yalnızca platformların ve büyük şirketlerin çıkarları üzerinden şekillendirilmemelidir. Teklifte yabancı dijital platformların Türkiye'de temsilci bulundurmasının ve Türk hukukuna tabi olmasının tüketicilerin korunması açısından gerekli olduğu ifade ediliyor fakat aynı hassasiyet Türkiye'de faaliyet gösteren bütün şirketler için de geçerli olmalıdır. Yabancı şirket söz konusu olduğunda "denetim" deniliyor, büyük, yerli sermaye grupları söz konusu olduğunda neden aynı kararlılık gösterilmiyor? "Kayıt dışılıkla mücadele" deniliyorsa, o hâlde, yalnızca dijital platformları değil, sektörün tamamını kapsayan şeffaf ve etkin bir denetim mekanizması kurulmalıdır. "Adil rekabet" diyorsak, küçük işletmeleri büyük sermaye karşısında koruyacak politikalar geliştirilmelidir. Dijital platformların düzenlenmesine ilişkin bir kanun çıkaracaksak bu düzenlemenin yalnızca izin belgesi, temsilci ve idari yaptırım çerçevesinde kalmaması gerekir. Kullanıcının kişisel verilerinin korunmasından tüketici haklarına, çalışanların haklarından vergilendirmeye, yerel yönetimlerin yetkisinden konut hakkına, doğanın korunmasından kültürel mirasın korunmasına kadar bütüncül bir düzenleme yapılmalıdır. Ayrıca, yerel yönetimlerin ve ilgili meslek örgütlerinin karar süreçlerine katılımı da güçlendirilmelidir diyor ve teşekkür ediyorum.