| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .10.2026 |
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Değerli milletvekilleri, kıymetli hazırun; öncelikle yeni yasama yılının ülkemize, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de haksız rekabetle hareket etmesini, vergi vermeden ticari faaliyet yürütmesini, denetimsiz olmasını, kamu otoritesinin denetimi dışında faaliyet göstermesini elbette istemeyiz. Biz İYİ Parti olarak yıllardır arafta bırakılmış bu alanın artık açık, denetlenebilir ve hukuki bir zemine kavuşturulmasının gerekli olduğuna inanıyoruz. 2024 yılında Antalya'da yabancı bir internet sitesi üzerinden otel rezervasyonu yaptıran bir Türk vatandaşından otele geldiğinde "milliyet farkı" adı altında 120 euro ilave ücret talep edildiğini geçmiş dönemdeki haberlerden öğrendik ve Bakanlık da bu uygulamayı haksız bularak cezai işlem uyguladı. Bu olay meselenin yalnızca vergi veya ticari denetimden ibaret olmadığını da göstermiş oldu. Bu topraklarda Türk olmanın faturasını -mecazen- yıllardır ödeyen Türk milleti, 2024 yılında önüne konulan gerçek bir faturada bunun adını da "milliyet farkı" adıyla görmüş oldu. İşte, bu nedenle bu alanın düzenlenmesini gerekli buluyoruz. Ancak yapılacak düzenlemenin yabancı platformlara yalnızca faaliyet alanı açan değil; Türk vatandaşını, yerli turizm işletmelerini ve ülkemizin ekonomik menfaatlerini de güçlü biçimde koruyan bir düzenleme olması gerektiğini özellikle ifade ediyoruz. Böyle bir sistem yeniden kurulacaksa önce Türk vatandaşının ve Türk turizmcisinin hakkını tartışmasız biçimde güvenceye almalıyız. Fakat hepsinden de önce bu teklifle ilgili ilk sorumuz şudur: 2017 yılında Türkiye'deki konaklama tesislerinin pazarlanmasına aracılık faaliyetleri haksız rekabet gerekçesiyle mahkeme kararıyla durduruldu ve aradan dokuz yıl geçti, "Bu kanunun dokuz yıldır neyi bekledi?" diye kafamıza bir soru işareti geldi. "Dokuz yıldır bu kanunun hazırlanma süreci yaşandı." diyemeyeceğimize göre, bu sorunun cevaplanması son derece önemlidir. Yani kanununu hazırlayan heyetten ben özellikle bu sorularımıza cevap bekliyorum. Türk turizmi bu dokuz yıllık süreçte hangi değişimi yaşamıştır? 2017'de sorunlu görülen yapı bugün hangi ihtiyaç sebebiyle yeniden düzenlenmektedir? Dokuz yıl boyunca fiilen bu alanın dışında kalan yabancı dijital platformlara yeniden ve bu kez kanunla bir faaliyet zemini oluşturulmaktadır. Dolayısıyla Komisyonun bilmesi gereken temel husus şudur: 2017'de haksız rekabet gerekçesiyle durdurulan sistem bugün hangi somut gerekçelerle yeniden kurulmaktadır? Bu soruya açık ve ikna edici bir cevap verilmeden yalnızca "dijitalleşme" ve "sektörün ihtiyaçları" ifadeleriyle bu düzenlemenin gerekçesinin açıklanamayacağını düşünüyoruz.
Bir de Türkiye'nin bu meselelerdeki temel yaklaşımı nedir? Türkiye'nin turizm politikası yabancı dijital komisyoncuları yeniden sisteme sokmak üzerine mi kurulacaktır, yoksa üreticiyle tüketiciyi doğrudan buluşturmak üzerine mi kurulacaktır? Biz aracılığı azaltmalıyız, yerli ya da yabancı turist olsun, turistin parasını işletmecimize, çalışanımıza, yeni turist harcamalarına kazandırmalıyız.
Son olarak, Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca komisyonculuğa hukuki zemin oluşturmak değil; rekabeti, doğrudan satışı ve millî turizm gelirini koruyan bir sistem kurmak olmalıdır diyor, heyeti saygıyla selamlıyorum.