KOMİSYON KONUŞMASI

HARUN MERTOĞLU (Rize) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Öncelikle yeni yasama yılının ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Sayın Başkan, Komisyonumuzun çok değerli üyeleri, Turizm Bakanlığının temsilcileri, sektör temsilcilerimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün ülkemizin stratejik amiral gemisi olan turizmimizi, yerli ve millî sermayemizin hakkını ve dijital çağdaki hukuki egemenliğimizi doğrudan ilgilendiren Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşeceğiz.

Bir hukukçu olarak ifade etmek isterim ki dijitalleşen dünyada hukukun en temel vazifesi teknolojik gelişmeleri göz ardı etmek ve onları yasaklamak değildir. Hukukun asli görevi teknolojiye rehberlik etmek, dijitalleşmeyi kamu yararıyla buluşturmak, vergi adaletini temin etmek ve haksız rekabeti bertaraf etmektir.

Değerli milletvekilleri, yabancı merkezli dijital konaklama platformlarının ülkemizdeki faaliyetleri yıllardır yargı organlarımızın gündeminde bulunmaktadır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi bünyesinde görülen ve kamuoyunda bilinen haksız rekabet davasında yargımız çok net üç hukuki tespit yapmıştır: Yabancı platformların Türkiye'de resmî bir temsilci atamadan faaliyette bulunması idari ve hukuki denetimden kaçınmalarına yol açmaktadır, bu birinci tespitti. İkinci tespit: Ticaret Kanunu'nun 54'üncü maddesi çerçevesinde vergisini ödeyen, istihdam sağlayan yerli acentelerimiz ve konaklama tesislerimiz aleyhine asimetrik bir haksız rekabet yaratılmaktadır. Diğer taraftan, mali mükellefiyetler tesis ettirilmediği için ciddi bir kamu zararı oluşmaktadır ancak altını çizerek belirtmeliyim ki yargımızın tedbir veya ihlal kararları münferit uyuşmazlıkları çözer fakat yargı kararları kanun koyucunun yerini alamaz. Mahkeme kararlarının işaret ettiği bu hukuki boşluğu doldurmak, soyut ve emredici normlar ihdas etmek Anayasa'mızın 7'nci maddesi gereğince münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir. Üstelik bu platformlar Türkiye'de temsilcileri olmadığı için dijital hizmet vergisinin kâğıt üzerinde mükellefi olsalar dahi fiiliyatta ödememekte, tebligatlardan kaçınmaktadırlar.

Hazırladığımız kanun teklifi serbest piyasayı kurallaştırmayı hedeflemektedir. Düzenlememizin esasları özetle şunlardır: Temsilci ve izin belgesi zorunluluğu. Platformlar Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alacak; Türkiye'de tebligata yetkili, Türk vatandaşı olan veya sermaye şirketi bir temsilci atayacaktır; muhatapsızlığa bu şekilde son verilecektir. Diğer taraftan, mali mükellefiyet ve vergi kapsamı. İzin belgesi alabilmenin ön şartı dijital hizmet vergisi mükellefiyetinin aktif olarak yerine getirilmesi ve turizm payının ödenmesidir. Ödemeyen platformun izin belgesi iptal edilecek ve BTK kanalıyla erişim engellenecektir. Diğer taraftan, algoritmik cezalandırma yasağı. Platformların şartlarına uymayan otelleri arama sonuçlarında alt sıralara itmesi ağır idari para cezalarına bağlanmaktadır. Türk hukuku ve mahkemelerinin yetkisi Türkiye'deki hizmetlere ilişkin uyuşmazlıklarda yabancı tahkim dayatmalarına son verilerek münhasıran Türk mahkemeleri yetkili kılınmaktadır.

Değerli milletvekilleri, süreçte ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz. Yabancı platformlar bu tekliften memnuniyet duyarken yerli acente temsilcilerimiz itirazlarını dile getirmektedirler, bu durumu doğru okumak gerekmektedir. Yabancı platformlar memnundur çünkü hukuki belirsizlikten, her an engellenme korkusundan kurtulup kurallarını bildikleri yasal bir lisans statüsüne kavuşmaktadır. Sektör temsilcilerimizin kaygısını da anlıyoruz ancak korumacılık adına dijitalleşmeyi yasaklamak ya da vatandaşlarımızı alternatiflerden mahrum bırakmak da doğru değildir. Amaç yabancı devletleri Türk hukukunun, Türk vergi sisteminin ve Türk yargısının egemenliği altına sokmaktır. Biz yabancı sermayeye imtiyaz tanımıyoruz, aksine onları kurallarımıza tabi kılıyoruz. Bu kanunlaştığında vergi hazinemize girecek, yabancı platform ya da yerli acentelerimiz eşit mali yükümlülüklerle rekabet edeceklerdir.

Sonuç olarak değerli milletvekilleri, kanun teklifi otellerimizin ve acentelerimizin hakkını koruyan bir rekabet adaletidir, devletimizin mali haklarını güvenceye alan bir dijital egemenlik adımıdır, tüketicimizin mağduriyetini önleyen bir hukuki güvencedir. Yerli üreticilerimizi ve işletmelerimizi küresel devlerin insafına bırakmayan bu düzenlemenin yasalaşması hususunda desteğinizi bekliyor, Komisyonumuzu saygıyla selamlıyorum.