| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı Profesör Doktor Tuncay Dilci ve Şiddetle Mücadele Vakfı Başkanı Adem Solak tarafından yapılan sunumlara ve Öğretmenler Özlem Önem, Yankı Üstün ve Fadime Tan'ın değerlendirmelerine ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 30 .07.2026 |
LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Ben de hocalarımıza sunumları için teşekkürle başlamak istiyorum.
Ayrıca, öğrencilerimizin gayet öz güvenli bir şekilde... Biz Komisyonun başından beri öğrencilerimizi de dinlememiz, çocukların da sesine kulak vermemiz gerektiğini düşünmüştük, bugünkü davet edilen öğrencilerden de gördük ki olayın çok ciddi farkındalar. Öğrencilerimizin vurgulamış olduğu öğretmen vurgusunun ve aile vurgusunun altını çizmek istiyorum çünkü hem öğretmenlerin iletişimi hem de aile içi iletişimin aslında bu çocukların, kendilerinin bakışıyla akran zorbalığı yapan çocukların... Aslında, bir öğrencimiz kullandı "Ezilen çocukların içinden canavar çıkıyor." diye; gerçekten yani tam anlamıyla bence olayı özetleyen bir kavram oldu burada. Hem öğretmenlerimizin davranış biçimleri hem aile içerisindeki davranışlar, açıkçası, çocukların belli noktalarda da farklı kanallara itilmesine, kendilerini gerçekleştirme açısından da farklı araçları kullanmasına sebep oluyor.
Ben, burada, Özlem ve Fadime Hocamın aktardığı bilgileri arada Başkanımıza, çevremdeki arkadaşlara söyledim çünkü Karapürçek gibi bir mahallede hocalık yapıyorsunuz, çok iyi biliyorum. Ankara'nın en büyük mahallesi, Türkiye'nin de ilk 5'ine giren bir nüfusa sahip ve açıkçası, biraz da zor bir bölgede öğretmenlik yapıyorsunuz. Fakat ben birkaç konuyu açıklık kazanması ve açıkçası, Komisyonumuzun kayıtlarına geçmesi açısından size yönelteceğim Özlem Hocam. Üç öğrencinin, açıkçası, bir eylem hazırlığında olduğundan ve bunun önlendiğinden bahsettiniz. Burada, mesela, o çocuklarımızı PDR gördü mü acaba yani böyle bir bilginiz var mı? PDR uzmanıyla bir görüşme olmuş muydu? Bu çocukların aidiyet duygusu noktasında okula aidiyeti yani devam noktasında bir sıkıntısı var mıydı? Acaba aileyle iletişim kurulmuş muydu? Çünkü biz birçok vakayı inceledik buraya gelene kadar, önlenmiş bir vakayla ilk sizinle karşılaşmış olduk, onun için bunu sormak istiyorum. Yani aile ile okulun bir iş birliği var mıydı? Çocukların sosyal medya bağımlılığı veya oyun bağımlılığı var mıydı? Bu konuda bir duyumunuz, duyduğumuz bir şey var mı? Derecelendirme yapılıyor güvenlik açısından, sizin okulunuz derecelendirme kriterinde kaçıncı derecedeydi? Yani birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü diye derecelendirme oluyor. Bu noktada, bir bilginiz var mı? Bir de mesela rehberlik araştırma merkezleriyle, RAM'larla bir iş birliği var mı? Çünkü az önce konuşmanızdan anladım ki "Bu çocuklara destek olunsaydı, aileler işin içine alınsaydı." diye bir cümle sarf ettiniz; orada, mesela, ilçemizin sosyal politikalar müdürleri var, aile ve sosyal hizmetler müdürleri var. Bunlar haberdar edilmiş miydi çocuklarla ilgili olarak? Dolayısıyla hani bu anlamda, eğer bilginiz varsa bunları öğrenmek isterim, yoksa da biz zaten bir şekilde sorarız.
Diğer konu, velilere zorunlu eğitim yapılması konusu. Şu anda, çağırdığınızda velilerimizin gelmediği noktasında da bilgilerimiz var. Hep sorunsuz öğrencilerin velileri işin içine dâhil ediliyor. Mesela, Altındağ'da gençlik merkezleri etkinlikleri var. Dediniz ya "Tiyatro ve diğer etkinliklere katılamıyor çocuklar, bunları fazlalaştırsak." O noktada, belki okulları bilgilendirme yapılabilir; bu eksikliği ben tespit etmiş oldum sizin bu söyleminizden. Okul otobüs bile istese bunu sağlayan belediyelerimiz var sonuçta. Hani bu noktaya da bir açıklık getirmiş olalım.
Fadime Hocam şöyle bir ifade kullandı: "Davranışın neye denk geldiğini biz bilemiyoruz." dedi. Bu noktada, acaba, tüm öğretmenlere hizmet içi eğitimde böyle bir eğitim verilmesi faydalı olur mu? Size de bunu sormak isterim.
Okul aile birliklerinin etkisinin olmadığını fark ediyorum şu anda sizin konuşmalarınızdan. Yani sadece para toplayıp sadece okulun düzenlemesiyle ilgili değil de sosyal yaşamın içerisinde de... Sonuçta bunlar öğrencilerin velilerinden oluşuyor. Hani bu noktada okul aile birlikleri daha aktif çalışırsa, öğretmenlerle ilişkileri işte daha farklı olursa bu fayda getirir mi? Bu soruyu da üç öğretmenimize sormuş olayım.
Tuncay Hocam, ben sunum için teşekkür ediyorum. Özellikle analiz konusu, benim çok önemsediğim bir konudur. "Dijitanaliz" dediniz. Dijital Mecralar Komisyonu üyesi olarak da bunu çok önemsediğimi ve verdiğiniz o teklifleri ve önerileri de dikkate alacağımızı söylemek isterim.
Uzman eksikliğinden bahsettiniz. Siz bir öğretim görevlisisiniz, uzman yetiştirebiliyor musunuz? Hani bu noktalarda bu bahsettiğiniz konulara hâkim olan uzmanlarımız var mı veya yetiştirmek için ne yapmalıyız? Buradaki önerinizi de anmak isterim.
Uluslararası araştırmalar ışığında okul saldırılarından önce dijital dünyada ortaya çıkan ortak risk göstergeleri nelerdir? Soruları soruyorum, yazılı da cevap verebilirsiniz. Türkiye'de bu göstergeleri erken tespit edecek bilimsel bir tarama modeli oluşturulabilir mi?
Diğer sorum: Dijital zorbalık, sosyal medya davranışları ve dijital yalnızlık gibi veriler okul rehberlik sistemiyle nasıl ilişkilendirilebilir? Bir PDR hocası, profesörü olarak bunu sormak isterim. Bu alanda kamusal kapasitemizin en önemli eksiği nedir? Bunlar size olan sorum.
Adem Hocam, sunum için çok çok teşekkür ederim. Elli yıllık bir tecrübeden bahsediyorsunuz ve 51'inci kitap. Bize de kitabı okumamızı tavsiye ettiniz; ben kitabı okuyacağım fakat sizi karşımda görmüşken sorularımı da yöneltmek isterim. Bu Amerika'da seri zincirin şu anda Türkiye'deki tezahürü gibi anladım ben sunumda. Bunu biraz açabilir misiniz yani burada kastettiğiniz şeyin ne olduğunu.
Sorularıma geçiyorum: Okul saldırılarının önlenmesinde erken uyarı sistemini oluşturan kritik göstergeler nelerdir? Yani sizin tespit ettiğiniz böyle bir gösterge var mı? Bu göstergeler okul düzeyinde standart ve ölçülebilir bir modele dönüştürülebilir mi? İkincisi de önerdiğiniz okul merkezli sosyal ara buluculuk modeli, mevcut okul güvenliği ve rehberlik sistemi içinde nasıl uygulanabilir? Pilot uygulamaya geçebilmek için hangi kurumsal adımlar öncelik taşıyor? Bu uygulamanın başarıyla gerçekleştirildiği iller var mı? Pilot bir uygulama yaptıysanız onu öğrenmek isterim. Hangi sosyal dokuya bu uygulama daha uygun olur?
Ben tekrar çok çok teşekkür ediyorum katkılarınızdan dolayı.