KOMİSYON KONUŞMASI

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Yurt dışında böyle büyük bir cürmü işlemiş katil bir çocuk, tamam mı, diyelim ki okul taraması yaptı, 10 çocuğu öldürdü. Eğer hayatta kalsaydı hükmü kesinleşir kesinleşmez Maraş'taki çocuk da eğitimevine gidecekti. Kapıda polis olmayan yurt dışında başka model var mı? Bilmediğim için soruyorum. Yani biliyorsunuz, eğitimevlerinde kapıda polisle olmuyor. Böyle bir model var mı? Çünkü geriye gittiğimizi söylediniz, yurt dışıyla çelişeceğimizi söylediniz. Varsa bilmek istiyorum. Bilmediğinden soruyorum.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TEMSİLCİSİ AV. ÖZGE ÖZDER - Uluslararası adalet standartlarının benimsediği anlayışta uluslararası belgelerden bahsetmiştik. Burada temelde karşılaştırmalı hukuk ve diğer ülke örnekleriyle ilgili doğrudan hâlihazırda bir şey sunma şansımız o yüzden yok. Bu uluslararası belgeler anlamında söyledik. Ki şimdi tam onu söyleyecektim. Burada...

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Uluslararası sözleşmeler hilafında bir şey yapmadık, ona çok dikkat ettik.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TEMSİLCİSİ AV. ÖZGE ÖZDER - Burada bu sırada o yüzden ifade edeceğimiz şeylerden ilki Birleşmiş Milletler Havana Kuralları'nda ortaya konulduğu üzere, orada çocuk adalet sisteminin temel amacı cezalandırmak değil çocuğun eğitilmesi, rehabilite edilmesi ve yeniden topluma kazandırılması olması. Yine, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 37'nci maddesinde çocukların özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarının son çare olması, bu zorunlu olduğundaysa mümkün olan en kısa süreyle ve eğitimle gelişimlerini önceleyen koşullarda yerine getirilmesi gerektiği düzenlemeleri mevcut. Bunlara atıf yapmıştık.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Ağzınıza sağlık.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TEMSİLCİSİ AV. ÖZGE ÖZDER - Burada dikkat çekmek istediğimiz bir diğer husus da tutuklu çocukların durumu esasen. Hâlihazırdaki mevcut düzenlemede de teklifte gelen hâliyle de hakkında henüz kesinleşmiş bir karar bulunmayan tutuklu çocukların doğrudan kapalı ceza infaz kurumlarında tutulması söz konusudur, bu şekilde devam etmektedir. Esasen yasama organından beklentimiz, bu düzenlemeler kapsamında da aksine, tutuklu çocukların da gelişimlerini destekleyen eğitim ve rehabilitasyon imkânlarının bulunduğu kurumlarda barındırılmasının sağlanmasıdır; aksine.

İfade ettiğimiz gibi, teklifle çocukların eğitimevlerinde bulundurulması kural olmaktan çıkarılmakta ve kapalı ceza infaz kurumunda kalmaları esas hâline getirilmekte; daha da önemlisi, eğitimevine geçiş idare ve gözlem kurullarının değerlendirmesine bağlı bir istisna olarak düzenlenmektedir. Bu yönüyle, çocuk hakkında uygulanacak infaz rejiminin belirlenmesinin esasen idarenin takdir alanını önemli ölçüde bu düzenlemeyle genişlettiğini ifade etmek isteriz. Oysa çocuğun özgürlüğüne ve infaz koşullarına doğrudan etki eden kararların kanuni düzenlemelerle açık, öngörülebilir, nesnel ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; çocuk bakımından belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerinin korunması gerektiğini düşünüyoruz.

Teklifle -7'nci maddeyle birlikte değerlendirdiğimiz için- suç tipleri ve ceza miktarları esas alınarak çocukların hangi infaz rejimine tabi olacağının belirlenmesi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Toparlayalım lütfen.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TEMSİLCİSİ AV. ÖZGE ÖZDER - Üç dakikaya topluyorum Sayın Vekilim.

Çocuk adalet sisteminde belirleyici olan çocuğun işlediği fiilin niteliğinden çok, çocuğun bireysel özellikleri, gelişim durumu, korunma ihtiyacı ve yeniden topluma kazandırılması olasılığıdır. Oysa teklif, rehabilitasyon anlayışını daha geri plana itmekte, suç tipini ve ceza miktarını belirleyeceği ölçüt hâline getirmektedir. Bu yaklaşım çocuğu birey olarak değerlendirmek yerine yalnızca işlediği fiil üzerinden sınıflandırmakta ve çocuk adalet sisteminin bireyselleştirme ilkesini zayıflatmaktadır.

(Uğultular)

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Evet arkadaşlar, dinleyelim lütfen.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TEMSİLCİSİ AV. ÖZGE ÖZDER - 7'nci maddeyle ilgili birkaç kısa teknik husus daha ekleyeceğiz. 7'nci maddeyle yapılan değişiklikte 15'inci maddeye eklenen (4)'üncü fıkrada yer alan "toplam" ibaresinin biz infaz hukuku bakımından belirsizlik yaratabileceğini düşünüyoruz. Bildiğiniz üzere, TCK'de cezaların içtimasına ilişkin genel bir düzenleme yok. Bu sebeple, bu ceza sınırlarının başına getirilen "toplam" ibaresindeki hesaplamanın yapılmasının uygulamada belirsizliklere neden olabileceğini düşünüyoruz. Yine, tamamen usule ilişkin sebeplerle, çocuğun iradesi dışındaki sebeplerle aynı tarihte benzer suçları birden fazla suçu işleyen çocuklardan birinin yargılamasının daha uzun sürmesi, diğerininkinin daha kısa sürmesi sebebiyle farklı farklı tarihlerde kesinleşmesinin de aslında aynı hukuki durumda bulunan çocuklar bakımından farklı infaz rejimlerine tabi olma sonucunu da doğurabileceğini, bunun da eşitlik ilkesini zedeleyebilecek nitelikte olduğunu yine dikkatlerinize sunmak isteriz.

Bu (5)'inci fıkranın (a) bendinde yapılan düzenlemeyle de çocuk hakkında -aslında biraz önceki tutuklulukla ilgili ifade ettiğimiz benzer şey- belirlenmiş olan infaz rejimi başka bir dosyada verilen, hüküm olmayan bir tedbir niteliğindeki tutuklama nedeniyle değiştirilmektedir. Bu durumun da ölçülülük ve masumiyet karinesi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Aynı fıkranın (b) bendinde yer alan kurum düzeni ve kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturma kavramlarının yine hukuki belirlilikten uzak kavramlar olması sebebiyle somut ölçütlere yer verilmesi gerektiği hususunu yine takdirlerinize sunmak isteriz.

Son olarak, 7'nci maddeye eklenen son fıkra kapsamında da çocukların hangi koşullarda çocuk eğitimevine ayrılacağı, hangi durumlarda yeniden kapalı kuruma gönderileceği ve bu kurumlarda geçirecekleri süreler gibi kişi özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı hususların yönetmelikle düzenlenmeye bırakılmasının da kanunilik ilkesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi, bu hususların ayrıntılarıyla kanunda düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sonuç olarak, ceza adalet sisteminin amacı, çocukları daha ağır infaz koşullarına yönlendirmek değil onları yeniden topluma kazandırmaktır bildiğimiz üzere. İnfaz rejiminin eğitim, rehabilitasyon ve çocuğun üstün yararı ekseninde şekillendirilmesi gerektiği, düzenlemelerin bu kapsamda revize edilmesi gerektiği hususunu takdirlerinize sunarız.

Çok teşekkürler.