| Komisyon Adı | : | SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU |
| Konu | : | Gazze'deki katliam sürecinde ortaya çıkan sağlık sorunları, insani dram ve yardım politikaları hakkında görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 29 .07.2026 |
SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Sayın Başkanım, böyle bir konuda hassasiyet gösterip toplantı yaptığınız için size ayrıca teşekkür ederim.
Tabii, bugün Filistin, Gazze başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde insani ve ahlaki normların sıfırlandığını, küçük bir hayvan yavrusuna gösterilen şefkatin, bir balina yavrusuna gösterilen merhamet duygusunun kırıntısının bile bize ahlaki, vicdani ve insani değerler manzumesini satanların, bunların hiçbirinin sahibi olmadığını maalesef, bu toplantı vesilesiyle de dile getirmiş oluyorum.
Tabii, milletvekili arkadaşlarım mutlaka farklı konulara değinecektir ama ben bir hekim olmam münasebetiyle daha çok savaşların sağlıktaki oluşturduğu bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum. Tabii, savaş sadece yaralıları ilgilendiren, sağlığa müdahale edilen bir alan değil, hastanelerin -biraz önce söylendiği gibi- zarar görmesinden temiz su, gıda erişimine kadar, bozulma, kalabalık yaşam koşulları, çocuklar, anneler, gebe kalan, hamile kadınlar, bir sürü travmayla baş edildiği toplu bir şeyden bahsediyoruz.
Tabii, Gazze, uluslararası toplumun duyarlılığının çok yetersiz olduğu, biraz önce sayın vekilimizin de söylediği gibi, çok ciddi bir şiddet ve vahşete maruz kalmakta. Özellikle çok sayıda travmatik yaralanmalar söz konusu. Bu yaralanmalara müdahale edilecek tıbbi malzemelerin, hastane ortamının, hekim ortamının, hemşire ortamının olmaması bu travmanın giderek büyümesine neden oluyor.
Bir diğer halk sağlığı sorunu -Kayıhan Hocamın belki daha da çok alanına giriyor- özellikle pandemik enfeksiyonların yayılması, bulaşıcı hastalıkların, su, gıda gibi maddelerin, uyuz, bitlenme, cilt enfeksiyonları; bunlar çok belli başlı şeyler. Ben gastroenteroloji uzmanı, hepatoloji uzmanı olduğum için özellikle hepatit A gibi salgınlar... Bulaşıcı hastalıkların çok kolay şekilde bulaşmasının sadece Gazze'yi değil tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun hâline geldiğini görmekteyiz.
Bir diğer önemli şeylerden bir tanesi de özellikle kronik hastaların tedavisinde çok ciddi aksamalara neden oluyor. Türkiye Cumhuriyeti devletimiz bu konuda hassasiyet göstererek özellikle kanserli hastaların tedavilerinin yapılması noktasında... Kısmi de olsa yeterli olmadığını biliyoruz. Ama daha da önemlisi, buraya gıda, su ve tıbbi malzemelerin girişine izin verilmiyor yani aslında bir insanlık suçu işleniyor burada. İzzetbegoviç'in güzel bir sözü var "Biz dostlarımızı savaştan sonra en çok sessiz kalmalarından dolayı hatırlayacağız." diyor. Sessiz kalmak bu kadim medeniyetin çocuklarına yakışmayacak bir şey, biz bu sesliliği duyurmak üzere bir araya geldik.
Tabii, bugün Gazze'de resmî rakamlar "73 bin." diyor ama ben bunun 100 bine yaklaştığı kanaatindeyim çünkü o şartlar içerisinde ölü kayıtlarının, yaralı kayıtlarının çok sağlıklı olduğu kanaatinde değilim. "173 bin yaralı var." deniliyor ama bu kesin 200 binin üstünde. Kalıcı hasar gören, uzun süreli rehabilitasyon görmesi gereken 50 bin hasta olduğunu biliyoruz. Maalesef bu konuda yapılması gereken... Biraz önce vekilinizin söylediği gibi, hapishanede çok kötü şartlarda, âdeta ölüme terk edilen bir mahkûm şeyi görmekte; hiçbir yargılama, hukuk düzeninin olmadığı bir düzeni yaşıyoruz. Tabii, Türkiye Cumhuriyeti devleti kadim bir medeniyet. Biz bu topraklarda binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz, bunlara karşı sessiz kalmamız beklenemez. İnsanlığın, vicdanın, ahlakın ortak sesi olarak haykırmak durumundayız. Ben bu konuda hassasiyetinizden dolayı çok teşekkür ediyorum.
Bu millet asil bir millettir, gereğini gerektiğinde yapacağına inanıyor, hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Sağ olun, var olun.