| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcilerinin yaptıkları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Dur, sunumları dinledikten sonra...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Şöyle bir şey, Değerli Başkanım, özür dilerim, şimdi, usul açısından 2 ayrı bakanlık var, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı. Şimdi, burada İçişleri Bakanlığının konusuyla ilgili bence ilk önce sorularımızı soralım, Millî Eğitime sonra gelelim.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Olur yani onu da yapabiliriz.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Çünkü karışır yani biri güvenlik boyutu, önleyici boyutu, diğeri eğitimle ilgili.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Hem de göndermiş oluruz, komutanlarımızı daha fazla...
Son derece yerinde bir teklif, bunu bugün bu toplantıya mahsus olmak üzere yapalım ama konu bütüncül olduğu için hep düşünüyoruz, değerlendiriyoruz.
Evet, o zaman milletvekili arkadaşlarımızın -İçişleri Bakanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Komutanlığımıza sorularını sormak üzere- söz taleplerini karşılayacağım.
Sayın Tanal, buyurun, size söz veriyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.
Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, değerli basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Sunum yapan arkadaşlarımıza teşekkür ederim, hakikaten sunum güzel ama yılda bir sefer burada tüm kamu kurumlarıyla ilgili bütçeler görüşülürken faaliyetleri konu edilir, siz bize faaliyetlerinizi anlattınız ancak bize ceza hukukunda öğretilen temel bir ilke var: Suç işlenmeden önce önleyici tedbir... Polis Vazife ve Salahiyet Yasası'nda da Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da Jandarma Komutanlığı Kanunu'nda da önleyici tedbir anlamında görev ve sorumluluklar var. Bu önleyici tedbir anlamında Siverek'teki okul saldırısı ve Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla ilgili önleyici tedbir neler alındı, biz bunları öğrenmek isteriz veya alındı da elde olmayan sebeplerden dolayı mı bu saldırılar gerçekleşti?
Meteoroloji bize bir gün sonraki hava durumunu, bir hafta sonraki hava durumunu belirtiyor. Siverek'teki saldırgan sosyal medyasında paylaşmış. Hava durumu gibi, meteoroloji gibi "Ben geliyorum." diyor zaten. Neden meteorolojinin o uyarısına rağmen o tedbirler alınmadı? "Alındı." deyip de evrak üzerinde "Gitti, bulunamadı..." vesaire, tutanak tutulup da bu sahte evrak düzenlemek suçundan dolayı neler yapıldı? Bu, kamera kayıtlarında neden olmuyor?
Şimdi, evrak üzerine baktığımız zaman, gerçekten, biz Avrupa'nın çok çok ilerisindeyiz. Rahmetli Sulhi Dönmezer Hoca bize derdi ki: "Ya arkadaş, iyi bir kanun kötü bir uygulayıcının elinde kötü olur, kötü bir kanun iyi bir uygulayıcının elinde iyi olur; mesele insan unsuru."
Benim elimde, bakın -sıcak simit- Ticaret Bakanlığına bir bilgi notu, 11 Temmuz 2026, Akçakale Gümrük Kapısı; Emniyetin, İçişleri Bakanlığının yetkisinde. Bir belediye başkanı Akçakale'den Şanlıurfa'ya, Türkiye'ye giriş yapar, yanında Türkiye'de koruma tedbiri olan sığınmacı, geçici koruma tedbirinde yer alan bir Suriyeli -Suriye'ye gider, kaçak gider- Türkiye'ye kaçak sokulmaya çalışılıyor. Ya, Allah rızası için, bir CHP'li belediye olsaydı bugün adamın yedi sülalesi bitmişti. Altın kaçakçılığı mı yapıyor, insan ticareti mi yapıyor bu? Daha önceden telefonlarla bazı görüşmeleri olmuş mu?
Emniyet bizim güzide kurumumuzdur; bizim namusumuzu, onurumuzu, bayrağımızı, vatanımızı koruyan Jandarma, Emniyet, polis; ne olur, sizden istirham ediyorum, biz Allah'a inanırız, yeryüzünde de devletin objektif adaletine inanıyoruz, inanmak da istiyoruz; bize bunu inandırın. Bu çifte standart niye uygulanıyor arkadaşlar? Araç serbest, ee?
Hukuk fakültesinde bize şunu öğrettiler: Suçta kullanılan araç müsadere edilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128'inci maddesinin atfıyla Ceza Kanunu 53'e göre. Ne oluyor bu arkadaşlar? Uyguladığınız tedbirler, okullardaki tedbirler de eğer böyleyse vallahi vay hâlimize!
Ben size yer göstereyim isterseniz uyuşturucuyla ilgili. Akşam saat dokuz buçuk, ondan sonra Urfa'daki o parklara gidin, uyuşturucu kullanılıyor mu kullanılmıyor mu? Burada hep okulların çevresiyle ilgili gidilir; parklara niye gidilmiyor?
Suruç'a gidin. Ben Suruç'a gidiyorum, gece on ikide parkı basıyorum, Emniyet de geliyor, benim oraya gittiğimi görüyorlar, "Vekilim, biz burada uyuşturucu araması yapıyoruz." diyorlar. Arkadaş, ben gitmeden önce yapın ya. Bana niye hissettiriyorsunuz ki? Ben yokken bunu yapın. Üç sunumda da "okul çevresi güvenliği" dediniz, teşekkür, parklarla ilgili hiçbir şey yok, yok parklar.
Çatak'a, Bozova'ya gidin, gayet açık isim veriyorum, uyuşturucu yeri. Yani burada bu güzide kurumumuzu ben daha fazla söylemeyeceğim ama yapılmıyor arkadaşlar, evrak üzerinde dört dörtlük, mükemmel; fiilî uygulamada bunu bize hissettirin, topluma hissettirin.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Soruyu alalım.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Soru şu: Engellenebilir miydi, engellenemez miydi; maalesef bununla ilgili ben bir açıklama bulamadım Değerli Başkanım.
Engellenmeyenlerle ilgili Jandarma, İçişleri Bakanlığı veya Emniyet açısından kendi içinde nasıl bir soruşturma geçirdiler, ne yaptılar, bu sorunları ortaya çıkardılar mı? Bununla ilgili eğer kamuoyuna doyurucu bir bilgi verilebilirse sevinelim.
Teşekkürler.
Saygılar.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Sayın Çorumlu, size söz vereyim, kısaca siz cevap verin, ondan sonra paşama da söz vereceğim.
Buyurun.
EMNİYET GENEL MÜDÜR YARDIMCISI MAHMUT ÇORUMLU - Sayın Başkanım, temel sorumuz şuydu: "Engellenebilir mi, engellenemez mi?" Bununla ilgili Bakanlığımız tarafından bir mülkiye müfettişi ve Emniyet müfettişi görevlendirildi. Burada ihmal, kusur varsa bunlarla ilgili soruşturma zaten devam ediyor. Yani bu bitmeden de "Engellenebilir miydi, engellenemez miydi?" sorusuna burada cevap vermek veya yargıda bulunmak çok doğru değil.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Sayın Kurtoğlu Paşam...
JANDARMA GENEL KOMUTAN YARDIMCISI ORGENERAL HÜSEYİN KURTOĞLU - Kıymetli Başkanım, şimdi, bir suç engellenebilir miydi? Engellemek için hangi tedbirlerin alınması noktasında hem Emniyetimiz hem Jandarmamız açıklama yaptı. Bu konu, çocuklar olduğu için okul özelinde bu tedbirleri anlattık, arz ettik, yoksa Sayın Milletvekilimizi böyle yanlışlamak anlamında değil ama parklar, metruk yerler, her yere bakılıyor, bu konularda "Bakılmıyor." diye bir şey yok.
Şimdi, aslında, Millî Eğitim Bakanlığımızın sunumlarında bu olacaktır ama ben bir başka açıdan bakış yapmak istiyorum: Çocuklar, çocuklarımız bir plastisite yani beğeni görme, kendisini güzel hissetme duygularıyla... Kızlar için söylüyorum, benzer şekilde erkeklerde de o duygu var. Önceki Komisyon çalışmalarına bir göz attım, orada bazı akademisyenlerimiz herhâlde ifade etmişler, 13-14 yaşa kadar düşmüş bu plastik cerrahi konuları.
Şimdi, çocuklar bir özel öğrenme güçlüğü sebebiyle okulda bir yalnızlık hissine girebiliyorlar, bizim ülkemizde bu konuda çok sağlıklı araştırmaların yapıldığını ben bulamadım en azından. Özel öğrenme güçlüğünden dolayı ötelenen, hem öğretmenlerinden hem öğrencilerden, arkadaşlarından zorbalık gören çocukların okuldan uzaklaşmaya başladıklarını görüyoruz. İngiltere'de yapılan bir araştırma var bu konuda, okuldan uzaklaşma ile suça bulaşma arasında çok yüksek oranda bir ilişki var. Okulumuzda bu çocukların bir kısmı tespit edilebiliyor. Tespit edildiği takdirde ilgili bakanlıklarla, ilgili kurumlarla iletişime geçiliyor; Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı olarak kurumlarımızla iletişime geçilebiliyor, bu çocukların üzerinde daha hassas durabiliyoruz ancak bazı yalnızlık duygusu içinde olan çocukları tespit edemiyoruz. Onların aileleri de bu konuda takip ettikleri siteleri görmüyorlar.
Bir kavram gelişti, "incel" yani "istemsiz bekârlık" diye bir kavram gelişti, bu artık çocuklardan gençlere doğru gitmeye başladı. Şimdi, bütün bunların hepsini bir bütün olarak ele almadığımız zaman "Neresini engelledik, neresini engelleyemedik?" tartışmalarını devam ettiririz ama şunu ifade edebilirim kolluk olarak: Bu çocukların hepsi bizim çocuklarımız, farklı bir şey görmüyoruz, kendi çocuklarımız. Hem ailenin özel hayatına saygı sınırını, hem özgürlük-güvenlik dengesini gözeterek tedbirler almaya çalışıyoruz. Bu konuda sınırlamalar var, bu sınırlamalara da saygı gösteriyoruz; doğrudur.
Özet olarak söyleyeceğim bunlar efendim.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Teşekkür ediyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Konuyla ilgili, özür dilerim, sorduğum soruyla ilgili.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Buyurun.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Başkanım.
Değerli Komutanım, dediniz ki: "Biz parkları vesaireyi dolaşıyoruz." Size net nokta söylüyorum. Yani Bozova'daki Hayal Park diyorum, bir de Ereğli-Konya sapağındaki mevsimlik tarım işçilerinin bulunduğu yerdeki Suriyelilerin geçici korumayla ilgili oraya geldiklerini... Gerçekten görev yapıyor da geçici korumayla ilgili, adres, bilgi vermeden, izin almadan oraya o kadar sığınmacı gelebilir mi?
İki, eğitimle ilgili Cumhurbaşkanımızın 2024/5 sayılı Genelge'si var mevsimlik tarım işçileriyle ilgili, gittikleri yerlerle ilgili bu çocukların eğitiminin sağlanması lazım. İşte, biraz önce güzel bir şey söylediniz, efendim, eğitim ile okul bırakma arasında doğrudan bir ilişki var; doğru, yürekten katılıyorum.
Peki, bunlarla ilgili Cumhurbaşkanının genelgesi diyor kardeşim, "Bu çocuklar okula gidecek, gittikleri yerlerde misafir öğrenci olarak kalınacak."
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Ama şimdi Millî Eğitim...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Millî Eğitim Bakanlığı da burada, Jandarma da burada, İçişleri Bakanlığı da. Bu kontrolleri sizin yapmanız gerekiyor. Bu çocuklar okula gitmiyor, bıraktı yani gidemiyor ama gitmesi gerekir. Niye misafir olarak gittikleri, mevsimlik tarım işçileri olarak gittikleri illerde bu çocukların okulu, eğitimi sağlanmıyor? Devlet olarak biz bu yükümlülüğümüzü yerine getirmiyoruz, ihmal etmiyor muyuz?
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Şimdi, Sayın Tanal...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Ama iki kurum da burada.
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Ben de zaten "Komisyon çalışması olarak iki kurumu dinleyelim, sorularımız bütüncül olarak öyle olsun." dedim, sizin teklifinizle...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Konu aynı, suç işleniyor arkadaş.