| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Göğsünüz kanun teklifinin 5'inci maddesi erteleme kararlarının özel bir sisteme kaydedilmesini ve erteleme süresinin sonunda soruşturma ile kovuşturmanın sona ermesini düzenlemektedir. (1)'inci fıkrada erteleme kararlarının bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği belirtilmiştir. Sistemin hangi kurum tarafından tutulacağı ve millî güvenlik konusunda başka kurumlara aktarılıp aktarılmayacağı hususu düzenlenmemiştir. Soruşturması sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen veya davası düşen kişilerin kayıtlarının devam edip etmeyeceği de belli değildir, muğlaktır.
(2)'nci fıkra erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde ertelemenin kaldırılacağını düzenlemektedir. Maddeyle oluşturulan sistem terör suçları dışında kalan suçlar bakımından ayrıcalıklı bir cezasızlık mekanizması kurmaktadır. Şöyle ki: Erteleme kararının bozulması yalnızca yeniden bir terör suçlanması şartına bağlanmıştır. Bu durumda, ertelemeden yararlanan bir kişi denetim süresi içinde kasten öldürme, cinsel saldırı, yağma, uyuşturucu ticareti gibi en ağır adli suçluları işlese dahi terör dosyasındaki erteleme kararı etkilenmeyecektir. Bu düzenleme terör suçlarına fiilen adli suç işleme imtiyazı tanınmaktadır. Ayrıca, erteleme kararlarının kamu kurumlarının erişemeyeceği kapalı bir kayıt sisteminin tutulması bu kişilerin terör geçmişinin güvenlik soruşturmaları ve kamu görevlendirme süreçlerinde yeterince dikkate alınamaması sonucunu doğurabilecek, böylece devletin güvenlik mekanizmalarını zayıflatarak terör örgütlerinin kamu kurumlarına yeniden sızmasına elverişli bir zemin oluşturacaktır. Bu yaklaşım hem kamu vicdanını hem de devletin terörle mücadelede benimsediği caydırıcılık ilkesini ağır şekilde zedelemektedir.
Maddenin son cümlesi erteleme süresi terör suçu işlenmeden geçirilirse soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma evresinde ise düşme kararı verileceğini öngörmektedir. Bu sonuç yalnız bir usul ertelemesi değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223'üncü maddesinde düşme kararı, af, zaman aşımı ve benzeri ceza ilişkisini ortadan kaldıran hâller için öngörülmüştür. Beş veya on yıl sonunda dosyanın kapanması maddi sonuç itibarıyla koşullu af niteliğindedir.
Anayasa’nın 87'nci maddesi genel ve özel af için Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte 3 çoğunluğun aramaktadır, kanunun adı veya kullanılan erteleme kavramı bu sonucu değiştirmez. Kamu davasını ortadan kaldıran düzenlemenin olağan kanun çoğunluğuyla kabul edilmesi Anayasa’nın açık hükmünün arkadan dolanılması anlamına gelecektir.
Madde terör suçları bakımından cezasızlık kapsamını da büyütmektedir. Kasten öldürme dışında bırakılmış görünse de öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama, işkence, kaçırma, rehin alma, yağma, patlayıcı madde kullanma, devletin birliğini bozma ve anayasal düzene karşı suçlar yönünden dosyalar süre sonunda kapanacaktır. Bir saldırının emrini veren veya planlamasını yapan örgüt yöneticileri hakkında doğrudan öldürme fiili somut delillerle ispatlanamadığında veya suç nitelendirilmesinin yanlış yapılması durumunda ağır suçlar tamamen cezasız kalabilecektir.
Maddede mağdura veya suçtan zarar görene de söz hakkı tanınmamıştır. Zararın giderilmesi, gerçeğin açıklanması, örgüt bağının kesildiğinin bireysel olarak doğrulanması ve pişmanlık gösterilmesi koşul olarak aranmamaktadır. Terör mağdurlarının yıllarca süren adalet mücadelesinin idari bir süreç sonunda düşme kararıyla sona erdirilmesi toplumsal barışa değil, kamu vicdanında yeni bir kırılmaya yol açacaktır.
Bu nedenlerle 5'inci madde hukuk devleti ilkesi ve Anayasa'nın af yetkilerine ilişkin nitelikli çoğunluk kuralını ihlal etmektedir. Maddenin teklif metninden çıkarılması gerekmektedir. Ayrıca, teklifin 5'inci maddesi erteleme kararlarının özel bir sisteme kaydedilmesini ve erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenmesi veya işlememesi hâllerinde doğacak sonuçları düzenlemektedir. Madde, erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde erteleme kararının kaldırılacağını düzenlemektedir. Suçun işlendiğinin hangi kararla ve hangi aşamada sabit olacağı belirtilmemiştir. Bu yönüyle hüküm Anayasa’nın 36'ncı ve 38'inci maddelerine aykırıdır. Erteleme süresi yeni bir terör suçu işlenmeksizin geçirildiğinde soruşturma dosyası bakımından kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma dosyası bakımından düşme kararı verilmektedir. Kamu davasını ve devletin cezalandırma yetkisini sona erdiren bu sonuç olağan bir erteleme kurumu değildir, düzenleme koşullu af niteliğindedir. Af sonucunu doğuran bir hükmün Anayasa’nın 87'nci maddesindeki beşte 3 çoğunluk şartına tabi tutulmaması Anayasa’nın bağlayıcılığını etkisiz hâle getirir. Maddenin sıradan çoğunlukla kabulü Anayasa’nın 2'nci, 11'inci ve 87'nci maddelerine aykırı olacaktır. Davanın esası hakkında karar verilmeden düşürülmesi mağdurun maddi gerçeğinin tespitini ve failin cezalandırılmasını isteme hakkını ortadan kaldırmaktadır. Özellikle ağır terör suçlarında mağdurun adalet hakkı soyut bir siyasi sürece feda edilemez. Bu durum Anayasa’nın 36'ncı ve 40'ıncı maddelerine aykırıdır.
Madde özetle Anayasa’nın 2'nci, 10'uncu 11'inci, 20'nci, 36'ncı, 38'inci 40'ıncı ve 80'inci maddelerine aykırıdır. Maddenin teklif metninden çıkarılması gerekmektedir.