KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanunların en masum görünen maddeleri çoğu zaman en kritik maddeleridir çünkü tanımlar uygulanacak hukukun sınırlarını çizer. Bugün görüştüğümüz 2'nci madde de ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi sunulmaktadır ancak öyle değildir. Bu maddeyle "örgüt" ve "kurul" kavramları tanımlanmakta, teklifin ilerleyen maddelerinde kullanılacak hukuki çerçeve oluşturulmaktadır. Burada yalnızca bir kavram tanımlanmamaktadır, yeni bir yönetim modeli kurulmaktadır. Bugün "kurul" diliyoruz; yarın bu kurul hangi kararları alacak, hangi yetkileri kullanacak, kim adına konuşacak, kim adına talepte bulunacak? İşte, asıl cevaplanması gereken sorular da bunlardır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti devletinin terörle mücadelesinin tek sahibi Anayasa'dır, tek sahibi Türk milletidir, tek sahibi bağımsız Türk yargısıdır. Bugün ise hukuk sistemimizin içerisine yeni bir mekanizma yerleştirilmektedir; adı, kurul. Yarın soruşturmaları değerlendirecek, infazları değerlendirecek, yeni düzenlemeler isteyecek, hak yoksunluklarının kaldırılmasını talep edecek. O hâlde soruyoruz: Bu kurul millet adına hangi demokratik meşruiyetle hareket edecektir? Bu kurulun yetkilerinin sınırı nedir? Kim denetleyecek? Meclis mi? Hayır. Yargı mı? Hayır. Millet mi? Hayır. Böylesine geniş yetkilerle donatılmış bir yapının hukuk devletinde çok dikkatli düzenlenmesi gerekir. Devlet geleneğimizde olağanüstü yetkiler olağan kurumlara verilemez; yetki varsa denetim de olmak zorundadır, yetki varsa hesap verilebilirlik olmak zorundadır ama bu maddede bunların hiçbirini göremiyoruz. Devlet, terör örgütü karşısında hukukunu yeniden şekillendiremez, terör örgütüne göre yeni kurumlar ihdas etmez; devlet suçla mücadele eder. Bugün ise tam tersine örgütün tasfiyesi sürecini yönetmek üzere özel bir yapı tanımlanıyor. Bu yaklaşım devlet geleneğimiz bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Biz elbette terörün tamamen bitmesini isteriz, silahların susmasını isteriz ama bunlar olurken devletin kurumsal yapısının tartışmalı hâle getirilmesine de sessiz kalamayız. Cumhuriyet olağanüstü dönemlerde bile kurumlarını hukuk içerisinde işletmiş bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti terör karşısında yeni hukuk üretmek yerine, mevcut hukukunu kararlılıkla uygulayarak bugünlere gelmiştir. Şimdi ise teknik görünen bir tanım maddesiyle ilerleyen maddelerde de çok geniş yetkilere sahip olacak bir mekanizmanın temeli atılmaktadır, biz buna itiraz ediyoruz. Devlet günü kurtarmak için değil, gelecek nesilleri korumak için yönetilir. Bir kanun yapılırken yalnızca bugünün şartları değil, yarının Türkiye'si de düşünülmelidir. Biz devletin temel niteliklerini tartışmaya açabilecek hiçbir düzenlemeyi doğru bulmuyoruz. Aziz Türk milletinin birliğini, üniter devlet yapısını ve hukuk devletini sonuna kadar savunmaya da devam edeceğiz.

Bu düşüncelerle 2'nci maddede ret oyu vereceğimizi ifade ediyor, Komisyonu saygılarımla selamlıyorum.