KOMİSYON KONUŞMASI

METİN ERGUN (Muğla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Yani teorik şeyler söyleyemeyeceğim. Devlet yönetimiyle ilgili, devlet felsefesiyle ilgili ve "Türk milleti" kavramıyla ilgili arkadaşlarım, İYİ Parti milletvekilleri yeterince açıklama yaptılar. Onun için o teorik şeylere girmeyeceğim, ben doğrudan doğruya kanun teklifi üzerinde konuşmaya gayret sarf edeceğim.

Yani görüşülmekte olan bu teklif milletimizin vicdanını yaralayan bir tekliftir yani son söyleyeceğimi önce söylemek istiyorum. Teklifi getiren, savunan sizler bize, milletimize bunun bir af olmadığını söylüyorsunuz.

Sayın Başkanım, dinlemiyorsunuz, çok da dinlemenizi arzu etmiyorum.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Dinliyorum, buyurun.

METİN ERGUN (Muğla) - Yani çok önemli değil.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Ergun, dinliyorum, buyurun.

METİN ERGUN (Muğla) - Yani bu teklifi getiren, savunan sizler bize, milletimize bunun bir af olmadığını söylüyorsunuz. Açıkçası benim üslubum size "Yalan söylüyorsunuz." demeye elvermez ama doğru söylemiyorsunuz çünkü bu doğrudan doğruya bir af yasası. Kanuna bakınca laf kalabalığını araladığımız zaman, getirilen düzenlemenin satır aralarını okuduğumuz zaman, bu, teröristlere yönelik, sadece ve sadece bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik getirilmiş olan bir af teklifidir. Gelin, hiç satır aralarına saklanmadan açıkça millete söyleyin "Bölücü teröristlerin terör faaliyetleriyle ilgili davalarını erteleyeceğiz." deyin, sonra "Bu davaları düşüreceğiz." deyin, sonra "Bölücü teröristin çekmediği cezayı çekmiş sayacağız." deyin -çünkü kanun böyle- sonra da "Hak yoksunluklarını kaldıracağız." deyin. Şimdi buradan soruyoruz, millet adına soruyoruz: Adına "teröriste af" demeyince sonuç değişir mi? Adını değiştirmek gerçeği değiştirir mi? Teröristler serbest bırakılmayacak mı? Bırakılacak hem de onlarca değil, yüzlerce değil, binlerce bölücü terörist bu teklifle serbest bırakılacak; süslü sözlerle milletten saklanan hakikat budur. Teklifi getirenler bize "Şehitlerimizin katilleri teklifin kapsamı dışında." diyor, yine millete doğruyu söylemiyorsunuz. Bu teklifle terör örgütünü finanse edenler affedilecek mi? Affedilecek. Terör örgütüne eleman kazandıranlar affedilecek mi? Affedilecek. Bu teklifle terör propagandası yapanlar affedilmeyecek mi? Affedilecek. Mehmetçiklerimizi alçakça şehit eden, haince gazilerimizin hayatlarını karartan, bugüne kadar terörist eylemleri finanse edenler affedilmeyecek mi? Affedilecek. Bunları milletten saklayabilirsiniz ama göreceğiz, tarihten saklayamayacaksınız. Geçmişte binlerce kez örneğini gördüğümüz gibi, terör yalnızca tetiği çekenlerden ibaret değildir; terör propagandayla büyür, finansmanıyla güçlenir, eleman devşirerek yayılır, emir komuta zinciriyle işler. Tetiği çekmeyen herkes masum değildir. Bölücü terörizm için cinayet işleyenler farklı olabilir ama bu cinayetleri finanse edenler de aynı suç düzeninin, aynı suç ikliminin parçasıdır. Türkiye'de aklı başında hiç kimse terörün bitmesine karşı çıkmaz, biz de karşı çıkmayız, tam tersine Türkiye'de tek bir silahlı terörist dahi kalmasın ister, aklı başındaki bütün insanlar bunu ister, bütün silahlar teslim edilsin ister, bütün yapılanmalar dağıtılsın ister, bütün finansman ağları çökertilsin ister. Milletimizin itirazı buna değildir, bizim itirazımız buna değildir; itirazımız şunadır: "Silah bıraktım." demek -diğer kavramlara girmiyorum "daha başlangıç" "bu ilk adım" "bin kilometrelik yolun ilk adımı" vesaire, onlara girmeden söylüyorum, doğrudan doğruya kanunla ilgili söylüyorum- geçmiş suçların hesabını ortadan kaldırmamalıdır. Silah bırakmak başka şeydir, hesap vermek başka şeydir. Terörist silahını bırakabilir ama işlediği suçların hesabını da vermelidir, bağımsız Türk mahkemelerinin önüne çıkmalıdır. Fakat getirilen bu teklif teröriste ne diyor? "Başvur ama hesap verme." "Başvur ama itiraf etme." "Başvur ama pişman olduğunu göstermek zorunda değilsin." Yani teröriste başvuru şartı var, itiraf şartı yok, pişmanlık şartı yok, hesap verme şartı yok.

Muhterem milletvekilleri, Sayın Başkan; bir başka soru daha sormak istiyorum: Bu kanunda ne var? Teröristin başvurusu var, teröristin dosyası var, teröristin cezası var, teröristin hakları var; peki anladık. "Şehit ailelerini mağdur etmeyeceğiz." diyorsunuz da bunu nasıl yapacaksınız? Evladını katledenleri, evladını şehit edenleri affediyorsunuz. Şehit ailesini nasıl mağdur etmeyeceksiniz? Yani bunu nasıl yapacaksınız? Teröristleri affederek mi yapacaksınız? Alçak ve hain bölücü terörün mağduru olan vatandaşlarımız bu teklifin neresinde? Onlara fikirlerini sordunuz mu? Hayır. Rızasını aldınız mı? Hayır. Bunu yapmadınız ve yapmamaya devam ediyorsunuz. Zaten gelen teklifi sizler imza sahibi olarak da bilmiyordunuz, düne kadar bilmiyordunuz. Teklifte teröristler için sayfalar dolusu düzenleme yapılmış fakat terörden mağdur olanlar için tek bir satır yok, bunun adına da "toplumsal bütünleşme" diyorsunuz. Şehit ailelerini, gazileri ve terör mağduru vatandaşlarımızı dışarıda bırakarak hangi toplumsal bütünleşmeyi nasıl, hangi yöntemle sağlayacaksınız? Teklif yürürlüğe girdikten sonra ileride bir gün yeni bir delil çıkarsa, yeni bir tanık konuşursa savcılar ne yapacak? Doğrudan soruşturma açamayacak, önce yürütme ağırlıklı kuruldan izin isteyecek; işte asıl tehlike budur, bunun adı yargıya vesayet tayin edilmesidir. Savcıların yetkisini sınırlandıran, soruşturmayı izne bağlayan, adaleti idarenin takdirine bırakan hiçbir düzenleme hukuk devletiyle, hukukla bağdaşmaz. Biz İYİ Parti olarak kin siyaseti yapmıyoruz; biz adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz çünkü adalet ve hukuk intikam değildir, intikam başka bir şeydir ama cezasızlık da barış değildir. Barış hiç şüphesiz kulağa en güzel gelen sözlerden biridir; barış adaletin, hukukun güvenin kurumsallaşmasıdır. Adalet duygusunun zayıfladığı bir zeminde kalıcı toplumsal barış inşa edilemez, Türkiye'nin realitesi budur. Bu teklife hem teklifin gerekçesinde hem de bazı aktörler tarafından "sürecin başlangıcı, ilk adımı" denilmektedir. Bizden millet adına soruyoruz: Peki, bundan sonraki adımlar neler olacaktır? Sorumu tekrar ediyorum: Bundan sonraki adımlar neler olacaktır?

Hepinize saygılarımı sunuyorum.