| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, kıymetli hazırun; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Adalet Komisyonuna gelişimizden başlamak üzere sizin burada konuşmaları dağıtışınıza kadar gerçekten burada yaşadıklarımız kanuna verdiğiniz önemi ve tarihi anlamının altını ne kadar çizdiğinizin çok güzel bir göstergesi.
Ayrıca, anlamıyorum neden bu kanun bir günde bitmek zorunda yani bu kadar önemli ve tarihi bir kanun ya, niye bu kanunun Komisyon görüşmeleri sadece bir güne sığmak zorunda bunu ben anlamakta işin açıkçası güçlük çekiyorum çünkü kanun yapmak ciddi bir iştir, ciddi bir meseledir, üzerinde kafa yorulması gereken bir meseledir. Niye bizim düşünmemiz gereken süre birileri tarafından baskı altına alınmaya çalışılıyor onu da anlamıyorum. Zaten o kadar çok bize baskı yaptınız ki konuşmaya nasıl başlayacağımı bile bilemedim.
Yine şunu vurgulamak istiyorum: Burada konuşmanın başında...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş, pardon, sözünüzü kesmek istemiyorum ama...
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Kestiniz, o yüzden kesmeyin.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Nasıl bir baskı? Ben kaç saattir dinliyorum.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - İşte yine yapıyorsunuz "Kaç saattir dinliyorum." diyerek. Elimizi ayağımıza dolaştırıyorsunuz.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Ama siz itham ediyorsunuz, beni itham ediyorsunuz.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Siz bize ne dediniz? "İstismar ediyorsunuz." dediniz. Böyle bir suçlama olabilir mi?
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Bilakis, bir an evvel maddelere geçelim, bütün maddeleri tek tek görüşelim diye çaba saf ediyorum.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hayatımızda hiç bir şeyi istismar etmedik, etseydik çok farklı durumlarda olurduk, Allah'a şükür etmedik.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Sayın Taş.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yani kusura bakmayın, bu da benim hissettiğim ve yaşadıklarım, bunu da paylaşmak istiyorum, tutanaklara da geçmesini istiyorum.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Sayın Taş.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ayrıca, bu Komisyonda, Adalet Komisyonunda yüce Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı ile bebek katili İmralı canisi, terör yükümlüsüne birine "sayın" deyip öbürüne de "sayın" deyip eşitlenmesini ben hem Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyesi olarak hem de yüce Türk milletinin bir vatandaşı olarak kesinlikle reddediyorum. Bu konuda da bir tedbir alınmasını rica ediyorum. Aynı şeyi Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşadım ben, yanımda Türk askerine "Irz düşmanı." denildi, Mili Savunma Bakanlığının bütçesi konuşulurken, utanıyorum ben bunu söylerken. "Irz düşmanı" denildi, benim dışımda kimse tepki göstermedi. Ya, milletvekiline bir şey bile denilmedi. Ben bu zihniyeti kesinlikle reddediyorum.
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - "Tecavüzcü" denildi Sayın Başkan.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - İkinci reddettiğim konu: Bu aynı cani Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediliyor, bu da tarihi çağrı olarak adlandırılıyor. Kim bu adam ya Türkiye Büyük Millet Meclisine gelsin konuşsun deniliyor. Kim bu adam? Hangi sıfatla gelip Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşacak? Kesinlikle reddediyorum. Bir defa yanlış buradan başlıyor, neyi konuşuyoruz biz ya? Utanıyoruz biz bu kanunu konuştuğumuzda burada. Neyini konuşuyoruz? Ondan sonra tutturmuşsunuz ha bire "terörün maliyeti" "terörün maliyeti" Biri diyor ki: "2 trilyon" Biri diyor ki: "4 trilyon" rakamlar havada uçuşuyor. Biz bir şey bilmiyoruz ya, ha bire bir maliyet! Ne maliyetinden bahsediyoruz biz Allah aşkına ya! Utanmıyor musunuz? Övünüyorsunuz ya "Ustalık dönemimiz" "Yirmi beş yıl..." "Biz şöyleyiz, böyleyiz, bizden başkası yönetemez." "Dünya lideriyiz." Her şeyi söylüyorsunuz. Koskoca dünya lideri, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmez bütünlüğüne, üniter yapısına, bayrağının indirilmemesine ve bu toprakların ilelebet payidar olması için harcadığı parayı maliyet diye mi sunuyor? Peki, PKK'yle mücadele edilmeseydi, bu vatan bölünseydi, bu bayrak inseydi onun maliyeti ne olacaktı? Bu toprakların maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Şehitlerin maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Bunları neyle ölçüyoruz Sayın Başkan? Ben bunları bir Türk olarak, Türk milliyetçisi olarak, Türkeş olarak, Türk milletinin kıymetli evladı olarak ve bu şerefli Meclisin kıymetli üyesi olarak kesinlikle reddediyorum ve inanın, utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum. (Yİ Parti sıralarından alkışlar) Ayrıca, bir tutturmuşsunuz efendim, neymiş, Meclisin yüzde 95'i bir Komisyon kurmuş; bunun adı da "Millî Dayanışma"ymış, millî bilmem neymiş, oymuş, buymuş, şuymuş, bla, bla, bla... "Meclisin yüzde 95'i" diyorsunuz, Meclisin yüzde 95'ini oluşturan vekillerle 2023 seçimlerinde hep beraber sahadaydık. Ne diyordu? Ne üzerine siyaset yapıyordu? Güvenlik politikası üzerine siyaset yapıyordu. Ne diyordu? "'Abdullah Öcalan' denen caniyi affedecekler." diyordu. Ne diyordu? "PKK'lılar şehirlerde cirit atacak." diyordu. Ne diyordu? "Teröristler, vatandaşlarla iç içe, kol kola dans edecek." diyordu. Ne oldu? Ne oldu Sayın Başkan ve sayın milletvekili arkadaşlarım? Sizin söylediğiniz bu söylemlerle oy aldınız, millet size inandı; işte, o hep söylediğiniz gibi, 25'inci yılınızı size teslim etti. Ne oldu? 180 derece farklı bir icraatla şu anda milletin karşısındasınız. Bu ne demek oluyor? Siz benden daha iyi biliyorsunuz; ben hukukçu değilim, ekonomistim. Bu ne demek oluyor? Sizin çoğunluğunuzun meşruiyeti maalesef ortadan kalkmış durumdadır. O yüzden, sizin aldığınız ne o Komisyon kararı ne de Türkiye Büyük Millet Meclisinde... Birileri basına şey yapıyor, artık neyi ima ediyorsa... 400'ün üstünde vekille kabul edilecekmiş, ne demek istiyorsa... Ne demek istiyorsa onu da anlıyoruz. İster 400'ün, ister 800'ün, ister binin üzerinde -bu söylemle Meclise gelmiş- vekil tarafından kabul edilsin; bunun adı "toplumsal uzlaşma" "millî ittifak" ve "milletin aldığı karar" olamaz. Eğer yüreğiniz varsa ve bunu gerçekten milletin kararı olarak tarihe yazdırmak istiyorsanız buyurun, millete sorun; Türk milleti size cevabını vermeye hazırdır. Bunun da tutanaklara geçmesini istiyorum.
Başka dikkatimi çeken... Ha bire millî... "Bu çok millî bir proje, kimsenin dahli yok." diyor. Şimdi, Graham Fuller'i herhâlde herkes biliyordur; onun 1988'de -bu terör hükümlüsü 1999'da yakalandı, o bile yakalanmadan önce- yazdığı Türkiye'nin Kürt Meselesi -sonra, 2008'de adını 'Yeni Türkiye' olarak değiştirdiği- kitabını ben burada inceledim, özetledim. Sizin izlediğiniz süreçle kesişim kümesinin elemanları sonsuz yani çok ilginç. Ben istiyorsanız hepinize bunu dağıtabilirim; bende var, hepinize gönderebilirim. Mesela, ben bunun entegrasyon modelinden bahsedeceğim lafı çok uzatmamak için. Ne diyor? "Örgüt mensupları 2 kategoriye ayrılır. Şiddete karışmamış olanlara af önerilir, bu kişilerin siyasete katılması teşvik edilir." gibi şeyler var. Sanki sizin Komisyonu Graham Fuller otuz yıl önce yazmış. Nasıl bir millî akıl bu ya, ben anlayamıyorum yani Amerika'yı da mı biz yönetiyoruz, ben anlayamıyorum. Herkes alsın, bu kitabı okusun. Yani siz kimi kandırıyorsunuz, neden bahsediyorsunuz, anlayamıyorum; ben bunu anlayamıyorum.
Ayrıca, burada, babam Başbuğ Alparslan Türkeş'in istismarını reddediyorum. Hiç kimse, Milliyetçi Hareket Partisinin 1969 yılından bugüne kadar istikrarsız aynı siyaseti yaptığını söyleyemez, 1997'de Türkeş'in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, biz onun yoğurt yiyişine hiçbir şey diyemeyiz ama Türkeş'in yoğurt yiyişi ile kendi yoğurt yiyişini karşılaştıramaz. Kendi yaptığı pislikleri de Türkeş'i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen ağzını topla! Sen ağzını topla! Pislik sensin!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Alparslan Türkeş'in mezarında da "kurucu önder" diyerek Abdullah Öcalan'ı "kurucu önder" diye hiçbir şekilde ilan edemez; bunu da söylüyorum.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ağzını topla! Ağzını topla! Milliyetçi Hareket Partisi liderinin yaptıklarına "pislik" diyemezsin.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Bülbül...
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ondan sonra affedecek...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen kimin evladı olduğunu bileceksin!
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Böyle bir üslup olur mu ya! Böyle bir üslup olur mu!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - "Pislik" diyemezsin bir parti Genel Başkanının yaptıklarına!
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Böyle bir üslup olmaz!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ben herkese istediğimi...
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Yapılanları kastediyor.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ağzını topla!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ne oluyor be! Ne oluyor!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Deminden beri seni dinliyoruz burada!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Bülbül...
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - E, dinleyeceksin tabii. Ben de seni dinliyorum.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Bir partinin Genel Başkanına bu söylenir mi ya!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Hakaret etme hakkına sahip değilsin!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ben kimseye hakaret etmedim! Abdullah Öcalan'ı...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen ne kadar evladıysan ben de o kadar evladıyım!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Evet, öylesin, doğru.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ben de o kadar evladıyım!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Öylesin, evet.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen bu şekilde konuşma hakkına sahip değilsin!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sahibim!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş, toparlayalım.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanına "pislik" diyemezsin!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ben Genel Başkana "pislik" falan demedim!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Yaptıklarına "pislik" diyemezsin!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Derim!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ağzını topla!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Toplamıyorum! Ne yapacaksın, dövecek misin!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Kendine gel!
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sen kendine gel!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Kendine gel! Yazıklar olsun sana!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş, toparlayın, bitirin lütfen.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ya, şöyle bir şey var mı! Beni tehdit ediyor ya, beni tehdit ediyor!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Yazıklar olsun sana!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Taş, toparlayın lütfen.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Beni tehdit ediyor, böyle bir şey olamaz ya!